15 Temmuz 2026 / Çarşamba
Medikal News
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Medikal News
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Sağlık Teknolojileri Ekosisteminde Yeni Eşik: Üreten Sağlık Dönemi

Uğur Mumay Yazan Uğur Mumay
3 Temmuz 2026
Kategori : Manşet
A A
UĞUR MUMAY MEDİKAL NEWS’TE

Uğur MUMAY

Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkan Yardımcısı

Merhaba değerli Medikal News okuyucuları, uzun bir aradan sonra sizlerle bu sayfa aracılığıyla yeniden bir araya gelmek beni çok ama çok mutlu etti. Kadim dostum Ecz. Yusuf Kürkçüoğlu’nun teveccühü ve nazik daveti üzerine bu sayımızdan itibaren Medikal News Dergisinde yeniden sizlerle buluşacağım. Sektörde geride bıraktığım 30 yılda edindiğim deneyimleri, sektörümüzün bugün içinde bulunduğu güncel konuları ve elbette sağlığın geleceğine ilişkin görüşlerimi buradan siz değerli meslektaşlarımızla paylaşmaya çalışacağım.

Değerli okuyucularım, malumlarınız olduğu üzere Türkiye sağlık alt yapısının geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin sunumu konusunda özellikle son yirmi yılda önemli bir başarı hikâyesi yazdı. Hastane altyapısından insan kaynağına, ilaç erişimden sağlık hizmetleri sunumu kalitesine kadar birçok alanda uluslararası kuruluşların da dikkatini çeken önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada artık yeni ve bambaşka bir eşikteyiz. Artık mesele yalnızca sağlık hizmeti sunmak değil, sağlık teknolojisi geliştirmek, sağlık verisi üretmek, sağlıkta yapay zekayı kullanmak, biyoteknoloji alanında söz sahibi olmak ve küresel ölçekte rekabet edebilen ürünler ortaya koyabilmektir. İşte bu nedenle Türkiye Sağlık Enstitüleri Birliği’nin (TÜSEB) önümüzdeki dönemde üstleneceği rol, geçmişteki rolünden çok daha kritik hale gelmiştir. TÜSEB 2014 yılında kurulduğunda temel hedefi, sağlık alanındaki araştırma kapasitesini artırmak ve bilimsel üretimi desteklemekti. Bugün ise Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey yalnızca araştırma değil, araştırmanın ürüne, ürünün yatırıma, yatırımın ihracata dönüştüğü bir sağlık inovasyon ekosistemidir.

Aslında sağlık sektörünün bütün bileşenleri aynı sorunun etrafında dönüyor. Neden yeterince patent çıkaramıyoruz? Neden geliştirdiğimiz teknolojileri küresel markalara dönüştüremiyoruz? Neden üniversitelerde ortaya çıkan bilgi sanayiye yeterince aktarılamıyor? Neden sağlık teknolojileri alanında yüksek katma değerli üretim istediğimiz seviyeye ulaşamıyor? Bu soruların tamamının kesişim noktasında artık TÜSEB bulunuyor. Çünkü TÜSEB yalnızca fon dağıtan ya da proje destekleyen bir kurum değil aynı zamanda Türkiye’nin sağlık teknolojileri stratejisinin şekillenmesinde kritik bir koordinasyon haline geldi. Bugün tıbbi cihaz sektöründen biyoteknolojiye, dijital sağlıktan yapay zekâ uygulamalarına kadar birçok alanda kamu, akademi ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesine ihtiyaç var ki bu koordinasyonu sağlayabilecek en önemli yapılardan biri de TÜSEB.

Ancak sektör açısından bakıldığında hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar bulunmakta olduğunu görüyorum zira özel sektörün beklentisi daha hızlı karar alma süreçleri, daha erişilebilir destek mekanizmaları ve daha güçlü akademi-sanayi iş birlikleridir. Özellikle tıbbi cihaz sektöründe faaliyet gösteren yerli üreticiler, araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi ve ölçeklenmesi konusunda daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duymaktadır. Çünkü günümüzde başarı artık sadece laboratuvarda başlamıyor; bilakis pazarda tamamlanıyor. Bir teknolojinin geliştirilmesi kadar, onun satın alınabilir, kullanılabilir ve ihraç edilebilir hale gelmesi de önem taşıyor. Bu nedenle TÜSEB’in ikinci on yılı, araştırma destekleyen bir kurum olmanın ötesine geçerek sağlıkta üretim, inovasyon ve teknoloji geliştirme süreçlerini yönlendiren stratejik bir aktör olma dönemi olmalıdır.

Son dönemde sıklıkla dile getirilen “Üreten Sağlık” vizyonunun da tam olarak bunu ifade ettiği kanaatindeyim. Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceği, yalnızca ne kadar hizmet sunduğuyla ilgili değil ne kadar teknoloji geliştirdiğiyle ne kadar katma değer ürettiğiyle ve ne kadar küresel oyuncu çıkarabildiğiyle ölçülecektir. Bu hedefe ulaşmak için kamu kurumlarının, üniversitelerin ve özel sektörün ortak bir zeminde buluşması gerekiyor. TÜSEB ise bu zeminin en önemli taşıyıcılarından biri olmaya adaydır. Önümüzdeki yıllar, TÜSEB’in yalnızca desteklediği projelerle değil; oluşturduğu ekosistemle, ortaya çıkardığı iş birlikleriyle ve Türkiye’yi sağlık teknolojilerinde taşıdığı noktayla değerlendirileceği yıllar olacaktır. Çünkü artık soru şudur: Türkiye sağlık hizmetlerinde elde ettiği başarıyı, sağlık teknolojilerinde de yakalayabilecek mi? Bu sorunun cevabında TÜSEB’in payı oldukça büyük olacak gibi görünüyor.

TÜSEB’in klinik araştırmalardan, yerlileşmeye, sektörel hizmetlerden finansal teşviklere kadar geniş bir organizasyonu olduğunu gözlemliyoruz. Bu aşamada önemli bir iki noktaya da özellikle değinmek istiyorum. İlaç, tıbbi cihaz, kozmetik ve benzeri birçok dikeyde sağlık endüstrisinin genelinde (ve dolayısıyla kamuda) önemli bir beklenti yaratan TÜSEB’in tüm bu beklentileri yönetebilmesi ve bu yükün altından başarıyla kalkabilmesi için hem bütçe hem insan kaynağı hem de mali açıdan çok güçlü şekilde desteklenmesi gerekiyor. Beklentilerin bu denli yüksek olduğu ve misyonunu gerçekleştirmek adına tüm düğmelere neredeyse aynı anda basan bir kurumun başarılı olabilmesi için alt yapısının da buna göre güncellenmesinin olası gecikmeleri ve yol kazalarını önleyeceği kanaatindeyim.

Ayrıca sayısı her geçen gün artan TÜSEB teknoloji transfer ofislerinin fikirden başlayan çalışmaları desteklemeye aday olduğunu, yerelleşmeyi teşvik etmek amacıyla kamu elindeki istatistiklerle ilaç ve tıbbi cihaz endüstrilerine öncelikli üretim konusunda rehberlik ettiğini görebiliyoruz. Elbette bu ve benzer stratejiler; kamunun yararına ve sektörün beklentilerine uygun olmakla birlikte özellikle konvansiyonel ürünlerdeki ticari konumlanma ve satış safhasında TÜSEB ‘’sektöre rakip olacak bir konuma da asla gelmemeli’’ diye tarihe bir not düşmek istedim.

Bir sonraki sayımızda görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla,

En Son Haberler

Yapay zeka 2030’a kadar cerrahide yaygınlaşacak!

Yapay zeka 2030’a kadar cerrahide yaygınlaşacak!

13 Temmuz 2026
Katılım Emeklilik’ten Çifte Güvence: Emeklilik Gelir Planı Katılımcılarına Özel Sağlık Sigortası Hediye

Katılım Sağlık hem kapsamı genişletti hem bekleme süresini azalttı

13 Temmuz 2026
Liv Hospital Ulus’a küresel kalite tescili

Liv Hospital Ulus’a küresel kalite tescili

10 Temmuz 2026
Berat Beran İlaç ve Hekimlerden Toplumsal Farkındalık

Berat Beran İlaç ve Hekimlerden Toplumsal Farkındalık

10 Temmuz 2026
Medikal News

Medikal News İletişim Adresi

Barbaros Hayrettin Paşa Mah. 1993 Sk. Papatya Residence 2. No: 35. A Blok. Kat: 6 Daire; 109
ESENYURT/İSTANBUL
Tel: 0212- 853 63 05 Fax: 0212- 853 63 15

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • #1 (başlık yok)
  • İLAÇ
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
  • LABORATUVAR
  • MEDİKAL
  • AKTÜEL
  • HASTANE
  • KONGRE
  • RÖPORTAJ

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner