“Stratejiden Dönüşüme, İş Birliğinden Küresel Vizyona” mottosuyla düzenlenen Tıbbi Cihaz Yönetişim Zirvesi 2.0, Antalya’da başladı. Zirve; Granada Luxury Belek Antalya’da 13 Mayıs’a kadar sürecek. Zirvenin açılışına; Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürü Şinasi Candan, DMO Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Koca, Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF) Başkanı Kemal Yaz, Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir, TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, hastane yöneticileri ve firma yetkilileri katıldı.
“Sistemin hiçbir parçası birbirinden bağımsız değil”

TÜMDEF Başkan Vekili ve EGEDER Başkanı Onur Akgün açılışta yaptığı konuşmada; “Geçtiğimiz yıl bu zirvenin ilkini gerçekleştirirken aslında hepimiz aynı ihtiyacı hissettik… Uzun yıllardan sonra sağlık ekosisteminin farklı yapılarını yeniden aynı masa etrafında buluşturabilmek. Belki farklı düşünüyorduk. Belki farklı sorunlar taşıyorduk. Ama sağlık sisteminin geleceği söz konusu olduğunda, birlikte hareket etme kültürünü yeniden hatırlamamız gerektiğini gördük. Bugün burada ikinci kez aynı çatı altında buluşuyor olmamızın bence en kıymetli tarafı da tam olarak budur” dedi.
Zirvenin sadece oturumlardan, konuşmalardan ya da program akışından ibaret olmadığını ifade eden Akgün, “Aslında sağlık sisteminin zaman zaman birbirinden uzaklaşan parçalarının yeniden aynı zeminde konuşabilme iradesidir. Ve açık konuşmak gerekirse; buna gerçekten ihtiyacımız vardı. Çünkü artık sağlık sistemi yalnızca sağlık hizmeti sunulan bir yapı değil… Üretimin, tedarikin, finansmanın, kamu yönetiminin, regülasyonun ve sahadaki emeğin aynı anda dengede kalmaya çalıştığı çok büyük bir yapı. Son yıllarda hepimiz kendi bulunduğumuz yerde farklı yükler taşıdık. Kimi üretmeye devam etmeye çalıştı, Kimi sistemi ayakta tutmaya, Kimi bütçeyi yönetmeye, Kimi tedariki sürdürebilmeye… Bazen birbirimizi yeterince duyamadık. Bazen aynı soruna farklı yerlerden baktık. Ama zaman bize çok önemli bir gerçeği gösterdi: Bu sistemin hiçbir parçası birbirinden bağımsız değil” diye konuştu.
“Güçlü sektörler yalnızca ticaretle değil; birlikte hareket edebilme kültürüyle büyür”
Onur Akgün konuşmasını şöyle sürdürdü: “Burada özellikle kıymetli sivil toplum kuruluşlarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Çünkü yıllar sonra ilk kez sektörümüzün farklı yapıları yeniden aynı masa etrafında bir araya gelme iradesi gösterdi. Bu, bence yalnızca bir organizasyon başarısı değil; sektörümüz adına çok önemli bir eşiktir. Farklı görüşlerin aynı zeminde konuşabilmesi, çoğulcu yapının korunabilmesi ve sektörün ortak bir söz oluşturabilmesi kolay bir şey değil. Ama inanıyorum ki sektörümüzün geleceği açısından en değerli adımlardan biri de budur. Bu birlikteliği sürdürebilmek, aynı masada kalabilmek ve birbirimizi kaybetmeden ilerleyebilmek artık hepimizin ortak sorumluluğu. Çünkü güçlü sektörler yalnızca ticaretle değil; birlikte hareket edebilme kültürüyle büyür ve artık bu zirve yalnızca konuşmaların yapıldığı bir alan değil… Nasıl ki farklı branş kongreleri kendi alanlarında güçlü ekosistemler oluşturuyorsa; Tıbbi Cihaz Yönetişim Zirvesi de artık sektörümüzün kendi geleceğini konuşabildiği, ticari yönünü şekillendirebildiği, kamu ile doğrudan temas kurabildiği ve ortak yol haritası oluşturabildiği özel bir zemine dönüşmeye başladı. Bu yıl ilk kez ilaç sektörümüzü, ecza depolarımızı ve sağlık sisteminin farklı alanlarını da bu ortak zemine dahil ettik. Çünkü artık mesele yalnızca kendi alanımızı korumak değil; sağlık sisteminin tamamını birlikte sürdürülebilir halde tutabilmek. Ortak aklın güçlendiği, birlikte hareket etme kültürünün büyüdüğü ve sağlık sistemimizin geleceğine değer katacak nice buluşmalarda yeniden bir arada olmayı temenni ediyorum.”
“Tıbbi cihaz sektörü, hem yenilikçi teknoloji hem de rakamsal boyutuyla hızla gelişmekte ve büyümektedir”

TÜMDEF Başkanı Kemal Yaz da konuşmasında; “Sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği, erişilebilirliği ve kalitesi; yalnızca sağlık hizmeti sunumuyla ilgili değildir. Bu hizmetlerin temel yapı taşlarından biri olan tıbbi cihazların etkin yönetimiyle doğrudan ilişkilidir. Bugün burada düzenlenen yönetişim kavramı, yalnızca mevzuat ya da denetim çerçevesi değildir; aynı zamanda şeffaflık, hesap verebilirlik, sürdürülebilirlik ve ortak aklın hayata geçirilmesidir. Dünyada ve ülkemizde tıbbi cihaz sektörü, hem yenilikçi teknoloji hem de rakamsal boyutuyla hızla gelişmekte ve büyümektedir. Tıbbi cihaz sektörü; hızla gelişen teknolojiler, artan hasta beklentileri ve küresel rekabet ortamı içerisinde kritik bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Yapay zeka destekli tanı sistemlerinden ileri görüntüleme teknolojilerine kadar uzanan geniş bir yelpazede yenilikler, sağlık hizmetlerini kökten değiştirmektedir. Bu değişimin doğru okunması ve yönetilmesi gerekmektedir. Bu noktada bizlere düşen görev; kamu, özel sektör ve akademi iş birliğini güçlendirmek, karar alma süreçlerini veri temelli hale getirmek ve yerli üretimi destekleyen, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmaktır” dedi.
“Yerli üretimin gerçekten korunduğu tıbbi cihaz politikalarının izlenmesi gerekmektedir”
Son yıllarda ülkemizde sağlık alanında gerçekleştirilen dönüşüm ve atılan stratejik adımların, tıbbi cihaz sektörüne de önemli bir ivme kazandırdığını hatırlatan Başkan Yaz, “Yerli üretimin desteklenmesi, teknoloji yatırımlarının artırılması ve düzenleyici süreçlerin güçlendirilmesi yönünde atılan adımları memnuniyetle takip ediyoruz. Sağlıkta bağımsızlık; yalnızca hizmet sunumuyla değil, üretim, teknoloji ve tedarik gücüyle mümkündür. Bu doğrultuda; Yerli üretimin gerçekten korunduğu tıbbi cihaz politikalarının izlenmesi gerekmektedir, Sürdürülebilir finansman yapısının oluşturulması ve üniversite ve kamu hastanesi ödenekleri düzenli hale getirilmelidir, Sağlığa ve tıbbi cihaza ayrılan bütçenin artırılması, Ar-Ge ve inovasyon yatırımının gelişmiş ülkeler seviyesine gelmesinin sağlanması, Gerek KİK ile yapılan gerekse DMO üzerinden yapılan toplu alımların hızlı bir şekilde gözden geçirilmesi gerekmektedir. Kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi ve bürokrasi yerine üretim odaklı çözüm modellerinin sağlam temellere oturtulması sektörümüz açısından hayati öneme sahiptir.
Sektörümüzün daha güçlü, daha rekabetçi ve daha yenilikçi bir yapıya kavuşması için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kongremizin çıktılarının, başta ülkemiz olmak üzere sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
“İnsan sağlığına hizmet etmeyi bir ibadet gibi görüyoruz”

SEİS Başkanı Metin Demir de konuşmasında; “İnsan sağlığına hizmet etmeyi bir ibadet gibi görüyoruz” dedi. Değer zincirinde var olan herkes çok kıymetlidir. Sektör son 20 yılda azımsanmayacak kadar önemli bir yok katetti. Üreten Türkiye mottosu çok önemli ama var olan üreticilerimizi de korumamız gerekiyor. Sağlıkta geldiğimiz nokta gerçekten son derece kıymetli. Bütün paydaşların birbirine maksimum destek vermesi temennisiyle güzel bir zirve diliyorum” dedi. ARTED Başkan Yardımcısı Serhan Acar da zirvede bir konuşma yaptığı.
“Yerli üreticilerin geldiği nokta son derece kıymetli”
DMO Genel Müdürü Şinasi Candan da zirvede yaptığı konuşmada, kamu alımlarının, tedarik süreçlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirmenin ötesinde; sektörlerin gelişmesinde önemli bir rol oynayan, yerli üretimi destekleyen ve rekabeti güçlendiren stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Bu yapıda, tedarikçilerin en önemli unsurlardan birisi olduğunu vurguladı.
DMO’nun köklü geçmişi ve kurumsal birikimiyle kamu alımları alanında ülkemizin merkezi satın alma kurumu olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Genel Müdür Candan, 100. yılın getirdiği sorumlulukla birlikte dijitalleşme çalışmalarına hız verildiğini; Sağlık Market, Firma Portalı ve elektronik uygulamaların tedarikçilere önemli kolaylıklar sağladığını ifade etti. Candan, yerli üreticilerin geldiği noktanın son derece kıymetli olduğunu kaydetti.

“Türkiye Tıbbi Cihaz Ekosisteminin Bugünü ve Yarını”
Açılış konuşmalarından sonra, “Türkiye Tıbbi Cihaz Ekosisteminin Bugünü ve Yarını” Oturumu yapıldı. Oturumda: Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin ve TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz birer konuşma yaptılar. TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan da oturuma online olarak katıldı. Prof. Dr. Kervan, konuşmasında; sektörün büyük bir aile, büyük bir ekosistemden oluştuğunu söyledi. Tıbbi cihaz sektörünün 2 yıldır TÜSEB’e önemli destek sağladığını anlatan Kervan, “Üreten Sağlık modelimizin meyvelerini almaya başladık. Her bir adımımızı sektörle atacağız. 2026 yılında tıbbi cihaz sektöründen 400 başvuru aldık. Bütçemizin yüzde 30’unu tıbbi cihaz sektörüne ayırmış durumdayız” dedi.





