-Doğuştan kalp hastalığı tanısı alan çocukların yaklaşık yüzde 25’i, ilk bir yıl içinde cerrahi müdahale ile hayata tutunuyor.
Türk Pediatrik Kardiyolojisi ve Kalp Cerrahisi Derneği, 7-14 Şubat Doğuştan Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı.
Türk Pediatrik Kardiyolojisi ve Kalp Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman Başpınar, yapılan açıklamada, “Kalp hastalıkları geçmişte olduğu gibi günümüzde de hala ölüm nedenleri içinde ilk sırada yer alan sağlık sorunları içinde yer almaktadır. Bu, her 100 çocuktan birinin kalp hastası olduğu anlamına gelmektedir. Çocuklarda görülen kalp hastalıklarının bir kısmı hafif bir kısmı ağır seyretmektedir. Ağır kalp hastalığı halinde ilk birkaç ayda ameliyat gerekliliği ortala çıkmaktadır. Bu, çok ciddiye alınması gereken hayati bir konudur” ifadelerinde bulundu.
“YILDA 6000’I AŞKIN KİŞİYE CERRAHİ MÜDAHALE GEREKLİ”
Dernek Bilimsel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Korun da, “Doğuştan kalp hastalıkları ve kalbin yapısal bozuklukları hayati öneme sahiptir. Yılda yaklaşık 6000’nin üzerinde kişiye cerrahi müdahale gerekmektedir. Cerrahi ile büyük oranda mevcut olan doğuştan kalp hastalığı düzeltilebilmekte ve sağ kalım elde edilmektedir. Özellikle çocuklarda erken dönemde yapılan cerrahi operasyonlar sonrasında risk ortadan kaldırılarak, hastanın normal bir yaşama dönmesine olanak sağlanabilmektedir. Tam iyileşme için erken tanı ve tedavi büyük önem taşımaktadır. Erken tanı, kalbin fazla zarar görmeden tedavinin planlanmasına fırsat vermekte, bu da tedavi başarısını artırmaktadır” görüşünü ifade etti.
YILDA 13 BİN CİVARINDA ÇOCUK DOĞUMSAL KALP HASTALIĞIYLA HAYATA BAŞLIYOR
Türkiye’de her yıl yaklaşık 12.500-13.000 çocuğun doğumsal kalp hastalığıyla hayata başladığını ifade eden Dernek Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Abdullah Erdem, “Hatta bu çocukların yüzde 25’ine yani yaklaşık 2.500-3.000’inine hayatının ilk bir ayında ya da en fazla ilk bir yılı içinde müdahale etmek gerekmektedir. Bu, ciddi bir anjiyo ile müdahale etmek ya da açık kalp ameliyatı şeklinde olmaktadır. Her yıl, hayatının ilk bir yılı içerisinde 9-10 bin çocuğa cerrahi ya da anjiyo ile müdahale edilmektedir diyebiliriz. Kalp cerrahi sonrasında hastanın yaşam biçimi, bakımı, sosyal yaşamı sağlığının korunmasında büyük önem taşıyor. Müdahale sonrası bu hastaların topluma kazandırılması, üretkenliklerinin artırılması, sosyal yaşam içerisinde mental, fiziksel olarak sağlıklı kişiler gibi davranabilmesi için birtakım aktiviteler yapılması önem taşıyor. Bunlar içinde fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, tütün ürünlerinden uzak bir yaşam, doğru ve dengeli beslenme, yeterli fiziksel aktivite yer alıyor” dedi.
ERKEN TEDAVİDE BÜYÜK YOL ALINDI
Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşe İnci Yıldırım da şu bilgileri verdi: “Çocuklarda görülen kalp hastalıklarına, tanı ve taramada ileri teknolojik yöntemlerle geçmişe oranda çok daha erken tanı konulmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından anne karnındaki dönmede başlatılan tarama yöntemleri sayesinde erken ve tedavide büyük yol alınmıştır. Artık tanı koyma, fetal (anne karnında) dönemde başlamaktadır. Gebeler, 18. haftadan itibaren çocuk kardiyologlarına gelerek FETAL-EKO yaptırarak, bir sorun olup olmadığına ilişkin değerlendirme yaptırabilmektedir. Doğuştan kalp hastalığı tanısı alan bebeklerin yüzde 25’i acil müdahaleye ihtiyacı duyarken, %25’i ise hiçbir şey yapılmadan düzenli hekim kontrolü şartı ile hayatına devam edebilmektedir.





