İsmail Lütfi Leventoğlu: “ZEISS Türkiye olarak, refraktif cerrahide edindiğimiz uzun yıllara dayanan deneyimi VISUMAX 800’ün robotik mimarisi, yüksek hız performansı, gelişmiş merkezleme teknolojileri ve dijital iş akışı yaklaşımıyla kliniğe taşıyoruz.”
ZEISS Medikal Teknolojiler’de Refraktif Teknolojiler Grup Müdürü” İsmail Lütfi Leventoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik:
Reaktif cerrahide yaşanan dönüşümden bahseder misiniz?
Refraktif cerrahide son yıllarda çok güçlü bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Hastalar daha kısa işlem süresi, daha yüksek konfor ve daha öngörülebilir sonuçlar bekliyor. Klinikler ise güvenilir, hızlı, dijital olarak entegre ve sürdürülebilir çözümlere ihtiyaç duyuyor. Biz de ZEISS Türkiye’de bu ihtiyaca güçlü bir lazer platformunun yanı sıra, ölçümden planlamaya, cerrahiden veri yönetimine kadar uzanan bağlantılı bir refraktif iş akışıyla cevap verdiğimizi düşünüyoruz.
SMILE ile kaç göz tedavisi yapıldı?
Bu dönüşümü değerlendirirken klinik deneyim ve bilimsel güven bizim için belirleyici iki temel unsur. Günümüzde ZEISS refraktif teknolojileriyle dünya genelinde 14 milyondan fazla gözde SMILE ve SMILE pro tedavi gerçekleştirildi. Bu büyük refraktif lazer deneyiminin VISUMAX 800 platformuna taşındığını görüyoruz. Ayrıca SMILE ve SMILE pro özelinde yayınlanmış 1.500’ün üzerinde uluslararası akademik çalışma, bu platformun görsel ve refraktif sonuçlarına ilişkin uluslararası literatüre değerli katkı sunuyor. Bu veriler, sahada anlattığımız teknolojik gücün bilimsel temelde de desteklendiğini gösteriyor. Dünyada ve Türkiye’de yeni nesil lentiküler refraktif cerrahi pazarında lider konumda olmamız da bu güvenin sahadaki karşılığıdır.
Hastaya sağlanan avantajlar neler?
Hastanın bu teknolojiyi deneyimlediği an, tüm teknik özelliklerin klinikte gerçek değere dönüştüğü noktadır. Refraktif cerrahi için başvuran hastalar artık hızlı, anlaşılır, güven veren ve konforlu bir süreç bekliyor. Sahada gördüğümüz en önemli farklardan biri de bu noktada ortaya çıkıyor. VISUMAX 800 ile SMILE pro uygulamalarında lazer süresinin kısalması, vakum süresinin azalması, hastaya kolay erişim ve kontrollü pozisyonlama; işlem sırasında daha sakin ve güvenli bir deneyim oluşmasına katkı sağlıyor. Hasta ameliyathaneden çıktığında tedavisinin tamamlanmış olmasının yanında, süreci beklediğinden daha rahat geçirmiş olmanın memnuniyetini de taşıyor.
VISUMAX 800’ün Robotik Gücünden biraz bahseder misiniz?
Refraktif cerrahide tedavi planlaması, lazer uygulaması ve dijital iş akışını tek bir platform yaklaşımı içinde birleştiren femtosaniye lazer sistemi VISUMAX 800’ü farklılaştıran en güçlü özelliklerden biri de robotik mimarisidir. Lazer ünitesi ve mikroskop, birbirinden bağımsız hareket eden robotik kollar üzerinde konumlanır. Böylece hasta yatağını yeniden hareket ettirmeye gerek kalmadan sistem optimum çalışma pozisyonuna gelir. Bu yapı, operasyon akışını daha düzenli hale getirirken hasta konforunu korur ve cerrah ergonomisini destekler. Yoğun refraktif cerrahi merkezlerinde zaman yönetimi çok önemli olduğundan, bu gelişmiş robotik yapı tam da bu noktada klinik iş akışına somut katkı sağlıyor.

Lazer süresi de önemli. Bu konuda neler söylersiniz?
Operasyonel akış açısından bakıldığında sistemin bir diğer önemli gücü ise lazer hızıdır. SMILE pro uygulamalarında yaklaşık 10 saniyenin altında gerçekleştirilebilen lazer süresi, hasta deneyimini ve klinik verimliliği olumlu etkiler. Ancak mesele yalnızca hız değildir; hızı hassasiyet, standardizasyon ve öngörülebilirlikle birlikte sunabilmektir. Böylece tedavi merkezleme asistanı ve astigmatik düzeltmelerde kullanılan teknolojiler de platformun klinik değerini artırıyor. CentraLign teknolojisi merkezleme hassasiyetini desteklerken, OcuLign ve cyclotorsion yönetimi özellikle astigmatik düzeltmelerde tedavi doğruluğuna katkı sağlıyor. Yeni yazılım özellikleriyle birlikte bu yapının daha ileri bir seviyeye taşındığını görüyoruz.
Başarılı bir refraktif cerrahinin olmazsa olmazları nelerdir?
Bugün başarılı bir refraktif cerrahi yaklaşımında tek başına lazer sistemi yeterli değildir. Ölçüm cihazlarından tedavi planlamasına, veri transferinden cerrahi uygulamaya kadar tüm sürecin entegre çalışması gerekir. ZEISS Corneal Refractive Workflow yaklaşımıyla bu entegrasyonu sağlıyoruz. Refractive Workplace üzerinden ölçüm verileri, planlama süreçleri ve tedavi parametreleri dijital olarak yönetilebiliyor. VISULYZE entegrasyonu da sonuçların değerlendirilmesi ve klinik süreçlerin izlenmesi açısından önemli bir katkı sunuyor.
Bu teknolojilerin arkasında güçlü bir bilimsel ve mühendislik kültürü bulunuyor. Modern femtosaniye lazer teknolojilerinin gelişiminde, 2018 Nobel Fizik Ödülü’ne konu olan Chirped Pulse Amplification yaklaşımının önemli bir yeri vardır. Ultrakısa lazer darbelerinin güvenli ve kontrollü şekilde kullanılmasına imkan veren bu bilimsel temel, bugün refraktif cerrahide kullandığımız gelişmiş femtosaniye lazer sistemlerinin altyapısını anlamak açısından değerlidir.
Refraktif cerrahide yeni nesil dijital iş akışını anlatır mısınız?
Mevcut SMILE pro Hyperopia ve VISULYZE’a ek olarak VISUMAX 800’ün yeni 2.0 yazılımı ile refraktif cerrahide daha bağlantılı ve veriye dayalı bir iş akışı inşa ettiğimizi görüyoruz. Yeni yazılım versiyonlarıyla gündeme gelen Auto CentraLign, Mix Illumination ve Astigmatik Kesi (AK insizyon) gibi özellikler, kullanıcı deneyimini daha ileri taşırken cerrahın karar ve uygulama süreçlerini daha kontrollü hale getiriyor. Otomatik merkezleme desteği, gelişmiş aydınlatma seçenekleri ve AK insizyon kabiliyeti tedavi planlamasından uygulama aşamasına kadar klinik iş akışını güçlendiriyor, doktor ve hasta konforuna katkı sağlıyor.
Yüksek kesim hızı, akıllı hizalama sistemleri ve dijital entegrasyonla birlikte değerlendirildiğinde VISUMAX 800, daha hızlı, hassas ve bütünleşik bir refraktif cerrahi deneyimi sunuyor. Bu gelişmeleri Türkiye’deki merkezlere taşırken cihaz kurulumu, eğitim, aplikasyon ve klinik adaptasyon süreçlerinin birlikte yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Türkiye refraktif cerrahi de hangi konumda?
Türkiye refraktif cerrahi açısından çok dinamik bir pazar. Deneyimli cerrahlarımız, yüksek hasta talebi ve yeni teknolojilere hızlı adaptasyon kabiliyetimiz bu alanı bölgesel ölçekte güçlü kılıyor. ZEISS Türkiye olarak bu potansiyeli desteklemek için yaygın servis organizasyonumuz, klinik destek yaklaşımımız ve eğitim programlarımızla sahada aktif rol alıyoruz; Türkiye’nin her yerindeki hastanelere ulaşabilen yapımızla cihaz kurulumu, aplikasyon, eğitim ve servis süreçlerinde merkezlerin yanında olabiliyoruz. Özellikle yeni endikasyon ve aplikasyonlarda teknolojinin doğru ve etkin kullanılmasını sağlamak bizim için en önemli sorumluluklardan biri.
Bizim için refraktif cerrahinin geleceği; hız, hassasiyet, robotik mimari, dijital entegrasyon ve güvenilir klinik deneyimin birlikte çalıştığı platformlar üzerine kuruluyor. VISUMAX 800 bu dönüşümün güçlü temsilcilerinden biri. ZEISS Türkiye olarak bu teknolojiyi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir sistem olarak değil, refraktif cerrahinin geleceğini şekillendiren bağlantılı bir ekosistemin merkezi olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, Türkiye’deki refraktif cerrahi merkezlerine en güncel teknolojiyi, güçlü bilimsel altyapıyı ve sürdürülebilir klinik desteği birlikte sunmaya devam etmek.






