Sürdürülebilir gelecek için Tuz Gölü’nde
‘Umuda Pedal’ çevirdiler
Siemens Healthineers Türkiye, sağlık teknolojilerindeki öncü rolünü, sürdürülebilirlik odağıyla birleştirerek Umuda Pedal Derneği iş birliğiyle, Tuz Gölü’nde ‘Sonsuzluk Sürüşü’ etkinliğini gerçekleştirdi. Sağlık profesyonelleri, bisiklet toplulukları ve gönüllü Siemens Healthineers çalışanlarının katıldığı bisiklet sürüşünde, pedal çevrilen her kilometre Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) aracılığıyla çocukların eğitimine destek olarak bağışa dönüştü.
Siemens Healthineers Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımını toplumsal farkındalık hareketine dönüştüren ‘Sonsuzluk Sürüşü’ etkinliğini 11 Nisan 2026 tarihinde Umuda Pedal Derneği iş birliğiyle Tuz Gölü’nde gerçekleştirdi. Sonsuzluk Sürüşü kapsamında katılımcılar, Tuz Gölü üzerinde belirlenen yaklaşık 30 kilometrelik özel rotada pedal çevirdi. Kilometre başına bağış modeliyle kurgulanan sürüşte elde edilen katkı Türk Eğitim Gönüllüleri (TEGV)aracılığıyla çocukların eğitimine destek sağlayacak projelere aktarılacak.
Başkent Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinde düzenlenen sürüş ile şirket, Tuz Gölü’nün iklim değişikliği karşısındaki hassasiyetine dikkat çekerken, katılımcılara fiziksel aktivite yoluyla toplumsal fayda üretme imkânı sundu. Yaklaşık 100 katılımcının toplamda üç bin kilometreye ulaşan sürüş mesafesi, Tuz Gölü’nün bin 600 kilometrekarelik yüzey alanı düşünüldüğünde, gölün çevresinde defalarca tur atabilecek bir etkiyi simgeliyor.

‘İnsanların ve gezegenimizin sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez’
Siemens Healthineers Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Enis Sonemel etkinlikle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sağlığı yalnızca sağlık kurumlarında verilen hizmet olarak görmüyoruz. Siemens Healthineers için sürdürülebilirlik, teknolojilerimizi gezegenimize duyarlı şekilde tasarlamak kadar hem insanların sağlığını hem de gezegenimizin sağlığını korumak anlamına geliyor. Tuz Gölü’nde gerçekleştirdiğimiz ‘Sonsuzluk Sürüşü’, sağlık, çevre ve toplumsal faydayı bir araya getirerek, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı somut bir deneyime dönüştürdü. Sektörümüzün yenilikçi çözümleri ile insanların daha sağlıklı yaşam sürmesine katkı sağlarken, çevresel farkındalığı artırmaya devam edeceğiz.”
Sürüşe hem Umuda Pedal Derneği’ni hem de TEGV’i temsilen katılan Umuda Pedal Derneği Sözcüsü ve TEGV Mütevelli Heyeti Üyesi Doç. Dr. Okan Falay ise yaptığı açıklamada, “Bisiklet, karbon ayak izi olmayan bir ulaşım aracı olarak çevreye katkı sağlıyor. Umuda Pedal olarak biz, bu özelliği toplumsal faydayla birleştirerek pedal çeviriyoruz. Siemens Healthineers ile yollarımızın kesişmesi, aynı amaç doğrultusunda birleşmemizi sağladı ve bu özel sürüşü çocuklarımızın eğitimine destek veren anlamlı bir deneyime dönüştürdük. Çevrilen her pedal hem doğaya hem de geleceğimizin teminatı çocuklarımızın eğitimine katkı demek; bu iş birliği, Umuda Pedal ve TEGV’in ortak değerlerinin sahaya yansımasının güçlü bir örneği” ifadelerini kullandı.
Tuz Gölü, değişen dengeyi gözlemleyebildiğimiz bir ekosistem laboratuvarı
Tuz Gölü’nün sürdürülebilirlik ekseninde taşıdığı önem, akademisyenler Prof. Dr. Muazzez Karakaya ve Prof. Dr. Necati Karakaya tarafından değerlendirildi. Her iki uzman, göldeki değişimlerin ekosistem, iklim ve gelecek için taşıdığı kritik mesajlara dikkat çekti. Prof. Dr. Muazzez Karakaya, göldeki değişimleri gözlemlemenin sadece bugünü anlamakla kalmayıp, geleceğe yönelik önlemler almak için de yol gösterdiğini vurgularken, “Tuz Gölü, değişen iklim ve insan etkilerini doğrudan gözlemleyebildiğimiz bir laboratuvar. Bu veriler, ekosistemimizi korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için hayati öneme sahip. Tuz Gölü’nün korunması hem bölgesel hem de daha geniş ekosistemlerin geleceği açısından kritik” diye konuştu.
Prof. Dr. Necati Karakaya ise gölün hassas yapısına dikkat çekerek, alınması gereken önlemleri şöyle özetledi: “Kapalı havza yapısı nedeniyle Tuz Gölü’nün su dengesi oldukça kırılgan. Göldeki değişimler, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem dengesi için kritik bilgiler sağlıyor. Bu nedenle iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve bölgenin doğal dengesini korumak için acil adımlar atılmalı.”

Sağlık, çevre ve eğitim için Tuz Gölü ve ‘Sonsuzluk’ etkisi
‘Sonsuzluk Sürüşü’, Siemens Healthineers Türkiye’nin sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin merkezine alan yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçirildi. Etkinlik; sağlıklı yaşam bilincini desteklemeyi, Tuz Gölü ekosistemi üzerinden iklim değişikliği ve kuraklık konularına dikkat çekmeyi ve eğitime katkı sağlamayı amaçladı. Bu yönüyle etkinlik, sürdürülebilirliği somut bir toplumsal etki modeline dönüştürdü. Tuz Gölü, belirli dönemlerde oluşan su yüzeyi ve yansıma etkisi ile ‘gökyüzünün yere indiği’ izlenimi verir. ‘Sonsuzluk Sürüşü’ adı da bu görsel etkiden ilham alıyor.
Tuz Gölü neden önemli?
- Türkiye’nin Van Gölü’nden sonra ikinci büyük gölü. Kapalı havza yapısı nedeniyle iklim değişikliğine karşı hassas bir ekosistem.
- Son 40 yılda bazı sodalı göllerin yüzey alanlarının yüzde 70’e varan küçülmesi, ekosistem ve bölgesel iklim için kritik göstergeler sunuyor.
- Yaklaşık 30 kuş türü için kritik yaşam alanı oluşturuyor; su kaynakları, tarım ve mikro iklim üzerinde etkili.
- Türkiye’de üretilen tuzun yüzde 60–70’i Tuz Gölü havzasından karşılanıyor; göldeki hidrolojik denge ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli.






