25 Ocak 2026 / Pazar
Medikal News
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Medikal News
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

“Türkiye pazarında yakaladığımız güçlü büyüme trendini artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz”

Medikal News Yazan Medikal News
9 Aralık 2025
Kategori : Manşet, Röportaj
A A
“Türkiye pazarında yakaladığımız güçlü büyüme trendini artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz”

GE HealthCare Türkiye, İran ve Orta Asya Genel Müdürü Mustafa Yıldırım:

“Türkiye pazarında yakaladığımız güçlü büyüme trendini artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz”

GE HealthCare Türkiye, İran ve Orta Asya Genel Müdürü Mustafa Yıldırım ile bir söyleşi gerçekleştirdik:

GE HealthCare’in küresel yolculuğunu ve Türkiye’deki konumlanmasını 2025 itibarıyla nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir hizmet veren, güçlü bir yerel deneyime sahip bir şirketiz. Bağımsız bir şirkete dönüştüğümüz 2023 sonrasında ise sağlık teknolojilerinde bambaşka bir evreye adım attık. Yapay zekâ artık tıbbi cihazlarda yalnızca bir “yenilik” değil; klinik karar verme süreçlerini hızlandıran, hasta yolculuğunu daha öngörülebilir hâle getiren ve kişiselleştirilmiş bakımı (precision care) mümkün kılan temel bir yapı taşı hâline geldi. Son 10 yılı yapay zekânın sağlıkta ilk adımlarını attığı bir başlangıç dönemi olarak değerlendirebiliriz. Ancak 2025 yılıyla birlikte çok net bir şekilde ‘dönüşüm çağı’na geçmiş bulunuyoruz. Bu yeni dönemde yapay zekâ, sadece görüntü kalitesini artıran bir teknoloji olmaktan çıktı; tanıdan raporlamaya, iş akışından tedavi planlamasına kadar tüm sağlık ekosistemini yeniden şekillendiren stratejik bir güç hâline geldi.

Bu dönüşüm yalnızca teknolojide değil, global performansımızda da karşılığını buluyor. 2025’in üçüncü çeyreğinde 5,1 milyar dolar gelir ve %6 oranında sipariş artışı elde ettik. Çin pazarındaki zorluklara rağmen, özellikle ABD ve EMEA’daki sağlık sistemlerinin verimlilik ve hasta odaklı teknoloji yatırımları büyümemizi destekledi. Türkiye’de de bu olumlu ivmenin etkilerini görüyoruz. Tedarik zincirindeki iyileşmelerin ardından Türkiye pazarında güçlü bir büyüme trendi yakaladık ve bunu artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.

Aynı zamanda, küresel ölçekte sağlık sektörü de çok önemli bir dönüşümden geçiyor. Yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların artışı, klinisyen tükenmişliği ve sağlık çalışanı açığı gibi büyük zorluklar artık tüm dünyanın ortak gündemi. Ancak bu zorluklar, doğru inovasyon modeliyle aşılabilir. Bugün inovasyon bizim için bir tercih değil, bir sorumluluk. Dijitalleşme ve yapay zekâdaki hızlı gelişim; karmaşık hastalıkların daha erken tespit edilmesine, daha hedefli tedavi verilmesine ve hasta sonuçlarının iyileştirilmesine olanak sağlıyor.

Bu gelişimlerin merkezinde, artık sağlıkta en değerli kaynaklardan biri haline gelen veriyi anlamlandırabilme kapasitesi bulunuyor. Hasta yolculuğunun taramadan tanıya, tedaviden takibe kadar uzanan tüm aşamalarında; görüntüleme sistemleri, laboratuvar sonuçları ve diğer klinik kaynaklardan gelen bilgileri tek bir bütün hâline getirebilmek, hastalığın seyrini zaman içinde çok daha net bir şekilde görmemizi sağlıyor. Böylece klinisyenler, anlık görüntünün ötesine geçerek hastalığın dinamik değişimini takip edebiliyor ve en etkili tedavi yaklaşımını daha erken belirleyebiliyor. Bu bütünleşik veri yaklaşımı, bakım zincirindeki tüm uzmanların — radyologlardan cerrahlara, patologlardan onkologlara ve hemşirelere kadar — aynı bilgi bütünlüğü üzerinden iletişim kurmasını kolaylaştırıyor. Sonuç olarak her hastaya daha hassas ve hedefli tedavi planları sunulabilirken, klinik sonuçlar da belirgin şekilde iyileşiyor.

Bugün hastanelerde çok büyük miktarda veri üretilse de, bu verinin yalnızca yaklaşık %3’ü karar süreçlerinde aktif olarak kullanılabiliyor. Geriye kalan %97’lik potansiyel, veri kalitesindeki farklılıklar, güvenlik gereksinimleri ve sistemler arası uyumsuzluklar nedeniyle çoğu zaman atıl kalıyor. Oysa bu devasa bilgi kaynaklarının değerlendirilmesi, hem klinik doğruluk hem operasyonel verimlilik açısından muazzam bir fırsat sunuyor. Yapay zekâ burada kritik bir rol üstleniyor. Üretken yapay zekâ (generative AI) çözümleri, hastaya ait çok sayıda bilgiyi tek bir ekranda toplayarak klinisyenlere sade ve anlamlı bir özet sunabiliyor. Kurumsal AI sistemleri ise hasta akışını düzenlemekten yatak kapasitesini optimize etmeye kadar birçok operasyonel süreci iyileştiriyor. Böylece yöneticilerin idari yükü azalırken, klinisyenler enerjilerini en değerli olana — hastaya — ayırabiliyor.

Bu yeni dönemde kişiselleştirilmiş bakım (precision care) yaklaşımı çok kritik:
Akıllı cihazlar ve veri, hastalıkların tüm aşamalarında bilgiyi birbirine bağlayan, klinisyene ihtiyaç duyduğu anda karar desteği sunan bir ekosisteme dönüşüyor. Önümüzdeki 10 yıldaki inovasyon hızının, son 100 yıldakinden daha yüksek olacağı öngörülüyor; biz de GE HealthCare olarak bu değişimin merkezindeyiz. İşte tüm bu dönüşümün arkasında; klinik iş akışlarını dijital platformlarla birleştiren, yükseltilebilir sistem mimarileri sunan ve veri odaklı tanı çözümlerini sahaya entegre eden güçlü bir inovasyon kültürü bulunuyor. Bugün GE HealthCare olarak kendimizi, yalnızca cihaz ve yapay zekâ çözümleri sunan bir şirketin çok ötesinde; uçtan uca entegre, akıllı ve sürdürülebilir sağlık ekosistemleri tasarlayan bir stratejik iş ortağı olarak konumluyoruz.

Türkiye’nin sağlıkta dönüşüm vizyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapay zekâ uygulamalarının sahaya entegrasyonu ve 2025’teki iş birlikleriniz bu çerçevede nasıl şekillendi?

Türkiye’nin sağlık alanında son yıllarda ortaya koyduğu vizyon gerçekten çok güçlü. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi, Dijital Sağlık Vizyonu ve kamu–özel iş birliği modelleri, ülkenin dijitalleşmeyi bir seçenek değil, sağlık hizmetinin standart bileşeni olarak ele aldığını gösteriyor. Dijital hastane yatırımları, yapay zekâ destekli tanı modelleri ve veri yönetimine yönelik politikalar Türkiye’yi bölgesinde örnek gösterilen bir konuma taşıyor.

Bu dönüşümde GE HealthCare olarak önemli bir rol üstleniyoruz. Özellikle yapay zekâ uygulamalarının sahaya entegrasyonu konusunda Türkiye, en hızlı ilerleyen ülkelerden biri oldu. Şehir hastanelerinde yaptığımız kapsamlı upgrade programlarıyla, mevcut MR ve CT sistemlerine AIR Recon DL, Truefidelity DL ve Precision DL gibi yapay zekâ tabanlı rekonstrüksiyon teknolojilerini entegre ettik. Bu tür upgrade’ler, cihazları tamamen yenilemeye gerek kalmadan görüntü kalitesi, hız ve klinik verimlilikte dramatik bir iyileşme sağlıyor.

Kısacası, Türkiye’nin sağlıkta dijital dönüşüm yolculuğunun yalnızca tanığı değiliz; aktif bir hızlandırıcısı ve mimarı olduğumuzu düşünüyoruz. Özellikle yapay zekâ tarafında ülkenin vizyonuyla uyumlu, sahada gerçek fark yaratan çözümleri hızla hayata geçirmeye devam ediyoruz.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKA

Türkiye’de 2025 yılı boyunca hastanelerle yürüttüğümüz iş birlikleri, dijital dönüşüm ve yapay zekâda benimsediğimiz mimari rolün sahadaki somut karşılığını net biçimde gösterdi. Bu yıl hem kamu hem de özel sağlık kuruluşlarında MR, BT ve nükleer tıp sistemlerinin yapay zekâ tabanlı çözümlerle güçlendirilmesine yönelik kapsamlı projeler gerçekleştirdik. Şehir hastanelerinde uyguladığımız modernizasyon programlarının en dikkat çekici örneklerinden biri, Bilkent Şehir Hastanesi’ndeki tüm MR cihazlarına AIR Recon DL entegrasyonunun tamamlanması ve Türkiye genelinde 100. AIR Recon DL kurulumuna ulaşılması oldu. Bu proje, ülkemizin yapay zekâ destekli görüntüleme dönüşümünde geldiği noktayı simgeleyen önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.

Özel sağlık gruplarıyla geliştirdiğimiz stratejik ortaklıklar da bu yılın öne çıkan başlıkları arasında. Memorial Sağlık Grubu’nun yeni hastane yatırımları kapsamında, Memorial Göztepe ve Memorial Bodrum Hastaneleri Radyoloji bölümlerinde en yeni nesil GE HealthCare görüntüleme sistemlerinin tercih edilmesi, ileri teknoloji çözümlerimizi yüksek hasta hacmine sahip klinik ortamlarda yaygınlaştırmamıza olanak sağladı. Bu kurulumlarla birlikte yapay zekâ destekli tanısal iş akışlarını Memorial’ın sağlık ekipleriyle birlikte sahaya başarıyla entegre ettik.

Bir diğer önemli iş ortağımız olan Acıbadem Sağlık Grubu ile de özellikle yeni açılan Acıbadem Kartal Hastanesi’nin radyoloji altyapısını Signa Hero 3T, Revolution Apex, Senograph Pristina, Definium Tempo teknolojilerimizle güçlendirdik. Acıbadem Kartal’daki kurulumlar, yüksek hacimli merkezlerde görüntüleme performansımızın ve iş akışı verimliliğimizin somut şekilde ortaya çıktığı projeler arasında yer aldı. Bu çalışmalarla birlikte Türkiye’nin önde gelen sağlık gruplarında tanısal doğruluğu artıran, iş akışını hızlandıran ve yapay zekâ destekli modern görüntüleme standartlarını yaygınlaştıran güçlü bir ekosistem oluşturduk.

(Signa Hero Resmi)

ÜNİVERSİTE HASTANELERİYLE İŞBİRLİĞİ

Üniversite hastaneleriyle kurduğumuz iş birlikleri ise Türkiye’nin sağlık vizyonuyla tam uyumlu, geleceğe yönelik dönüşüm projeleri olarak şekilleniyor. Bu kapsamda Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kurulumunu gerçekleştirdiğimiz SIGNA™ Voyager Premier Edition 1.5T, yalnızca bir MR sistemi değil; klinik karar destek süreçlerini yapay zekâ ile yeniden tanımlayan bir platform niteliğinde. Derin öğrenme tabanlı AIR Recon DL, görüntüde gürültüyü dramatik şekilde azaltırken çözünürlüğü arttırıyor; böylece klinisyenlerin tanısal güvenini güçlendiren yeni bir standart ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da nükleer tıp alanında çok önemli bir ivme yakaladık. Özellikle PET/CT alanında Omni Legend platformumuzun — Precision DL yapay zekâ rekonstrüksiyon teknolojisiyle birlikte — Türkiye’de hızla konumlanması, hem klinik doğruluk hem de operasyonel verimlilik açısından çarpıcı bir dönüşüm yaratıyor.

Amerikan Hastanesi ve Anadolu Sağlık Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz kurulumlarla özel sağlık grubunda ileri görüntülemede yeni bir referans seviyesi oluşturduk. Precision DL’nin düşük dozda sağladığı üstün görüntü kalitesi, merkezlere sadece daha doğru tanılar değil; daha hızlı tarama süreleri ve daha yüksek kapasite kullanımı da kazandırıyor.

OMNİ LEGEND

Üniversite hastaneleri ile yaptığımız işbirlikleri kapsamında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kurduğumuz Omni Legend altyapıları, akademik ekosistemde ileri araştırma ve eğitim kapasitesini güçlendiren stratejik kazanımlarımızın bir parçası.

Kamu tarafında ise Bilkent Şehir Hastanesi başta olmak üzere birçok şehir hastanesinde devreye alınan Omni Legend sistemleri, hizmet alımı firmalarıyla yürüttüğümüz güçlü iş birlikleri sayesinde hızla ve sürdürülebilir bir modelle hayata geçti. Bu sayede yüksek hasta hacmine sahip kamu merkezlerinde Omni Legend ve Precision DL’nin sağladığı görüntü kalitesi ve hız avantajını çok daha geniş bir kitleye ulaştırmış olduk. GE HealthCare olarak hem özel sektörle hem üniversitelerle hem de kamu kurumlarıyla geliştirdiğimiz bu bütünsel yaklaşımı, Türkiye’nin nükleer tıp kapasitesini uzun vadede güçlendiren stratejik bir ortaklık modeli olarak görüyoruz.

SENOGRAPHE PRISTINA

Meme görüntüleme alanında da geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da önemli bir büyüme ivmesi yakaladık. Senographe Pristina platformumuz ve Kontrastlı Spektral Mamografi (CESM) çözümümüz, özellikle tanısal doğruluk ve hasta konforu alanında sunduğu avantajlarla Türkiye’de birçok merkezde tercih edilen modern mamografi standardı haline geldi. Özellikle Üniversite hastanelerinde Pristina ve CESM’in benimsenmesinin en önemli nedeni; yoğun meme dokusunda ve kompleks olgularda sağladığı yüksek duyarlılık ve ek görüntüleme gereksinimini azaltan tamamlayıcı tanı değeri oldu. Akademik kurumlarda CESM’in özellikle erken tanı ve zor vakaların yönetiminde klinik ekipler için güçlü bir araç olarak konumlandığını görüyoruz. GE HealthCare olarak meme sağlığı alanındaki iş birlikleri, Türkiye’de erken tanıyı güçlendiren ve modern meme görüntüleme yaklaşımını yaygınlaştıran uzun vadeli stratejimizin önemli bir parçası.

OEC Elite CFD

2025 yılında kamu tarafında gerçekleştirdiğimiz en stratejik adımlardan biri ise Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen premium segment flat panel C-kolu sistemlerinin toplu tedarik projesi oldu. Ülke genelindeki eğitim ve araştırma hastanelerine yerleştirilen toplam 46 adet flat-panel C-kollu, cerrahi görüntülemede standartları ileri bir seviyeye taşıyan modern bir dönüşümün temelini oluşturdu. Bu kapsamda tercih edilen OEC Elite CFD, gelişmiş düz panel teknolojisi, düşük doz optimizasyonu ve yüksek görüntü hassasiyetiyle acil müdahale ve cerrahi süreçlerde daha güvenilir, hızlı ve net görüntüleme sağlıyor.

Bu proje, GE HealthCare’in cerrahi görüntüleme çözümlerine duyulan güvenin ve ileri teknolojiye dayalı cerrahi altyapının Türkiye genelinde yaygınlaşmasına yönelik güçlü iradenin somut bir göstergesidir. GE HealthCare olarak, kamu sağlık hizmetlerinin modernizasyonuna katkı sunan bu önemli iş birliğini ülkemizin cerrahi kapasitesini güçlendiren değerli bir adım olarak görüyoruz.

Tüm bu başarıların merkezinde ise güçlü ekibimiz bulunuyor.
Derin klinik uzmanlığa sahip, sağlık alanına tutkuyla bağlı ve farklı bakış açılarını bir arada değerlendirebilen ekiplerimiz; müşterilerimize ve hastalarımıza karşı verdiğimiz taahhütleri yerine getirmemizde en kritik rolü üstleniyor.

GE HealthCare Türkiye olarak TÜRKRAD Kongresi’ne katılacaksınız. Bu kongrede tanıtımını yapacağınız ürünler ve özellikleri neler?

Bu yıl TÜRKRAD’da kullanıcılarımızla büyük bir heyecanla paylaşacağımız çözümlerden biri, kardiyak görüntülemede yeni nesil yaklaşımı temsil eden Revolution Vibe olacak. Türkiye’de kardiyak BT talebi hızla artarken; hem özel merkezlerde hem de kamu hastanelerinde BT koroner anjiyografi (CCTA) işlemlerini kolaylaştıracak, erişilebilir ve yüksek performanslı bu platformu kullanıcılarımızla buluşturmak bizim için son derece değerli.

Revolution Vibe, 16 cm anatomik kapsama alanı ve 0,23 saniyelik ultra hızlı rotasyon süresi sayesinde kalbin tamamını tek bir kalp atımında görüntüleyebiliyor. Bu, yüksek kalp hızı, atriyal fibrilasyon, yoğun kalsifikasyon veya stent gibi zor klinik senaryolarda bile güvenilir ve tutarlı görüntü kalitesi sağlayan güçlü bir özellik.

Cihaza entegre edilen gelişmiş yapay zekâ algoritmaları sayesinde Revolution Vibe; hastanın reçetesine göre otomatik protokol seçimi, akıllı tarama aralığı belirleme, parametre optimizasyonu, AI tabanlı görüntü iyileştirme ile otomatik post-processing ve raporlama adımlarını uçtan uca yöneterek farklı deneyim seviyelerindeki teknisyenler arasında sonuçların standardize edilmesine olanak sağlıyor; bu da hem yoğun merkezlerde hem de deneyimli teknisyen bulunmayan hastanelerde ciddi bir operasyonel kolaylık sunuyor.

Revolution Vibe’ın bir diğer önemli özelliği, yüksek kalp ritmine sahip hastalarda dahi tutarlı ve güvenilir görüntü kalitesi sunabilmesidir. Gerçek zamanlı otomatik gating sistemi ile Snapshot Freeze 2’nin gelişmiş hareket düzeltme teknolojisinin birleşimi, kalp hareketinden kaynaklanan artefaktları yalnızca koroner arterlerde değil, kalbin tüm yapılarında belirgin şekilde azaltarak çok daha net görüntülerin elde edilmesini sağlar. Buna ek olarak, yüksek çözünürlüklü görüntüleme kalsifiye damarların ve stentlerin çok daha net değerlendirilmesini sağlayarak tanısal değerlendirmeye önemli ölçüde katkı sağlar.

MR tarafındaki en önemli yeniliklerimizden biri, ilk olarak yalnızca kardiyak MR’ı hızlandırmak amacıyla geliştirilen Sonic DL™ teknolojisinin bugün yeni nesil Sonic DL 3D ile tüm vücut anatomilerini kapsayacak şekilde genişlemiş olmasıdır. Sonic DL, piyasaya çıkışında kardiyak görüntülemeyi kolaylaştırmaı ve hızlandırmasıyla dikkat çekmişti; güncel versiyonu ile bu hız artık beyin, omurga, kas-iskelet (MSK) ve vücut anatomilerine de taşınarak MR görüntülemede gerçek bir dönüşüm yaratıyor. Bu anatomilerin, toplam MR tetkiklerinin %75’inden fazlasını oluşturduğu düşünüldüğünde, merkezlerin günlük pratikte elde ettiği hız ve kapasite artışı çok daha değerli hâle geliyor

Sonic DL teknolojisi kardiyak MR tarama sürelerini %83’e kadar kısaltırken tanısal kalitesini koruyabiliyordu; Sonic DL 3D ile bu performansın çok daha geniş bir klinik yelpazede kullanılması mümkün hâle geldi.Yeni nesil Sonic DL 3D, görüntüleme hızını 12 kata kadar artırabilen ve tarama sürelerini %86’ya kadar azaltabilen yenilikçi yapısıyla, hasta akışını iyileştirirken yoğun merkezlerde biriken iş yükünü azaltıyor ve çok değerli klinik zamanı geri kazandırıyor.

Sonic DL 3D’nin en önemli katkılarından biri, iş akışını hem basitleştirmesi hem de kullanıcı bağımlılığını azaltması. Donanım yapılandırmalarına, coil seçimine ya da teknisyen deneyimindeki farklılıklara bağlı değişkenlikleri ortadan kaldırarak paralel görüntüleme ve sıkıştırılmış örnekleme (compressed sensing) gibi geleneksel hızlandırma tekniklerinin yerine geçen daha sade ve kesintisiz bir süreç sunuyor. Bu sayede merkezlerin günlük pratikte karşılaştığı karmaşık protokol ayarları ve operatör farklılıkları önemli ölçüde azalıyor.

Klinik açıdan bakıldığında Sonic DL 3D, daha önce etkin bir şekilde taranması zor olan hasta gruplarında da çarpıcı bir dönüşüm sağlıyor. Klostrofobik, ağrılı ya da genel durumu kötü hastalarda bile hızlı ve güvenilir görüntü elde etmeyi mümkün kılıyor. Hareket ve distorsiyon kaynaklı artefaktları en aza indirmesi, bu zorlu gruplarda bile yeniden çekim ihtiyacını anlamlı ölçüde azaltıyor ve hastaya daha konforlu bir deneyim sunuyor.

MR görüntülemenin fiziksel yapısının karmaşıklığı nedeniyle uzun yıllardır yüksek ve tutarlı görüntü kalitesine ulaşmak zor kabul edilirdi. GE HealthCare ise bu zorluğu “Effortless Imaging” vizyonu doğrultusunda aşmayı hedefledi. Bu yolculuk, görüntü keskinliğini artıran AIR Recon DL ile başladı, ardından Sonic DL 3D’nin getirdiği hız ve verimlilikle çok daha ileri bir noktaya taşındı.

AIR Recon DL ve Sonic DL 3D’nin birleşimi, bugün çok daha kısa sürede olağanüstü keskinlikte volumetrik MR görüntüleri elde etmeyi mümkün kılan yeni bir standart yaratıyor. Bu ikilinin sunduğu sinerji, hem klinik doğruluğu hem de operasyonel verimliliği artırarak MR görüntülemede yeni bir dönemi başlatıyor.

LOGIQ FORTİS

Ultrason pazarında yenilikçi yaklaşımımızı LOGIQ Fortis ile bir üst seviyeye taşıyoruz. Fortis, yalnızca yüksek görüntü kalitesi sunan bir sistem değil; gelişmiş işlemci altyapısı, yapay zekâ destekli otomasyonları ve modüler platform mimarisiyle tanısal doğruluğu ve iş akışı verimliliğini yeniden tanımlayan bir teknoloji ekosistemi. GPU/CPU hibrit mimarisi, gelişmiş beamforming algoritmaları ve XDclear™ prob ailesiyle birleştiğinde; karaciğerden meme görüntülemeye, vasküler uygulamalardan MSK değerlendirmelerine kadar çok geniş bir klinik yelpazede üst düzey performans sağlıyor.

Fortis’in bize kattığı değer sadece klinik çıktı ile sınırlı değil. Yapay zekâ tabanlı ölçüm ve optimizasyon araçları sayesinde merkezler daha standartize, daha hızlı ve daha sürdürülebilir bir iş akışına sahip oluyor. Ayrıca GE HealthCare’in dijital platformları — özellikle Imaging Insights ekosistemi — ile entegre yapısı, kurumlara veri odaklı yönetişim ve kalite iyileştirme konusunda önemli bir avantaj sunuyor. LOGIQ Fortis’i, müşterilerimizin uzun vadeli stratejik yatırımlarını destekleyecek, yüksek klinik etki yaratan ve dayanıklı bir çözüm olarak konumlandırıyoruz.

OPERASYONEL VERİMLİLİK VE HASTA GÜVENLİĞİ

Türkiye genelinde, teknik servis hizmet ve çözümleriniz ile dikkat çekiyorsunuz. Müşterilerinize kalite ve süreç iyileştirmesini destekleyen ne tür dijital çözümler sunuyorsunuz?

Bugün tanı teknolojilerindeki gerçek ilerleme, yalnızca gelişmiş cihazlara sahip olmakla değil; görüntüleme süreçlerinden üretilen veriyi akıllı dijital platformlarla bütünleştirebilmekle mümkün oluyor. Kurumların klinik kalitesini, operasyonel verimliliğini ve hasta güvenliğini iyileştiren asıl güç, donanım ile servis ve hizmet çözümlerinin entegre şekilde çalışmasıdır.

Bu noktada GE HealthCare’in Imaging Insights platformu çok kritik bir rol oynuyor. Imaging Insights, merkezlerin tüm klinik ve operasyonel verilerini tek bir çatı altında toplayarak cihaz performansı, iş akışı verimliliği, hasta akışı ve protokol standardizasyonu gibi alanlarda yöneticilere gerçek zamanlı, uygulanabilir içgörüler sunuyor. Böylece kurumlar yalnızca görüntüleme kalitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda daha öngörülebilir, ölçülebilir ve yönetilebilir bir klinik operasyon yapısına kavuşuyor.

DoseWatch™ ise özellikle radyasyon kullanılan modalitelerde hasta güvenliği açısından kritik bir tamamlayıcı. Bu gelişmiş doz yönetimi platformu, çekim bazında tüm doz verilerini analiz ederek yüksek doz sapmalarını görünür hale getiriyor, trendleri raporluyor ve ilgili ekiplerin zamanında müdahale edebilmesini sağlıyor. Böylece kurumlar kalite standartlarını yükseltirken uyumluluk gerekliliklerini de proaktif şekilde yönetebiliyor. Donanım, yazılım ve veriye dayalı analitiği entegre eden bu yaklaşım; klinik mükemmeliyet, sürdürülebilir operasyonel verimlilik ve hasta güvenliği ekseninde geleceğin sağlık hizmeti modelini şekillendiriyor. GE HealthCare olarak hedefimiz, bu bütünsel dönüşümü Türkiye’nin sağlık ekosisteminde daha erişilebilir ve daha etkili hale getirmek.

En Son Haberler

TÜSEB Heyeti Sanofi Aşı Ar-Ge ve Üretim Merkezi’ni ziyaret etti

TÜSEB Heyeti Sanofi Aşı Ar-Ge ve Üretim Merkezi’ni ziyaret etti

24 Ocak 2026
Klinik Karar Süreçlerini Güçlendiren Gerçek Ölçekli Görüntüleme

Klinik Karar Süreçlerini Güçlendiren Gerçek Ölçekli Görüntüleme

24 Ocak 2026
TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ: “SERVİKS KANSERİ KADER DEĞİL, BİLGİ VE ÖNLEM HAYAT KURTARIR!”

TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ: “SERVİKS KANSERİ KADER DEĞİL, BİLGİ VE ÖNLEM HAYAT KURTARIR!”

23 Ocak 2026
Sağlık Sektörünün Geleceği İstanbul’da Masaya Yatırıldı

Sağlık Sektörünün Geleceği İstanbul’da Masaya Yatırıldı

22 Ocak 2026
Medikal News

Medikal News İletişim Adresi

Barbaros Hayrettin Paşa Mah. 1993 Sk. Papatya Residence 2. No: 35. A Blok. Kat: 6 Daire; 109
ESENYURT/İSTANBUL
Tel: 0212- 853 63 05 Fax: 0212- 853 63 15

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • #1 (başlık yok)
  • İLAÇ
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
  • LABORATUVAR
  • MEDİKAL
  • AKTÜEL
  • HASTANE
  • KONGRE
  • RÖPORTAJ

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner