17 Eylül 2015

ŞEVKET ON: PPP PROJELERİ’NDE SAĞLIK VE FİNANSMAN ÇÖZÜMLERİMİZLE ROL ALIYORUZ

sevket 4Siemens Sağlık Türkiye Lideri Şevket On, Siemens Sağlık Türkiye’nin faaliyetleri ve geniş ürün yelpazesi ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı.

Siemens Sağlık Türkiye, kaç yıldır hizmet veriyor?

Siemens olarak önümüzdeki sene Türkiye’de 160. yılımızı kutlayacağız. Türkiye’de genel anlamda faaliyetlerimiz Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan ilk telgraf sistemiyle başladı. Sağlık alanında ise ilk faaliyetlerimiz hemen Cumhuriyet’in kuruluşu ile başlamıştır. Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda Vakıf Gureba Hastanesi için Bakanlar Kurulu kararıyla Siemens’ten genç cumhuriyetimizin ilk röntgen sistemlerinin temin edilmesi ise bizim için ayrıca bir gurur kaynağıdır. O günden bu yana Türkiye’nin sağlığına katkıda bulunma çabalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Siemens Sağlık Türkiye olarak kalifiye çalışanlarımız ve global uzmanlığımızla, hasta güvenliğini ve sağlığını ön planda tutarak daha yüksek kalite, daha düşük işletme maliyetleri ve daha etkin medikal çıktıları hedefiyle geliştirilen ürünlerin sadece Türkiye’de her gün 200 bin kişinin hayatına dokunmasını sağlıyoruz. Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir pazar lideri konumundayız.

Siemens’teki kariyerinize 1997 yılında başlamıştınız. 18 yıldır aynı kurumda çalışmak nasıl bir duygu?

Çalıştığınız yerde her gün insanların sağlıklarına katkıda bulunuyorsanız ve burası Siemens Sağlık gibi kendinizi geliştirmenize katkıda bulunan, sürekli yenilikler yapmanızı teşvik eden bir yerse, tek kelimeyle harika bir duygu olarak tanımlayabilirim.

Türkiye’deki sağlık operasyonlarınızı nasıl yürütüyorsunuz?

Siemens Sağlık Türkiye biriminde 230’u aşkın kişi görev yapıyor. Son derece genç ve dinamik ekibimiz 4 ana bölümde çalışıyor: Müşteri Çözümleri (Servis), Görüntüleme ve Tedavi, Klinik Ürünler, Diagnostik. Siemens Sağlık Türkiye olarak kalifiye çalışanlarımız ve global uzmanlığımızla, hasta güvenliğini ve sağlığını ön planda tutuyoruz. Daha yüksek kalite, daha düşük işletme maliyetleri ve daha etkin medikal çıktılar hedefiyle geliştirilen ürünlerimiz sadece Türkiye’de her gün 200 bin kişinin hayatına dokunuyor. Türkiye’de toplam 6291 kurulu sistemimiz bulunuyor ve 10 yılı aşkın süredir pazar lideri konumundayız. Diagnostikte de 900’ün üzerinde farklı test sunuyor, yılda 110 milyonun üzerinde test yapılmasına olanak veriyoruz. Siemens Sağlık Türkiye’nin müşterilerinin yarısı özel, diğer yarısı ise kamu ve PFI (public financial investment model) adı verilen kamusal yatırım müşterilerinden oluşuyor. PFI modeli kapsamında kamu sektörü, özel sektöre kendisi adına bir sağlık kuruluşu kurma ve belli bir süreyle işletme yetkisi veriyor. Daha sonra bu kuruluş kamu çatısı altında işlemeye devam ediyor. İnovasyona verdiğimiz öncelikle birlikte görüntüleme sistemleri, klinik ürünler, laboratuvar diagnostiği, tedavi altyapıları ile sağlık sektörünün en yenilikçi firması konumundayız. Ayrıca klinik anlamda sağlık personelinin eğitimine katkıda bulunarak bu alanda sektörde ilk ve tek Akademi olan Siemens Akademi hizmetimiz de bulunuyor. Siemens olarak gurur duyduğumuz bir başka fark yaratan çalışmamız ise, Türkiye’de diğer firmalarda örneğinin bulunmadığı ve bizim klinik vizyonumuzu destekleyen bilimsel içerikli dergimiz İnovasyon. 3 aylık periyotlarda yurtiçi ve yurtdışı olgular ile klinisyenlere zengin bir içerik sunuyoruz. Yurtdışında yapılan bilimsel çalışmaların başarılı çevirileri, alanında uzman doktorlarımızın röportajları ve uzman doktor rehberliği gibi faktörlerin, derginin güvenilirliği açısından önemli bir katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Değerli klinisyenlerimiz, dergimizin tüm sayılarına web sayfamızdan da ulaşabiliyor. Klinik uygulamalarda yapmış olduğumuz farklılıklardan bir diğeri ise eğitim alanında, e-konferans serilerimiz. Sağlık sektöründe verimliliğin artması için ekibin sistemleri, klinik imkânları ve iş potansiyelini etkin olarak kullanabilmesi gerekiyor. Türkiye’de ileri klinik uygulama ihtiyaçlarına yönelik uzmanlıklar belirleyerek, mesai sonrası canlı katılım ile ya da offline izlenebilecek Türkçe e-konferans serileri sayesinde, klinisyenlerin sorularını yöneltebilecekleri bir platform oluşturduk.

Siemens Sağlık’ın ürün gamı ve teknolojilerinden bahseder misiniz?

Teşhis, tedavinin çok önemli bir parçası. Doğru bir tedavi uygulayabilmek için ilk önce doğru bir teşhis koyabilmeniz gerekir. Teşhis temel olarak ikiye ayrılıyor: in vivo (görüntüleme cihazlarıyla) ve in vitro (laboratuvar çözümleriyle). Siemens Sağlık hem in vivo hem de in vitro diagnostik alanında, yani teşhis sürecinin tamamına yönelik çözümler sunabilen tek firmadır. In vivo ve in vitro ürün gamımızı 4 ayrı grupta ele almak isterim. Öncelikle, Görüntüleme ve Tedavi alanında MR, tomografi, anjiyo, moleküler görüntüleme gibi çözümlerimizden söz edelim. 2014 itibarıyla, gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 1 milyar kişi Siemens görüntüleme cihazlarına erişebildi. Özellikle MR ve anjiyoda Türkiye pazarında açık ara lider olduğumuzu söyleyebiliriz. Ülkemizdeki her iki MR cihazından birinin Siemens markalı olmasından gurur duyuyoruz. Son teknoloji ile donatılmış MR cihazlarımızda, yüksek verimlilikle mükemmel MR görüntüleri çekiliyor. Ayrıca Türkiye’nin ilk PET MR sistemini getiren ve kullanıma açan kuruluş olmanın da haklı gururunu yaşıyoruz. Bilgisayarlı tomografi (BT) alanında da pazarın en önemli oyuncularından biri konumundayız. Bu başarının temelinde, BT gibi radyasyon temelli alanlarda ve pediyatride düşük dozun her zaman birinci önceliğimiz olması yatıyor. Tomografide artık radyasyon oranları çok düştü. Tomografi sırasında aldığımız radyasyon, örneğin İstanbul-Miami uçuşunda uçaktan aldığımız radyasyondan daha düşük. Bunun yanı sıra, daha düşük gürültü seviyeleri, daha yüksek hasta konforu, daha kısa sürede elde edilen daha net görüntüler sağlayan sistemler sunuyoruz. Örneğin, Somatom Force cihazımız, tüm vücudu 10 saniyeden kısa sürede ve standart bir röntgenden daha düşük dozda radyasyona maruz bırakarak tarayabiliyor.

Dual Enerji tarama tekniği sayesinde SOMATOM® Definition ve SOMATOM® Definition Flash sistemlerimiz, maddelerin kimyasal kompozisyonlarını görüntüleyerek yeni bir sınıflandırma dünyasının kapılarını açıyor. Bu ürünlere ek olarak, kanser görüntülemede kullanılan PET/CT ve SPECT CT cihazlarından da bahsedebiliriz. Bu cihazlardan alınan çıktılar çok kritik çünkü ameliyat/kemoterapi/radyoterapi gibi yöntemlerin seçiminde bu sonuçlar etkili oluyor. Anjiyo da Siemens Sağlık’ın Türkiye’deki en yaygın çözümlerinden birini oluşturuyor. Hayati açıdan kritik önem taşıyan anjiyografide cihazların çalışırlık sürelerinin yüksek olması gerekiyor. Siemens bu anlamda %98 çalışırlık süresi ve %65 payıyla pazar lideri konumunda bulunuyor. Gerek Artis Zee gerekse Artis Q serilerimiz anjiyo cihazı arayışında olan kamu, üniversite ve özel hastaneler tarafından görüntü kalitesi ve kullanım kolaylıkları sebebiyle tercih ediliyor.

Cihazlarımızın yazılım tarafında da syngo gibi özel yazılım çözümleriyle Siemens sektörde fark yaratıyor. Mobil ortamda da uygulanabilen yazılımlar sayesinde tablet ya da cep telefonu üzerinden görüntü aktarımı sağlanıp uzak noktalar arasında konsültasyon yapılabiliyor.

Bağımsız bir kuruluş olan COCIR araştırmalarına göre, Diagnostik Görüntüleme alanında %50’yi aşan pazar payımızla Türkiye’de lider konumdayız. Bir başka faaliyet alanımız da Diagnostik. Laboratuvarlarda sürekli artan test kapasiteleri karşısında, iş akışını iyileştiren ve yüksek kalitede sonuçları hızla sağlayabilen, kullanımı kolay, ileri teknolojili sistemlerle laboratuvarları bir üst seviyeye taşıyoruz. 900’ün üzerinde farklı test sunuyor, Türkiye’de 110 milyonun üzerinde test yapılmasına olanak veriyoruz.

Diagnostik alanında immunoassay, moleküler, hematoloji, kimya ve point of care (PoC) ürün gruplarımız bulunuyor. Immunoassay grubunda ürün gamımız çok geniş. Son dönemde hemostaz (koagülasyon) testlerini ise laboratuvarın dışına da çıkardık. El tipi hemostaz cihazları geliştirdik ve lansmanını yaptık. Çok önemsediğimiz bir başka alan da diagnostik IT. Burada laboratuvarın iş akışına destek veren çeşitli karar mekanizmaları bulunuyor. Bizim de ana odak noktamız, Türkiye’de en çok geliştirmeye çalıştığımız alan laboratuvar otomasyonu. Yani, farklı disiplinlerle, farklı reaktiflerle, farklı sistematiklerle çalışan farklı cihazların bir arada kullanımını sağlayan otomasyon sistemleri. Otomasyonda yeni çıkan ürünümüz Aptio’yu yakın zamanda Türkiye’de de kuracağımızı umuyoruz çünkü verimliliği müthiş artırıyor. Örneğin Çin’den bir Aptio kullanıcısı, hiçbir ek personel çalıştırmadan, test kapasitesini 1,5 yılda iki katına çıkardığını ifade diyor. Bu çözümün Türkiye için de çok faydalı olacağına inanıyoruz. Diagnostik IT’deki bir başka önemli konu da veri yönetimi. Örneğin CENTAUR Link çözümümüz, otomasyonun üzerinde çalışıyor. Otomasyona bir tüp geldiği zaman, bu tüpün tüm takibini ve yönlendirmesini (nerede, hangi cihaza girdi, hangisinden geçti vb.) kendisi yapıyor. Amaç en hızlı ve en efektif çözümü üretirken sürekli kontrol noktaları oluşturarak hataları en aza indirmek. Bir diğer konu da point of care ürünlerinden RAPIDComm. Laboratuvar dışındaki küçük cihazların yönetimini kolaylaştıran, cihazları birbirine bağlayan bu çözümle, hastanenin servislerine dağıtılan cihazlar tek elden yönetilebiliyor. Klinik Ürünler birimimiz, röntgen ve ultrason gibi yaygın cihazların satışını gerçekleştiriyor. Radyolojide, kardiyolojide, kadın doğumda kullanılan ultrasonlarımız ve ameliyathanelerde kullanılan bazı ekipmanlarımız mevcut. Önemi hızla artan kadın sağlığı (mammografi), dijital röntgen, fluoroskopi gibi X-ışınlı çözümlerimiz de bu birimin kapsamında yer alıyor. Son olarak, Müşteri Hizmetleri Yönetimi (Siemens Sağlık Teknik Hizmetler) bölümümüzden söz etmek isterim. Bu birimimiz proje yönetimi ve servis hizmetleri sunuyor. Diğer bir deyişle, satış sonrası sürece odaklanıyor. Gerek kamuda gerekse özel sektörde Türkiye’nin önde gelen sağlık hizmeti sunucuları Siemens Sağlık sistemlerine ve çalışanlarımızın uzmanlığına güveniyor. Sadece ürün ve çözüm sunmanın ötesinde, servis konusunda da son derece nitelikli hizmet sunuyoruz. 100’ün üzerinde mühendisten oluşan güçlü kadrosuyla, Müşteri Hizmetleri birimimiz 20 farklı şehirde yerleşik olarak hem görüntüleme hem de laboratuvar cihazlarında hizmet sunuyor. Kullanıcılarımızın güvenilir iş ortağı olma inancıyla çıktığımız satış sonrası ilişkilerde tüm süreçlerimiz kullanıcıyı ve müşterilerimizi ön plana alacak şekilde tasarlandı. Müşterilerimizin en basitten en karmaşığa kadar tüm sorunlarıyla ilgilenen Bölge Servis Yöneticilerimiz ile her zaman müşterinin yanında olmayı hedefliyoruz. Aynı kapsamda, operasyon merkezimizdeki çağrı alım birimini de bölgesel olarak yapılandırarak kullanıcılarımızın aynı kişilerle temasa geçmesini sağladık ve böylece devamlılığı hedefledik. Proje yönetiminde kurguladığımız müşteri tabanlı bölge yapılanması ile de müşterilerimizin aynı proje yöneticileri ile çalışmalarının karşılıklı olarak faydalar sağladığını gördük.

Servis hizmetlerinizden biraz bahseder misiniz?

Ülkemizde yaklaşık 4700 sistem Siemens’ten servis alıyor. Çağrı merkezimize yılda 130.000’den fazla çağrı geliyor. Servis hizmetimiz kapsamındaki yedek parça depomuzda (İstanbul) 1 milyon Euro değerinde yedek parça stoku bulunuyor. Tüm cihaz ve sistemlerde internet bağlantısı olduğu için, servis ekibi cihazlara doğrudan bağlanabiliyor. Tıbbi cihaz servis süreçlerinde artık sadece cihazların arıza yapmasına göre yapılandırılmış “Break and Fix” modeli yerine, kullanıcı ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve teknoloji destekli “interaktif” servis anlayışı öne çıktı. Bu anlayışla yaptığımız çalışmalar neticesinde, özellikle büyük cihazlarda SRS (Siemens Remote Services) altyapısı ile birlikte cihazlarda oluşabilecek aksamalar Almanya’daki izleme merkezi tarafından 7/24 takip edilebiliyor ve proaktif olarak servis mühendislerimizin müdahalesi ile giderilebiliyor. Ayrıca, Careport adını verdiğimiz çözümle, kullanıcılarımız cihazlarının durumlarını internetten takip edebiliyor. Bu şekilde hızlı, güvenilir ve takip edilebilir bir hizmet sunarak müşterilerimizin vazgeçilmez çözüm ortağı olmayı başardık. Teknik ekibimiz, cihaz teknolojilerini takip etmeleri ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için sürekli olarak yurtiçi ve yurtdışı eğitimlerle destekleniyor. Uzmanlarımız her yıl yurt dışında, alanlarına özel 140 eğitime düzenli olarak katılıyorlar. (1000 adam/gün)

İnovasyona büyük önem veriyorsunuz. 2015 yılında tıp dünyasına kazandırdığınız ürünler ve özelliklerinden biraz bahsedebilir misiniz?

Teknoloji müthiş bir hızla gelişirken sağlık sektörü de bundan olabildiğince faydalanmaya çalışıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerde teknolojinin ulaşıp kolaylaştırabileceği alanlara odaklanıyoruz. Teknolojinin sağlık sektörüne sunacağı pek çok yenilik var ama bu yeniliklerin ilk olarak moleküler teşhis, yaşam bilimi cihazları, yeni nesil dizilimleri, büyük veri analizleri, yeni nesil sağlık sektörü bilişim teknolojileri, bilgi temelli sağlık, hasta başı testler ve mobil sağlık sistemleri alanlarında ortaya çıkmaya başladığını söyleyebiliriz. Radyoloji sektörünün son trendleri arasında ise kişiye özel, spesifik tedavilere imkân tanıyan tanı sistemleri dikkat çekiyor. Biz de Siemens olarak kişiselleştirilmiş tıbbı ilerletmeye odaklanıyoruz. Sağlık sektöründeki çözümlerin gelişiminde teknoloji son yıllarda çok daha etkin bir rol alıyor. Siemens olarak yalnızca bu alandaki gelişmeleri takip etmekle kalmıyor, ilk geliştiren olarak sektördeki öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Hastaların ve sağlık sektörü çalışanlarının yaşadıkları süreçleri kolaylaştırmak, daha kesin sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olmak ve tedavi süreçlerini hızlandırmak üzere yenilikler sunmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Bunlar arasında özellikle SOMATOM Force, Artis One anjiyografi sistemi, Mammomat ailesinin iki yeni üyesi olan Mammomat Select ve Mammomat Fusion, syngo.via yazılımımızın VA30 versiyonu ve eSielmage TM Multiparametric Optimization teknolojisinden söz etmek isterim. Siemens tomografi sistemleri kendi sınıfında her zaman için en düşük doz veren sistemlerdir. SOMATOM Force adlı bir bilgisayarlı tomografi sistemimiz, tüm vücudu 10 saniyeden kısa sürede ve standart bir röntgenden daha düşük dozda radyasyona maruz bırakarak tarayabiliyor. SOMATOM Force ile 0,1 mSv’tin altında bir ışınla hasta çekimi yapabiliyoruz. Bu teknolojiyi Türkiye’ye sunmaktan gurur duyuyoruz.

Yeni Artis One ise anjiyografik prosedürlerin çoğunu kapsarken aynı zamanda hasta erişimi için esnek bir yapı ve kullanımı kolay yeni ekranıyla birlikte geliyor. Mamografi sistemlerine yönelik ürün ve çözümler sunan Mammomat ailesinin yeni üyelerinden Mamommat Select, basit ve sezgisel kullanım olanağı sayesinde tarama sürecinin tamamında klinik personele yön gösteriyor. Bu sayede tarama için gerekli süre kısalırken, OpDose uygulamasıyla klinik personele radyasyon dozunun ayarlanmasında destek sağlanıyor. Mammomat Fusion ise orta fiyat segmentine özgü gereksinimlere yanıt vermek üzere, sağlam bir teknolojiyi üst segmentten seçilen ürün özellikleriyle birleştiriyor. Yeni uygulamalar ve fonksiyonlarla donatılan Siemens syngo.via yazılımı insan anatomisini anlıyor ve iş akışında sağlık sektörü çalışanlarına destek sağlamayı hedefliyor. Bu yazılımdaki en son yenilik, yüksek düzeyde otomatikleştirilmiş ve standartlaştırılmış uygulamalardan oluşan syngo.via General Engine paketi. Bu paketteki “Anatomical Range Presets” BT ve MR görüntülerinde vücudun her bölgesini ayrı ayrı ele alıyor, görüntüleri uygun şekilde ayarlıyor ve vakanın incelenmesi için detaylı görüntüler sunuyor. eSielmage TM Multiparametric Optimization teknolojisi ise her farklı hastada, her farklı hastada ultrason probu vücut üzerinde gezdirildikçe otomatik olarak görüntüde gerçek zamanlı ayarlamalar yaparak hızlıca en optimum görüntüyü almayı sağlıyor. Öte yandan, cihazların gürültü seviyesinin azaltılması da hasta konforunun artmasına doğrudan katkı sağlıyor. E11 yazılımı ile gelen yeni tüm MAGNETOM MR cihazlarımızda bulunan Quiet Suite özelliği, yüksek görüntü kalitesi ve etkin görüntüleme standartlarından ödün vermeden, ses basıncını düşüren bir teknolojiyle gürültüyü önemli ölçüde azaltıyor. Son olarak, Türkiye’nin ilk tüm vücut PET MR cihazını kurduğumuzu da belirtmek istiyorum. Bu cihaz sayesinde kanserin erken evrede tanısı yolunda çok önemli bir adım atılmış oluyor.

En yeni teşhis ve tedavi teknolojilerini sunmak için global bütçenizin ne kadarını Ar-Ge’ye ayırıyorsunuz? Türkiye’de sağlık alanında üretim anlamında yatırımlarınız olacak mı?

Siemens olarak inovasyona çok önem veriyoruz; hastaların ve sağlık sektörü çalışanlarının yaşadıkları süreçleri kolaylaştırmak, daha kesin sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olmak ve tedavi süreçlerini hızlandırmak üzere yenilikler sunmaya odaklanıyoruz. Siemens Sağlık Sektörü olarak yenilikleri gerçeğe dönüştürmek ve insan sağlığını ilerletmek odağında müşterilerimize en yeni teşhis ve tedavi teknolojilerini sunmak amacıyla global bütçemizin yüzde 5’inden fazlasını Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Siemens, Türkiye’deki Ar-Ge çalışmalarını belli merkezlerde toplamış durumda. Bunlardan biri de Siemens Gebze Ar-Ge Merkezi. Siemens inovasyon alanında gençlere fırsat yaratmak amacıyla bu merkezde Innovation Think Tank platformunu hayata geçirdi. Öğrenciler bu organizasyonda bir araya gelerek disiplinler arası proje takımlarında mühendislik, ürün tasarımı, deney, hızlı prototip üretim, test vb. alanlarda çalışabiliyor.

Siemens PPP Projelerine nasıl bakıyor? Çözüm ortağı olduğunuz PPP Projeleri var mı?

Ülkemizde sağlık hizmetlerinin sunumunda 2000’li yılların başından beri dönüşüm yaşanıyor. Bu konudaki en önemli gelişmelerden bir tanesi de PPP (kamu-özel sektör işbirliği) kapsamındaki Sağlık Bakanlığı Şehir Hastaneleri projeleri. Bu projelerde sağlık çözümlerimizin yanı sıra finansman çözümlerimizle de rol alıyoruz. Bu kapsamda yapılması planlanan 36 adet proje var ve bugüne kadar yaklaşık yarısının ihalesi tamamlanmış durumda. Siemens Finansal Hizmetler, çok sayıda sağlık profesyoneline iş imkânı yanında kaliteli bir çalışma ortamı da sunacak olan Adana Entegre Sağlık Kampüsü’nün, Bilkent Şehir Hastanesi’nin ve Yozgat Sağlık Kampüsü’nün finansörleri arasında yer alıyor. PPP kapsamında yapılacak ve finansal yapısı oluşturulmaya çalışılan diğer projeleri de Siemens Türkiye içerisinde kurduğumuz PPP takımı ile çok yakından takip ediyoruz. PPP konusunun geliştirilmesi için özel sektördeki girişimcilerimize ve Bakanlığımıza elimizden gelen tüm desteği veriyoruz. Bu süreç kimse için çok kolay olmadı; Türkiye’de sağlık alanında ilk defa böyle bir model uygulanıyordu ve herkes yeni bir şeyler öğrendi. Bugün geldiğimiz nokta çok memnuniyet verici. Türkiye’de sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi açısından da bu programın tamamlanması çok önemli.

Siemens Sağlık, 2014 yılında başladığı üniversite ziyaretlerine 2015’te de devam etti. Bu projeden biraz bahseder misiniz?

Siemens Sağlık Türkiye, Akademik Performansa göre Üniversitelerin Sıralaması (URAP) listesinde, Türkiye’de Tıp Fakültesi bulunan ilk 11 üniversitenin 5’i ile işbirliği projeleri yürütüyor. Bu üniversiteler de dahil olmak üzere Türkiye’de toplam yedi üniversiteyle işbirliğimiz var. Bazı üniversitelerde öğrenci bursları veriyor; bazılarında ise akıllı şebekeler, sağlık, enerji, nanoteknoloji gibi alanlarda spesifik projeler üzerine çalışıyoruz. Üniversitelerle işbirliğimiz kapsamındaki bir başka önemli çalışmamız da üniversite ziyaretleri. Öğrencilerimize yeni ufuklar açmak, gelecek ile ilgili endişelerini azaltabilmek, kariyerleri hakkında akıllarındaki sorulara cevap verebilmek için Türkiye’nin her bölgesindeki okulları ziyaret ediyoruz. Üniversite ziyaretlerimizde öğrencilerimizle bire bir tanışıyor, onlara Siemens Sağlık’ın sunduğu avantajları anlatıyor ve kariyerleri için neler yapmaları gerektiği konusunda önerilerimizi paylaşıyoruz. Örneğin, en son Mayıs ayında Gebze Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen Teknoloji Günleri’nde sunum yaptık. 2014 yılında da Fatih Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü öğrencileri tarafından düzenlenen Biyomedikal Günlerinin yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Yeni Yüzyıl Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliklere de konuşmacı olarak katıldık. Üniversite buluşmaları kapsamında şimdiye kadar yaklaşık 2000 öğrenciye ulaştık. Üniversiteleri tek tek ziyaret etmenin yanı sıra her yıl öğrencilerimizi toplu olarak Siemens Kartal Kampüsü’müzde ağırladığımız “Kariyer Şenliği” etkinliğimiz de bulunuyor. Bu yıl da “Geleceğine Söz Ver!” mottosu ile düzenlediğimiz Kariyer Şenliği’nde üniversite öğrencileri ile bir araya geldik. Öğrenciler Siemens Sağlık yöneticileri ile vakit geçirirken, bölümümüzün ürün ve çözümlerini “Geleceğin Sağlığı” çadırında tanıttık. Öğrencilere sağlık teknolojileri, erken teşhisin önemi, Siemens’in sağlık sektöründeki yeri ve çalışma şartları konularında da bilgi verdik.

Türkiye sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli değerlendirebiliyor muyuz? Hastanelerimizin altyapısı buna hazır mı?

Ülkemizin 2023 vizyonu içerisinde 2 milyon uluslararası hasta ve 20 milyar dolar sağlık turizmi gelirine ulaşmak var. Bu hedefleri yakalamak mümkün ama çok çalışmamız lazım. Buradaki en büyük sıkıntı, kalifiye personel ve doktor sayısında. Çünkü cihaz, bina yatırımları bir şekilde yapılabiliyor ama sağlık hizmeti çalışanının, doktorun yetiştirilmesi çok kolay bir süreç değil. Son zamanlarda sağlık alanında yapılan yatırımlar, açılan tıp fakülteleri, hemşirelik okulları gayet önemli adımlar fakat bunların daha da yaygınlaştırılması, kalitelerinin artırılması bu hedeflere ulaşılmasında önemli rol oynayacaktır. Türkiye şu anda sağlık dönüşüm programı ile çok büyük adımlar attı, çok iyi bir yere geldik. Birçok yerde örnek olarak gösterilen bir ülkeyiz. Bu alandaki yatırım ortamının iyileştirilmesi, özel sektöre daha geniş olanakların sağlanması, daha liberal düzenlemelerin yapılması ve özel sektör yatırımlarının cesaretlendirilmesi gerekir. Sağlık Bakanlığı’nın günümüzde odaklandığı ana konulardan bir tanesi, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına devam etmek ve bunların uygun fiyatlarla herkesin kullanımına sunulmasında daha fazla yol kat etmek. Hem özel sektörün hem kamu sektörünün çabaları buna odaklanmış durumda. Şu anda bizim de bir numaralı önceliğimiz, sağlık hizmetlerinde kalite ve verimliliği artırmak. Kamunun bu konuya olan desteği devam ederse Türkiye 2023 hedeflerine çok rahatlıkla ulaşabilir ve dünyadaki rol model ülke olma konumunu devam ettirebilir.

Siemens, global ölçekte Türkiye pazarını nasıl görüyor?

Türkiye, sağlık alanında en önemli ülkelerden bir tanesi. Bu nedenle inovasyon ve işbirliği çalışmalarında her zaman ön planda tutulan, odakta olan bir ülke konumunda. Türkiye’den cihaz ihracatı yapmıyoruz ama çok daha değerli olan hizmet ihracatımız bulunuyor. Dünyanın herhangi bir ülkesinde ihtiyaç olması durumunda, Siemens Sağlık Türkiye mühendisleri ve aplikasyon uzmanları, yurtdışıyla beraber destek sağlıyorlar. Hem küresel hem de yerel anlamda en iyi hizmeti verebilmek üzere, teknik ekibimiz cihaz teknolojilerini takip etmek ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için sürekli olarak yurtiçi ve yurtdışı eğitimlerle destekleniyor. Uzmanlarımız her yıl yurt dışında, alanlarına özel 140 eğitime düzenli olarak katılıyorlar. Türkiye’nin büyüme potansiyeli Siemens AG (Almanya) tarafından çok yakından takip ediliyor. Biz de ülkemizde yapılan yatırımları desteklemek konusunda oldukça istekliyiz. Bu anlamda Siemens’in yarattığı tüm değerleri eksiksiz ve mükemmel bir biçimde ve en geniş haliyle müşterilerimize sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It