Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında Sağlık Politikaları ve Finansmanı Alanında İş Birliği Protokolü hayata geçirildi.
Söz konusu protokol; T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu, T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ile TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan’ın destekleri ve katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Törende konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, insanı ilgilendiren böylesine hassas bir konuda, akademi camiası ile ilgili kamu kurumlarını ortak bir platformda buluşturarak, ortak hareket anlayışını güçlendirecek bir işbirliği protokolüne daha imza atmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Işıkhan, ortak hedeflere giden yolda birlik ve beraberlik varsa başarının kaçınılmaz olduğuna vurgu yaparak, “İş birliğinin var olduğu yerde çözüm vardır, dayanışma vardır, katma değer ve üretim vardır. Bugün burada imzalayacağımız protokolün ihtiyacımız olan bu dayanışmaya iyi bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Akademi kökenli bir Bakan olarak, hem sosyal güvenlik hizmetlerimizi, hem de sürekli standartları ve kalitesi yükselen sağlık hizmetlerimizi ilgilendiren bu önemli mevzuda, akademi camiamızın inisiyatif alarak sorunların çözümüne katkıda bulunmasını, ayrıca değerli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Sosyal Güvenlik Sistemi ve Sağlık Hizmetleri Hususunda Devrim Niteliğinde Adımlara İmza Attık”
Sosyal güvenlik sistemi ve sağlık hizmetleri hususunda son çeyrek yüzyılda, Türkiye’yi dünyada rol model yapacak, devrim niteliğinde adımlara imza attıklarına dikkati çeken Bakan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “SGK olarak, Genel Sağlık Sigortası kapsamında yer alan hizmetleri sunmakla kalmadık, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıran, kaliteyi artıran ve vatandaş memnuniyetini esas alan çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Bugün, özellikle sağlık alanında, gelişmiş olarak görülen birçok ülkenin dahi vatandaşına sunamadığı hizmetleri, biz vatandaşlarımıza düşük maliyetlerle, ancak yüksek standartlarda ulaştırabiliyoruz.”
“Hedefimiz Kaliteli, Sürdürülebilir Güvenli Bir Sağlık Sistemi İnşa Etmek”
Işıkhan, bir taraftan ekonomiyi büyütüp, kamu kurumlarını geliştirirken diğer taraftan da gelecek nesillere daha sağlıklı bir ülke bırakmak için her geçen gün yeni projeler ve hedefler ürettiklerine vurgu yaparak, “Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedefimiz; sadece sağlık finansmanını sağlamak değil, aynı zamanda sigortalılarımızın tüm beklentilerini karşılayacak kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi inşa etmektir. Bu amaçla geri ödemede sağlık hizmetlerine her yıl artan tutarlarda harcama yapıyoruz. Genel Sağlık Sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına ilişkin olarak çalışmalarımızın bilimsel ve teknik danışmanlık desteği ile yürütülmesine devam ediyoruz. Bu hususta özellikle üniversitelerimizi eğitimin yanı sıra bilgi üreten ve kamu politikalarına yön veren stratejik yapılar olarak görüyoruz. Sağlık gibi dinamik ve sürekli gelişen bir alanda üniversitelerimizin bilimsel yaklaşımı ve akademik birikimiyle yürütülen iş birliklerini son derece kıymetli buluyorum” ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı arasında tesis edilen iş birliğinin, teorik bilginin uygulamayla buluştuğu, akademik üretimin kamu hizmetine doğrudan katkı sunduğu örnek bir model olduğuna dikkati çekti.
Üniversitelerin ve TÜSEB’in bilgi birikimi ve akademik kapasitesinin, GSS uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlamasını amaçladıklarını söyleyen Işıkhan, şunları kaydetti: “Bu çerçevede üniversitelerimizin katkısı yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda GSS sistemimizin geleceğine yön verecek politika ve uygulamaların geliştirilmesine de ışık tutacaktır. Bizler, üniversiteleri doğal ve vazgeçilmez çözüm ortağı olarak görüyoruz. Bu tür iş birliklerinin güçlenerek devam etmesini büyük bir memnuniyetle destekliyoruz. Üniversitelerimiz ve SGK’nın birlikte ortaya koyduğu bu sinerjinin, sağlık hizmetlerinin niteliğini arttıracağına ve GSS sistemimizin sürdürülebilirliğini güçlendireceğine yürekten inanıyoruz. İmzalayacağımız iş birliği protokollerinin, başta sağlık ve sosyal güvenlik sistemimiz olmak üzere, akademi camiamıza ve kamu kurumlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu da, programda yaptığı konuşmada, işbirliği paydaşları olan güçlü kadronun aynı hedef için yan yana durmasının, kendisine heyecan ve umut verdiğini belirtti. Bugün tüm dünyada sağlık sistemlerinin artan maliyetlerin baskısı altında olduğunu aktaran Topaloğlu, “Bu artık herkesin konuştuğu bir gerçek. Bizde de sağlık harcamalarında ciddi artışlar görüyoruz. Ama burada çok net bir şey söylemek gerekiyor, sağlık harcamalarını verimli yönetmek, artık sadece bir ekonomi başlığı değil. Bu konu, milli güvenlik meselesi, toplumsal refah meselesidir. Bugün burada bunun adımlarını atacağız.” diye konuştu.
Kurul olarak, sağlık finansmanını ana gündem maddelerinden biri olarak belirlediklerini kaydeden Topaloğlu, bununla ilgili bir alt grup oluşturduklarını ve düzenli olarak bu konuyu gündeme aldıklarını söyledi.
Topaloğlu, sağlık finansmanın merkezine “maliyet etkililik” ve “sürdürülebilirlik” kavramlarını koyduklarını belirterek verimliliğin sadece harcamayı kısmak olmadığını, doğru veriyi doğru bilimsel yöntemle birleştirmek, kaynağı en çok ihtiyaç duyulan alana yönlendirmek ve en yüksek faydayı üreten modele geçmek olduğunu bildirdi.
Bu nedenle değer temelli ödeme sistemleri gibi yaklaşımların güçlenmesi gerektiğine inandıklarını belirten Topaloğlu, “Bugün imzaladığımız bu protokol, bu dönüşümün bilimsel zenginliğini güçlendirecek. Diğer taraftan TÜSED’in rolü burada çok kritik. Çünkü bu işbirliği sadece finansmanı konuşmuyor. Aynı zamanda üretimi konuşuyor. Yerli ve milli üretimi destekleyerek dışa bağımlılığı azaltacağız. Ar-Ge’den ürüne giden yolu daha en başta doğru kuracağız. Maliyet etkililik kriterlerini en baştan planlayacağız ve yenilikçi tedavilerin vatandaşlarımıza en hızlı ve en ekonomik şekilde ulaşmasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

“İşbirliğinin daha nitelikli sağlık hizmetleri almamız konusunda yardım edeceğini düşünüyorum”
Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci ise Türkiye’deki vatandaşların yüzde 29’unda en az bir hastalık, 65 yaş üstündeki vatandaşların ise yüzde 53’ünde 4’ten fazla hastalık olduğunu söyledi. İnsanların dünyada tek başına nefes almadığını, hayvanların da bulunduğunu anımsatan Birinci, yeni hastalıkların yüzde 75’inin hayvanlardan insanlara bulaştığını ifade etti.
Birinci, yeterince sağlık hizmeti alanlar ile almayanların bir arada yaşadığını ve bu durumun tehdit içerdiğine dikkati çekerek “O zaman geliştirdiğimiz bütün politikaları sadece ülkemiz için değil hem çevremizde hem de bölgemizde sağlık hizmetine ihtiyacı olan her canlı için geliştirmek durumundayız. Bu işbirliğinin çok güçlü bir sonuca kaynaklık edeceğini ve hepimizin daha fazla ve nitelikli sağlık hizmetlerini alma konusunda hepimize yardım edeceğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Geçmişte bütün hastalara benzer yaklaşımlar sergilendiğini ancak artık bireye özgü karar verilen bir duruma geçildiğine işaret eden Birinci, şunları kaydetti: “2030 yılına kadar kişiselleşmiş tedavilerin her yıl yüzde 15 büyüyeceğini görüyoruz. Bu tablonun bizi başka bir yere sürüklediğini, hem finansman maliyeti hem de ülkenin toplam ekonomisi içindeki yıkıcı etkilerini hesapladığımızda hepimizin bütün verisiyle birlikte çalışmamız gerektiğini ve bilgiyi yönetme kültürünü en başta herkese yerleştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu işbirliğinin bizi bu anlamda çok güçlü kılacağını özellikle beyan etmek isterim.”
“İmzalanacak protokoller, çok boyutlu bir işbirliği çerçevesi oluşturmakta”
SGK Başkanı Raci Kaya da kamu yönetimi ile akademik bilginin aynı hedef doğrultusunda buluştuğu bu işbirliğinin çok kıymetli olduğunu belirterek “İmzalanacak protokoller, genel sağlık sigortası uygulamaları ve sağlık politikalarına yönelik olarak bilimsel araştırma, eğitim, analiz, çalıştay, raporlama ve proje faaliyetlerini kapsayan çok boyutlu bir işbirliği çerçevesi oluşturmaktadır. Bu işbirliğiyle amacımız, uygulamadan gelen tecrübeyi akademik bilgiyle buluşturarak, kanıta dayalı, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sunmaktır.” diye konuştu.
Türkiye’de kapsayıcılığı ve sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi bakımından dünyada örneğine az rastlanan ve diğer ülkelere ilham veren bir genel sağlık sigortası sisteminin bulunduğunu belirten Kaya, sosyal güvenlik sisteminin, nüfusun neredeyse tamamı kapsadığını ve birçok gelişmiş ülkede dahi olmayan sağlık alanındaki teminat paketinin genel sağlık sigortalılara sunulduğunu söyledi. Kurum olarak, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması yönünde gerçekleştirilecek her türlü uygulamada her zaman yer aldıklarını ve bundan sonra da alacaklarını dile getiren Kaya, şunları kaydetti: “Sosyal Güvenlik Kurumu olarak temel prensibimiz, sağlık hizmetinin finansmanını etkin ve nitelikli bir şekilde sağlamaktır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı konusunda diğer paydaşlarımızla birlikte yeni politikalar üretmek, hizmet sunduğumuz alanlarda istişare yapmak ve alınacak kararlarda yol gösterici olması açısından böyle bir işbirliğinin gerçekleştirilecek olmasından mutluluk duyuyoruz. Bugün Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve TÜSEB ile imzalayacağımız bu protokoller, karar alma süreçlerimize akademik bir derinlik katacak, ‘kanıta dayalı politika’ üretme kabiliyetimizi güçlendirecektir.”

Konuşmaların ardından Bakan Işıkhan, SGK Başkanı Raci Kaya, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan işbirliği protokollerini imzaladı.
İş birliği kapsamında; Sağlık harcamalarının etkinlik ve verimlilik esaslı geliştirilmesi. Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamalarına ilişkin geri ödeme ve hizmet kullanım analizlerinin güçlendirilmesi. Kanıta dayalı sağlık politikalarının geliştirilmesi. Sağlık ekonomisi, sağlık teknolojileri değerlendirmesi ve politika analizi alanlarında kurumsal kapasitenin artırılması hedeflenmekte.
TÜSEB’in bilimsel araştırma ve analiz kapasitesi ile SGK’nın uygulama ve finansman deneyiminin bir araya gelmesiyle, sürdürülebilir ve güçlü bir sağlık sistemi için stratejik katkılar sunulması amaçlanmakta.





