28 Mart 2026 / Cumartesi
Medikal News
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Aktüel
  • Hastane
  • Kongre
  • Medikal
  • Röportaj
  • İlaç
  • Atama
  • ESTETİK
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Medikal News
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Bıçaksız cerrahi olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamalarındaki yenilikler kongrede ele alındı

Medikal News Yazan Medikal News
28 Mart 2026
Kategori : Kongre, Manşet
A A
Bıçaksız cerrahi olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamalarındaki yenilikler kongrede ele alındı

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği’nin düzenlediği “2026 Ulusal Kongresi-EVIS Uluslararası Ortak Toplantısı” Antalya Kemer’de başladı. Dünyanın dört bir yanından 200’ün üzerinde bilim insanının katıldığı kongrede, Girişimsel Radyolojinin tedavi ettiği çok geniş yelpazedeki hastalıklar ve yeni tedavi yöntemleri tartışıldı. Kongrede toplam katılımcı sayısı rekor kırarak 1300’ü aştı. Kongrede ülkemizden 180, başta Amerika, Avrupa ve komşu ülkelerden 30’un üzerinde bilim insanı davetli konuşmacı olarak yer alacak.

Kongre çerçevesinde düzenlenen basın toplantısına: Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Levent Oğuzkurt, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Turgut Ilgıt, İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, Ankara Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Boyvat, Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Prof. Dr. Bora Peynircioğlu, Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’nden Prof. Dr. Mustafa Parıldar, Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy, Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Saim Yılmaz katıldı.

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Levent Oğuzkurt, “Dört gün süren kongremizde yaklaşık 40 bilimsel oturum, Girişimsel Radyoloji hemşire ve teknikerlerine özel oturumlar, pratiğe yönelik çalıştaylar, malzeme eğitimi yapılan eğitim merkezleri, 2 tam gün süren ve Türkiye’nin iki büyük merkezinden çok değişik hasta grupları ile yapılan canlı yayınlar gerçekleştirilecek” dedi.

 TÜRK BİLİM İNSANLARI, “BIÇAKSIZ CERRAHİ” OLARAK İSİMLENDİRİLEN GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ UYGULAMALARINDA DÜNYADA ÖNCÜ ROL OYNUYOR

Girişimsel radyoloji hakkında bilgi veren Prof. Dr. Oğuzkurt, “Girişimsel Radyoloji, tıp alanında dünyadaki en genç bilim dalı. Yüzlerce yıllık geçmişi olan birçok tıbbi bilim dalına göre 60 yıldan fazla süredir en hızlı ilerleyen ve büyüyen bilim dallarından biri olarak hastalıklara şifa olmaya çalışıyor. Girişimsel Radyoloji, dünyada ciddi ölüm riski taşıyan inme, damar balonlaşmaları, birçok kanser türü, bunun yanı sıra yaşam kalitesini ciddi etkileyen damar tıkanıklıkları, iç kanamalar, bacak varisleri ve adını sayamadığımız birçok hastalığın tedavisinde öncü bir rol üstleniyor. Girişimsel radyolojinin tedavi ettiği hastalıkların büyük bir kısmı, eskiden açık ameliyatla tedavi edilen hastalıklar ancak bir kısmı eskiden hiçbir tedavi şansı olmayan hastalıklardır. Türkiye’de ilk yapılmaya başladığı 1980’lerden bu yana bir avuç uzman doktor ile başlayan bu girişimsel tedaviler, günümüzde sayısı 1.000’i aşan Girişimsel Radyoloji uzmanı ile devam etmektedir. Girişimsel Radyoloji bölümünde tüm işlemler ameliyatsız ve minimal invazif yöntemlerle yapılır. Halk dilinde ‘bıçaksız ameliyat’ ya da ‘iğne deliğinden cerrahi’ olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamaları bu yönüyle hem hastalara büyük konfor sağlıyor hem de cerrahiye uygun olmayan ya da cerrahi olmak istemeyen hastalar için önemli bir seçenek sunuyor” diye konuştu.

ATARDAMAR TIKANIKLARINA “BIÇAKSIZ CERRAHİ” İLE ÇÖZÜM

Atardamar tıkanıklıklarına bıçaksız tedavi ile çözüm olduğunu belirten Prof. Dr. Levent Oğuzkurt şunları söyledi: “Vücudumuzda damar olmayan neredeyse tek bir nokta bulunmuyor. Bu nedenle damar hastalıkları vücutta her organı etkileyebiliyor. Damar tıkanıklığı damarların en önemli ve en sık hastalığıdır. Kalp damar tıkanıklığı dünyada tüm hastalıklara bağlı bir numaralı ölüm sebebidir. Beyin ve boyun damarı, bağırsak ya da böbrek damar tıkanıklıkları ölümcül olabilir. Bunun dışında damar tıkanıklıkları, genellikle organ hasarı oluşturarak ciddi sağlık sorunu oluşturur. Halk arasında damar tıkanıklığı dendiğinde en çok kalp damar tıkanıklığı akla gelir, çünkü en sık tıkanıklık kalp damarlarında olur. Ancak, vücuttaki her damarda ciddi daralma ya da tıkanma görülebilir. Yine damar tıkanıklığı dendiğinde aklı hep atardamar tıkanıklığı gelir ancak toplardamarların tıkanıklığı da atardamarlara göre daha seyrek olsa da son derece önemlidir. Atardamarlar, kalpten çıkarak doku ve organları besleyen damarlardır. Atardamarların tıkanıklıkları, genellikle o organın normal işlev görmesini engelleyerek çok daha ciddi sorun yaratır. Bunun yanında toplardamar tıkanıklıkları, çoğunlukla ölümcül değildir, ancak damarı tıkanan kişide hayatları boyu süren hastalıklara ve sorunlara yol açabilir. Ölümcül olmaları sebebiyle her zaman çok daha önemli olan atardamar tıkanmaları için bypass ameliyatlarıyla tedavi yöntemi yıllardan beri uygulanan bir yöntemdir. Bypass ameliyatı, sadece kalp damarlarına değil vücuttaki tıkalı pek çok damara uygulanabilen bir tedavidir. Yani özellikle büyük damar tıkanmalarında tedavi edici bir ameliyat genellikle mevcuttur. Girişimsel radyoloji ameliyatla yapılan bu tedavilerin yerini alan ameliyatsız alternatif tedavi yöntemidir. Bazı durumlarda ise eskiden hiç tedavi edilemeyen atardamar tıkanmalarını tedavi edebilmektedir. Her şeyden önemlisi, damar tıkanıklığı olduğunda bu sadece ameliyat ya da girişimsel anjiyografik müdahalelerle açılabilir. Günümüzde kalp, boyun, beyin, bacak, bağırsak ve böbrek atardamarların ciddi daralmaları ve tıkanmalarının çok büyük bir kısmı anjiyografi yöntemiyle balon, stent ya da damar tıraşlama yöntemleri kullanılarak açılıp tedavi edilebilir.”

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Parıldar ise bu yöntemin genel anestezi olmaması, büyük kesi yapılmaması ve hastanın hızlı şekilde normal hayatına dönüşünü sağlaması gibi birçok avantajı olduğuna dikkati çekti.

CERRAHİ SONRASI GELİŞEBİLEN KANAMA ARTIK GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ İŞLEMİYLE DURDURULABİLİYOR

Girişimsel radyolojinin diğer bölümlerle ortaklıklarından bahseden Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD Öğretim üyesi Prof. Dr. Erhan Turgut Ilgıt da, “Örneğin, bir ameliyat sonrası beklenmedik bir kanama olduğunda eskiden hasta tekrar ameliyata alınma zorunda kalırdı. Günümüzde bir Girişimsel Radyoloji tedavisi olan anjiyografide embolizasyon ile bu sorun kolaylıkla çözülür. Tedavi sonrası ortaya çıkan akciğer karın gibi bölgelerdeki abseler, sıvı birikimleri, safra yolu ya da idrar yolundaki tıkanmalar tekrar ameliyata gerek olmadan Girişimsel Radyoloji tedavileri ile çözümlenmektedir. Çok basit olmasına rağmen eskiden tanı koyma amacıyla ameliyatla alınan bazen hiçbir şekilde yapılamayan biyopsi işlemleri artık Girişimsel Radyoloji’de iğne biyopsisi şeklinde yapılabilmektedir. Bu konulardan da anlaşılabileceği gibi Girişimsel Radyoloji tıbbın hemen her dalında diğer bölümlerle ortak iş yapmakta, oluşan sorunların çözümlenmesine yardımcı olmaktadır. Hastalar ise hiç fark etmeden muhtemel birçok kere ameliyat olmaktan kurtulmakta, birçok işlemi daha kolay ve konforlu geçirmekte, Girişimsel Radyolojinin sunduğu daha az hastane kalış süresi, daha az risk ve hızla normal hayatlarına dönebilme konforunu yaşamaktadır” açıklamasında bulundu.

BAZI KANSERLERİN TEDAVİSİNDE DE GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ İLE TEDAVİ MÜMKÜN

Kanser tedavisinde de girişimsel radyolojinin önemli bir rol üstlendiğini anlatan Prof. Dr. Fatih Boyvat ise şu bilgileri verdi: “Kanser tedavisinde her geçen gün daha fazla uygulanan ve etkin tedavi başarısı ortaya koyan vücudun komandoları olarak tanımlanan ve bağışıklık sistemini harekete geçirerek tümörle savaşı esas alan immünoterapi ile birlikte girişimsel radyoloji uygulamaları artık önemli bir seçenek haline gelmektedir. Akciğer, cilt, böbrek, mesane, baş-boyun, lenfoma, meme, mide ve rahim ağzı kanserleri gibi özellikle ileri evre tümörlerin tedavisinde kullanılan immünoterapi ile birlikte kombine olarak uygun hasta profilinde yapılan girişimsel radyoloji uygulamalarıyla, özellikle cerrahi şansı bulunmayan hastalarda yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilmekte, tümör stabil hale getirilebilmektedir. Türk Girişimsel Radyoloji Derneği, hem hekimler hem de toplum için bu modern tedavi yöntemleri hakkında farkındalık yaratmayı ve hastaların daha az invaziv, daha hızlı iyileşme sağlayan tedavi seçeneklerine erişimini artırmayı hedeflemektedir. Girişimsel radyoloji, modern tıpta sessiz ama çok güçlü bir dönüşümü temsil etmekte ve birçok hastalık için daha güvenli, daha konforlu ve daha hızlı iyileşme sağlayan tedavi seçenekleri sunarak sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir.”

TİROİD VE GUATR HASTALIKLARINDA AÇIK CERRAHİ YERİNE “DONDURMA” YA DA “ISITMA” İŞLEMİ İLE AMELİYATSIZ TEDAVİ

Tiriod kanserinde organın ameliyatla alınması ve yüksek doz radyasyon verilmesi yerine, “ısıtma” ve “dondurma” gibi ablasyon yöntemleriyle sadece kanserli doku tam olarak öldürülmekte ve tiroidin kalan sağlam kısmının korunabilmekte olduğunu söyleyen Prof. Dr. Saim Yılmaz şöyle konuştu: “Çapı 1 cm’nin altında olan papiller kanserler hem ısıtma hem de dondurma gibi ablasyon yöntemleriyle güvenli olarak tedavi edilebilirler. Daha büyük papiller kanserler de ise dondurma (kriyoablasyon) yöntemi tercih edilmektedir. Tiroidin çeşitli nedenlere bağlı olarak büyümesi “guatr” olarak isimlendirilmektedir. Guatr, tiroid bezinin tamamının büyümesine bağlı ise “basit guatr”, içindeki nodül adı verilen yumruların büyümesine bağlı ise “nodüler guatr” denilmektedir. Tiroiddeki nodüller genellikle iyi huyludur ve benign nodül olarak adlandırılırlar, ancak yüzde 5-10 oranında da kötü huylu kanser olabilirler. Nodüller, nadiren aşırı hormon salgılayarak tiroidin fazla çalışmasına (hipertiroidi) neden olabilirler ve zehirli (toksik) nodül olarak isimlendirilirler. Bazen hipertiroidi bir nodülün değil tiroidin tümünün aşırı çalışmasına bağlı olabilir ve “Graves” hastalığı olarak adlandırılır. Yakın zamana kadar sadece ameliyat ve atom (radyoaktif iyot) ile tedavi edilebilen bu hastalıkların tümü için günümüzde girişimsel tedavi seçenekleri mevcuttur. Bu tedaviler ablasyon ve embolizasyon olarak iki ana grupta toplanabilir. Ablasyon, nodülün içine ciltten yerleştirilen özel iğnelerle nodülün öldürülmesi anlamına gelir. En sık kullanılan ablasyonlar alkol, ısıtma (radyofrekans, mikrodalga) ve dondurma yöntemleridir. Ablasyondan sonra ölen nodül dokusu vücut tarafından bir yaranın iyileştirilmesi gibi küçültülür ve zararsız bir kalıntıya dönüşür.”

ERKEN EVRE MEME KANSERİNDE VE KİTLELERDE NEŞTERSİZ ÇÖZÜM

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği’nin yıllık kongresinde sunulan bilimsel veriler ve klinik uygulamalar hem iyi huylu kitlelerin hem de erken evre meme kanserinin artık neşter vurulmadan, açık cerrahiye gerek kalmadan, genel anestezi gerektirmeden ve hastanede yatışa ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebildiğini ortaya koydu. Tıp dünyasının en hızlı gelişen branşlarından biri olan Girişimsel Radyoloji’nin meme sağlığında devrim niteliğinde bir değişime öncülük ettiğine değinen Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy, Ameliyatsız Meme Kanseri Tedavisi: Kriyoablasyon (Dondurma Tedavisi) hakkında şunları söyledi: “Tıpta gelişen teknoloji ve girişimsel radyoloji ile yapılan uygulamalarla, meme kanseri tanısı alan hastalar için en büyük endişe kaynağı olan cerrahi müdahale ve estetik kayıplar, modern tıp sayesinde geride kalıyor. İki cm’nin altında olan erken evre meme kanserinde, lokal anestezi altında uygulanan Kriyoablasyon yöntemi, artık uluslararası tedavi algoritmalarında yerini almaya başladı. Girişimsel Radyoloji uzmanları tarafından ultrason eşliğinde gerçekleştirilen bu işlemde, tümör ince bir iğne ile tümörün tam merkezine girilerek kitle yaklaşık -40 derecenin altına inecek kadar soğutularak donduruluyor. Bu sayede tümör hücreleri canlılığını yitirirken, çevredeki sağlıklı doku korunuyor. Dünya çapında yürütülen ve tıp literatüründe büyük yankı uyandıran ICE3 Klinik Araştırması, 60 yaş üstü düşük riskli meme kanseri hastalarında kriyoablasyonun cerrahisiz, güvenli ve son derece başarılı bir yöntem olduğunu kanıtladı. Yine Amerikan Cerrahlar Koleji tarafından desteklenen ACOSOG Z1072 çalışması, küçük tümörlerde bu yöntemin yüzde 92 ile yüzde 100 arasında başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir.”

DİZ KİREÇLENMESİNDE AMELİYATSIZ YENİ YÖNTEM: DİZ ANJİYOSU

Diz kireçlenmesinde Geniküler Arter Embolizasyonu yöntemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez da konu ile ilgili şu bilgileri verdi: “Diz kireçlenmesi, özellikle orta yaş ve üzerindeki kişilerde sık görülen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir eklem hastalığıdır. Yürürken, merdiven çıkarken hatta gece dinlenirken hissedilen diz ağrıları zamanla günlük hayatı zorlaştırabilir. Son yıllarda girişimsel radyoloji alanında geliştirilen ve “diz anjiyosu” olarak ifade edilen tıbbi ismiyle “Geniküler Arter Embolizasyonu” yöntemi ise diz kireçlenmesine bağlı ağrıları azaltmayı amaçlayan ameliyatsız bir tedavi seçeneği olarak dikkat çekmektedir. Ülkemizde yapılan bilimsel araştırmalar da diğer dünyadaki diğer çalışmalar gibi uygun hasta seçimi durumunda diğer enjeksiyon ve ağrı kesici tedavilere göre çok daha uzun süre etki gösterdiğini kanıtlamıştır. Diz anjiyosu, diz ekleminde ağrıya ve iltihaba neden olan anormal küçük damarların anjiyografi yöntemiyle tespit edilerek, içeriden kapatılması prensibine dayanır. Bu işlem sırasında diz eklemi açılmaz, kesi yapılmaz ve cerrahi müdahale uygulanmaz. Tedavi yalnızca damar yoluyla, birkaç milimetrelik bir girişten gerçekleştirilir. Uzmanlara göre diz kireçlenmesi uzun yıllar sadece kıkırdak aşınması olarak düşünülmüştür. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, diz ağrısının önemli bir kısmının eklem içinde gelişen iltihaplanma ve buna bağlı yeni damar oluşumundan kaynaklandığını göstermektedir. Kıkırdak hasarı başladığında eklem zarında iltihabi bir süreç gelişir ve bölgede düzensiz, kırılgan yeni kılcal damarlar oluşmaya başlar. Tıp dilinde neoanjiyogenez olarak adlandırılan bu süreç, aynı zamanda ağrı sinirlerinin de eklem içine ilerlemesine neden olur. Bunun sonucunda normalde ağrı hissetmeyen eklem dokuları hassas hale gelir. Daha önce sorun yaratmayan kısa yürüyüşler, merdiven çıkma veya diz üzerine yük bindiren günlük hareketler bile ağrıya yol açabilir. Diz anjiyosu işte bu noktada devreye girer. İşlemin amacı, ağrıya neden olan bu anormal damar ağını ortadan kaldırmaktır. Uzmanlar bu durumu basit bir benzetmeyle anlatıyor: Bahçede istenmeyen otları kurutmak için o otlara giden suyu kesmek gibi, ağrıya neden olan damarların kapatılması da iltihaplı dokunun etkisini azaltır. Böylece ağrı yalnızca geçici olarak bastırılmaz; ağrıyı besleyen biyolojik süreç hedef alınmış olur.”

Girişimsel radyoloji uzmanı Prof. Dr. Bora Peynircioğlu ise kadınlarda sık rastlanan miyomların bazı hastalarda cerrahi yönteme uygun olmadığını, bu hastaların girişimsel radyoloji sayesinde miyomlarını çok rahat tedavi ettirebildiğini söyledi. Peynircioğlu, erkeklerde ise prostat büyümesine bu yöntemle çok rahat çözüm bulunabildiğini ifade etti.

Farklı ülkelerden girişimsel radyoloji derneklerinin yöneticileri ile yabancı uzmanların katıldığı, video destekli eğitim oturumları, atölye çalışmaları, girişimsel radyolojideki en güncel gelişmeler ve bilimsel çalışma sonuçlarının yer alacağı kongre 31 Mart’a kadar sürecek.

En Son Haberler

Bıçaksız cerrahi olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamalarındaki yenilikler kongrede ele alındı

Bıçaksız cerrahi olarak bilinen girişimsel radyoloji uygulamalarındaki yenilikler kongrede ele alındı

28 Mart 2026
Türkiye’nin İlk Stoma Deneyim Merkezi Ankara’da Kapılarını Açtı!

Türkiye’nin İlk Stoma Deneyim Merkezi Ankara’da Kapılarını Açtı!

28 Mart 2026

AÇILACAK OLAN 26 ÖZEL HASTANE SAĞLIK HİZMETLERİNİ RAHATLATACAK

25 Mart 2026
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde Da Vinci X Robotik Cerrahi Sistemi hizmete alındı

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde Da Vinci X Robotik Cerrahi Sistemi hizmete alındı

25 Mart 2026
Medikal News

Medikal News İletişim Adresi

Barbaros Hayrettin Paşa Mah. 1993 Sk. Papatya Residence 2. No: 35. A Blok. Kat: 6 Daire; 109
ESENYURT/İSTANBUL
Tel: 0212- 853 63 05 Fax: 0212- 853 63 15

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • #1 (başlık yok)
  • İLAÇ
  • İLETİŞİM
  • KÜNYE
  • LABORATUVAR
  • MEDİKAL
  • AKTÜEL
  • HASTANE
  • KONGRE
  • RÖPORTAJ

© 2021 Tekprosis Bilgisayar - Tekprosis Professional Partner