Bulutklinik Founder – CEO’su Ali Hulusi Ölmez:
“Bulutklinik Türkiye’nin önde gelen dijital sağlık platformu oldu”
Dijital sağlık alanında Türkiye’nin öncü platformlarından birini kuran Bulutklinik Founder – CEO’su Ali Hulusi Ölmez ile hem Bulutklinik’in hikâyesini hem de sektörün geleceğini konuştuk.
Bulutklinik’i kurarken hangi problemi çözmeye çalışıyordunuz?
Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişim her zaman kolay olmadı. Bir uzmana görünmek için haftalarca beklemek, şehir değiştirmek, saatlerce kuyrukta durmak zorunda kalan milyonlarca insan vardı. Ama bu sorunu tek bir bakış açısıyla, tek bir çözümle aşmanın mümkün olmadığını başından beri biliyorduk. Hasta, doktor ve sigorta firmalarının ihtiyaçları, öncelikleri ve beklentileri birbirinden çok farklı. Ama hepsi aynı döngünün bir parçası. Bunların hepsine ayrı ayrı dokunmadan gerçek bir dönüşüm yaratmak mümkün değil. Sektörün tüm aşamalarını çevreleyecek 360 derece bir platform kurduk; hasta, doktor ve sigorta firmalarını merkeze aldık, bunların çevresine sağlık kurumlarını, sağlık startuplarını, kamu paydaşlarını ve sektörün tüm aktörlerini dahil ettik.

Bugün platform hangi hizmetleri sunuyor, rakamsal olarak neredesiniz?
Klinik yönetim yazılımımızda binlerce doktor hastalarının tüm medikal ve finansal verilerini sistemimiz üzerinden yönetiyor. Hasta tarafında insanlar aradıkları uzmana kolayca ulaşabiliyor; ihtiyaçlarına en uygun hekimi bulabiliyor, randevu alabiliyor, online muayene olabiliyor. Sigorta tarafında ise sağlık sigorta firmalarına ekosistemimiz aracılığıyla kapsamlı çözümler üretiyoruz; hem uzaktan sağlık altyapısı hem de doğrudan sağlık hizmetleri sunuyoruz. Tam olarak merkezde duran bir dijital sağlık platformu inşa ettik; milyonlarca hasta bu ekosistemden faydalandı. İstanbul’daki merkezimizin yanı sıra Berlin, Bakü ve Londra’da ofislerimiz var. İngiltere özellikle globalleşme stratejimizin merkezi haline geldi.
Hastalar için Bulutklinik ne ifade ediyor? Platformu tercih etmelerindeki en büyük sebep nedir?
“Doktoruna erişmenin en kolay yolu” sloganıyla yola çıktık. Doğru doktora hemen erişebilmek demek aslında Bulutklinik. Çocuğu gece ateşlenen bir anne de kullanıyor platformumuzu, yüzündeki sivilceler için dermatoloji desteği arayan bir genç de. Raporlarını farklı bir hekime yorumlatan, ikinci görüş almak isteyen hastalar için de yoğun bir kullanım var. Hastalardan en çok duyduğumuz yorum şu: “Keşke daha önce olsaydı.”
Binlerce doktor müşterinizin olduğunu biliyorum, doktorlar arasında bu kadar başarıyı yakalamanızın nedenleri nelerdir? Onlara nasıl hizmetler veriyorsunuz?
Doktorlar platformumuzun kalbinde yer alıyor. Onlara sunduğumuz şey yalnızca bir yazılım değil, her doktorun dijital asistanı. Randevu yönetiminden hasta takibine, fatura süreçlerinden online konsültasyona kadar her süreci tek sistemde çözüyoruz. Hastalarının tüm medikal ve finansal verilerini tek ekrandan yönetiyorlar. Bunun yanında yapay zeka çözümlerimiz doktorların işini çok kolaylaştırıyor; teknolojiyle muayene kalitesini artırıyoruz. Doktorlar bizimle çalışınca hem zaman kazanıyor hem de hastasına çok daha fazla zaman ayırabiliyor. İşimizi iyi yaptığımızda büyüme kendiliğinden geliyor.

Bu sistemden hastaneler nasıl faydalanabilir? Onlara sunduğunuz hizmetler nelerdir?
Hastaneler için sunduğumuz çözümler klinik yönetiminden farklı bir alanda. Hastaneler bizim uzaktan sağlık altyapımızı ve yapay zeka çözümlerimizi kullanıyor. Hastalarıyla dijital bir köprü kuruyorlar; hasta hekim iletişimini kolaylaştıran çözümlerimizle hizmetlerini dijitale taşıyorlar. Entegrasyon tamamen tak çalıştır şeklinde. Sadece birkaç gün içinde Bulutklinik’i dijital sağlık altyapısı olarak kullanmaya başlayabiliyorlar.
Sigorta şirketleri için Bulutklinik nasıl bir değer yaratıyor?
Sigorta şirketleri için en büyük değer hız, verimlilik ve maliyet düşüşü. Kendi uygulamaları içerisinde çalışabiliyoruz; tüm teknolojilerimize servis olarak erişebiliyorlar. Onların sağlık veritabanı oluyoruz. Çok büyük bir ekosistemimiz var; doğru müsaitlikleri doğru taleple eşleştirebiliyoruz. Bu ekosistem hem sigorta firmaları için maliyet düşüşü demek, hem de ekosistemimizdeki doktorlar ve klinikler için boş zamanlarını verimli kullanmak demek. Süreci online yürütmek her iki taraf için de kazanç.
Sağlık sektöründe girişimcilik yapan startuplara nasıl destek oluyorsunuz?
Bu soruya sadece startuplar özelinde değil, daha geniş bir çerçevede yanıt vermek istiyorum. Çünkü ekosistemimizi kullanan çok büyük firmalar da var. Neticede bir ekosistemiz. API servis bağlantılarımız açık. Sağlıkta çözülmesi gereken çok fazla iş var, tüm sorunları tek başımıza çözmeye çalışmıyoruz. Paydaşlarımızla birlikte büyümeye çalışıyoruz. Paydaşlarımız ekosistemimize erişebiliyor; hem bizim hizmetlerimizi kullanabiliyor, hem de kendi ürünlerini bize entegre ederek sistem içinde kullanılmasını sağlayabiliyor. Bir medikal teknoloji cihazı doğrudan sistemimize entegre olup pazarımıza erişebilir, bir yazılım doktorlarımıza hizmet üretebilir.
Yapay zeka sağlık sektörünü nasıl dönüştürecek, siz bu alanda ne yapıyorsunuz?
Yazılımla doktorculuk oynamak değil, doktora destek olacak sistemler geliştirmek bu aşamada odak noktamız. Yapay zeka sağlıkta artık bir seçenek değil, zorunluluk. Ama dikkatli kullanmak gerekiyor. Hassas sağlık verilerinin popüler yapay zeka platformlarıyla paylaşılmaması çok kritik; bu konuda dikkatli davranılması gerekiyor. Tam da bu nedenle sağlık yapay zekası alanında derinlemesine çalışan az sayıdaki firmadan biriyiz. Cilt hastalıklarının tahmininden doğru doktor hasta eşleşmesine, hekime ICD kodlamasında destek olmaktan doktorun gelecekte hangi slotunun boş kalacağının öngörüsüne kadar pek çok alanda tamamen kendi yazılımlarımızla yol alıyoruz. Teknolojiyi kendimiz geliştiriyoruz.
Türkiye’de dijital sağlığın önündeki en büyük engel nedir?
Önümüzde hem fırsatlar hem de aşılması gereken engeller var. Sektörün daha fazla yatırım çekmesi gerekiyor. Kronik hastalıklar için dijital sağlık kullanımı artık alışılagelen bir durum haline geldi. Ama asıl büyük yolculuk kişiselleştirilmiş sağlığa doğru. Hastayı anlayan, ona destek olan bir sistem; bununla birleşen dijital kullanıma alışkın bir uzman hekim. Bu ikisi bir araya geldiğinde gerçek fayda üretilebiliyor. Şimdiye kadar hep hasta olduktan sonrasını konuştuk. Oysa konu çok daha geniş; hasta olmadan önce sağlıklı yaşam, hastalık sırasında ne yapacağız, sonrasında takibi nasıl yöneteceğiz. Tüm bu sürecin dijitalde yönetilmesi mümkün ve biz tam da bunun üzerine çalışıyoruz.
Avrupa açılımı, Callendoc markasıyla ne hedefliyorsunuz, 5 yıl sonra neredesiniz?
Callendoc, Avrupa pazarı için geliştirdiğimiz markamız. Takvim anlamına gelen Calendar, aramak anlamına gelen Call ve Doctor kelimelerinin birleşiminden doğdu. “Stay ahead. Healthcare on demand.” Berlin ve Londra ofislerimizle bu adımı attık. İngiltere özellikle globalleşme stratejimizin merkezi haline geldi. 5 yıl sonra Bulutklinik Türkiye’nin lider dijital sağlık platformu, Callendoc ise Avrupa’da tanınan bir sağlık teknolojisi markası olacak. Hedefimiz hasta, doktor, hastane, sigorta ve tüm paydaşlar için tek adres olmak. Sağlığı herkese, her yerde ulaştırmak.





