Podolog ve meridyen terapisti Emine KARASU, kış aylarında diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde daha erken ve daha yoğun hissedilen ağrıların; soğuk havaya bağlı dolaşım yavaşlaması, kas dokusunda sertleşme, meridyenler üzerinde oluşan enerji akışı dengesizlikleri ve vücudun termal uyum süreciyle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetlerinin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Bu durum çoğu zaman yalnızca soğuk havaya bağlansa da, sürecin arkasında dolaşım, kas-iskelet sistemi ve enerji meridyenlerinin yüzeysel seyri ile ilgili daha kapsamlı fizyolojik ve enerjetik mekanizmalar bulunuyor.
Soğuk hava koşullarıyla birlikte damarlar doğal olarak daralıyor ve bu durum eklem çevresindeki kan dolaşımını yavaşlatabiliyor. Dolaşımın yavaşlaması, kas dokusunda sertlik oluşmasına ve kasların daha kolay gerilmesine zemin hazırlayabiliyor. Aynı zamanda Geleneksel Çin Tıbbı perspektifinden bakıldığında soğuğun meridyenler üzerinde Qi akışını yavaşlatıcı bir etkisi bulunuyor. Bu tablo, eklemlerin hareket kabiliyetini sınırlayan bir gerginlik hissiyle birlikte algılanan ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor.
Soğuğun Eklem, Kas ve Meridyen Sistemi Üzerindeki Etkileri
Mesleki gözlemlerime göre soğuk havalarda eklem çevresindeki yumuşak dokuların esnekliği azalabiliyor. Eklem yüzeylerinin daha zor kayması, kasların daha çabuk yorulması ve sinir uçlarındaki hassasiyet artışı kış aylarında ağrıların daha erken fark edilmesine yol açabiliyor. Buna ek olarak, özellikle Böbrek, Mesane, Karaciğer ve Safra Kesesi meridyenlerinin geçtiği diz, bel ve boyun bölgelerinde soğuğa bağlı Qi akışında yavaşlama ve mikro tıkanmalar gözlenebiliyor. Uzun süre hareketsiz kalan bireylerde bu enerjetik duraksama daha belirgin hale geliyor.
Bu süreç bir hastalıktan ziyade vücudun çevresel koşullara verdiği doğal bir uyum tepkisi olarak değerlendirilmeli. Kış aylarında hem eklem hem de meridyen sistemi, soğuğun büzüştürücü doğası nedeniyle daha fazla korunmaya ihtiyaç duyuyor.
Kış Döneminde Hareket Konforunu Korumak Önemli!
Kış aylarında eklem sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemi artıyor. Eklem bölgelerinin sıcak tutulması, ani ısı değişimlerinden kaçınılması, düzenli ve hafif hareketin günlük rutine dahil edilmesi ve su tüketiminin ihmal edilmemesi bu dönemde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Enerji meridyenlerinin yüzeysel seyrettiği bölgelerin sıcak tutulması ise Qi akışını destekleyerek dokuların daha rahat çalışmasına katkı sağlayabiliyor.
Emine Karasu’nun yaklaşımına göre, kışın artan eklem ağrılarının hem modern fizyoloji hem de meridyen sistemi ışığında bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması, kişilerin günlük hareket konforunu daha dengeli şekilde sürdürmelerine yardımcı olabilir. Vücudu mevsim koşullarına uygun şekilde desteklemek, enerji akışını düzenlemek ve dokuları ısıtmak bu sürecin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayabiliyor.





