İTO İlaç ve Medikal Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Sarpkaya:
“Tıbbi cihaz ve stratejik sağlık ürünlerinin ithalat süreçlerinde ‘Pozitif Ayrımcılık’ uygulaması bir zorunluluktur”
İstanbul Ticaret Odası 21.Dönem Meslek Komiteleri 7. Müşterek Toplantısı Meclis Salonunda Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç’in başkanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda bir konuşma yapan İTO 8. İlaç ve Medikal Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Sarpkaya, Petro kimya fiyatlarındaki dalgalanmanın tıbbi cihaz tedarik zinciri üzerinde devasa bir basınç oluşturduğunu söyledi. Çin’den Avrupa’ya uzanan hatlarda navlun maliyetlerinin artık öngörülemez bir boyuta ulaştığını hatırlatan Sarpkaya şöyle konuştu: “Bugün burada sadece bir sektörü değil, aslında milli güvenliğimizin en hassas halkalarından biri olan sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilirliğini konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Malumunuz, İstanbul Ticaret Odası bir asrı deviren köklü tarihi boyunca sadece ticaretin nabzını tutmamış, memleketin en zor virajlarında her zaman ‘akıl küpü’ ve ‘çözüm merkezi’ olmuştur. Geçmişte savaşların, büyük buhranların ve salgınların ortasında bu kürsüden yükselen sesler, ülkemizin ekonomik savunma hattını kurmuştur. Bugün bizler de benzer bir tarihi sorumlulukla karşı karşıyayız. Jeopolitik risklerin ateş çemberine dönüştüğü bu dönemde, enerji ve lojistik hatlarındaki her sarsıntı, hastanelerimizdeki bir cihazın çalışmasını, bir ameliyatın yapılabilmesini doğrudan etkiler hale gelmiştir. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanan gerilimler, Petro kimya fiyatlarındaki dalgalanma tıbbi cihaz tedarik zinciri üzerinde devasa bir basınç oluşturuyor. Çin’den Avrupa’ya uzanan hatlarda navlun maliyetleri artık öngörülemez bir boyuta ulaştı. Petrol türevi hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve rotalardaki tıkanmalar, potansiyel bir arz krizini her geçen gün daha görünür kılıyor.”
SEKTÖR POZİTİF AYRIMCILIK BEKLİYOR
Bu hayati meseleyi İTO Dış Ticaret ihtisas Komisyonu bünyesinde de detaylıca masaya yatırdıklarını ifade eden Sarpkaya, “Komisyonumuzda yaptığımız değerlendirmeler neticesinde gördük ki; lojistikteki bu daralma artık sadece bir maliyet meselesi değil, bir erişim meselesidir. Bu noktada çok kritik bir öneriyi huzurlarınızda dile getirmek istiyorum: Ticaret Bakanlığımız ile Gümrük ve Dış Ticaret birimlerimizin, tıbbi cihaz ve stratejik sağlık ürünlerinin ithalat süreçlerinde ‘Pozitif Ayrımcılık’ uygulaması bir zorunluluktur. Lojistik hatların tıkandığı bu zor günlerde; tıbbi cihaz ve sarf malzemelerin gümrükleme süreçlerinin hızlandırılması, bu ürünlere ‘stratejik öncelikli ürün’ statüsü verilerek bürokratik engellerin minimize edilmesi hayati önem taşımaktadır. İTO Yönetimimizden ricam; bu konunun en üst düzeyde Bakanlık nezdinde dile getirilmesi ve sektörümüzün önündeki bu tıkanıklığın açılması için gerekli girişimlerin yapılmasıdır” dedi.
“KAMU’DA PROAKTİF ADIMLARA İHTİYAÇ VAR”
Kamu tarafında da proaktif adımlara ihtiyaç olduğunu dile getiren Hüseyin Sarpkaya şunları söyledi: “Kamu stok miktarının 60 günle sınırlı kalması bu belirsizlikte büyük bir kırılganlıktır. Kritik ürünlerde bu sınır geçici olarak 180 güne çıkarılmalıdır. Sabit fiyatlı sözleşmelere “Değişken Navlun Endeksi “eklenmeli, lojistik artışlar mücbir sebep kapsamında değerlendirilmelidir. Tıbbi plastik enjeksiyon ve 3D üretim altyapılarımızı, kriz dönemlerinde devreye girecek acil durum üretim üsleri olarak planlamalıyız. Değerli Üyeler Tıbbi cihaz sektörü sadece ticari bir alan değildir; bu alan milli güvenliğin temel taşıdır. Firmalarımızın finansal sürdürülebilirliğini korumak, sadece bizlerin değil, halkımızın sağlığının güvencesidir. Hızlı, koordineli ve kararlı adımlar atmak için gün bugündür.”






