14 Aralık 2016

“Yüksek kaliteli üstün Japon teknolojisi ve servisi ile Türkiye’nin sağlık sektörüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz”

salih-bilgin-1 Toshiba Turkey Tıbbi Sistemler A.Ş.’nin yeni Genel Müdürü Salih Bilgin ile Toshiba Türkiye Tıbbi Sistemler’in son dönem çalışmaları üzerine bir röportaj yaptık.

Yeni göreviniz hayırlı olsun. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Öncelikle teşekkür ederim. Ben Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik mühendisliği departmanından 1995 senesinde mezun olduktan sonra yine aynı okulda, Biyomedikal Mühendisliği alanında yüksek lisans derecemi kazanıp, Toshiba Medical’in o dönemdeki distribütörü olan İncekaralar A.Ş. firmasında iş hayatıma başladım. 18 yılı aşkın süredir Toshiba Medikal ailesi için çalıştıktan sonra (son 11 yılı Satış ve Pazarlama müdürü), 2 yıl kadar Elekta Türkiye’nin Kurucu Ülke Müdürü olarak Radyoterapi alanında görev aldım ve nihayetinde 1 Ekim 2016 itibari ile Toshiba Türkiye’ye, Genel müdür pozisyonunda geri döndüm.

40 yıldır ülkemizde hizmet veren Toshiba Türkiye Tıbbi Sistemler A.Ş.’nin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Toshiba 40 yılı aşkın süredir medikal görüntüleme alanında Türkiye pazarındadır ve önemli müşterileriyle çok önemli bir role sahiptir. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan ötürü sağlık hizmetlerindeki büyüme potansiyelinin verdiği önemle ve Türkiye’nin Asya, Ortadoğu-Afrika ve Avrupa’ya geçit konumunda olmasından dolayı Toshiba Medical Systems Japonya firması, 2013 yılında, daha önce TMST adıyla faaliyet gösteren distribütör firmamızı bünyesine katarak çok önemli bir yatırım hamlesi gerçekleştirmiştir. Toshiba firmasının üretmekte olduğu MR, Bilgisayarlı Tomografi, Anjiyo, Ultrasonografi, Röntgen gibi tıbbi cihazların Türkiye’de satış, pazarlama ve servis faaliyetlerini yürütmekte olan yeni adıyla Toshiba Turkey Tıbbi Sistemler A.Ş. özel ve kamu hastanelerine yapılan münferit cihaz tedariklerinin yanısıra, Sağlık Bakanlığı toplu alım ihaleleri ile son yıllarda toplamda 194 adet Bilgisayarlı Tomografi ve 720 adet Ultrasonografi sistemlerinin teslimatını tamamlamıştır ve bu cihazlara servis sunmaya devam etmektedir. Toshiba Türkiye, son iki senedir Türkiye pazarında Bilgisayarlı Tomografi ve Ultrasonografi sistemlerinde yakaladığı başarıyla pazar lideri konumundadır ve hem kamuda hem özel sektörde tüm müşterilerine radyoloji alanındaki en önemli diagnostik sistemlerin satışı, servisi ve komple anahtar proje teslimi gibi alanlarda hizmetlerini son sürat sürdürmektedir.

Toshiba Medikal Sistemler Grubu’nun faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Toshiba, 1914 yılında, X-Işını tüplerini medikal amaçlı üreten ilk Japon şirketidir ve ayrıca 1983 yılında dünyada MR cihazını ilk pazarlayan şirkettir. Günümüzde, TMSC, Renkli doppler ultrason, helikal BT sistemleri ve dinamik hacim BT gibi dünyada ilklere imza atmış sistemlerin dahil olduğu diyagnostik görüntüleme sistemlerinde ileri-gelen bir global şirkettir. TMSC, BT, MR, X-Işını, Ultrason tanı sistemleri gibi geniş tanısal görüntüleme sistemlerini, sağlık hizmetleri çözümleri olarak 135’ten fazla ülkeye ulaştırmaktadır. TMSC, Japonya’da diyagnostik görüntüleme sistemleri pazarında, özellikle BT alanında, birinci sıradadır ve pazarın %50’sini kazanmış durumdadır. Dünya genelinde, TMSC, BT sistemlerinde 2. sırada ve Ultrason Sistemlerinde 3. sırada yer almaktadır. Toshiba Medical Systems grubu, “Made for Life” sloganıyla, dünya genelindeki müşterilerine sağladığı inovatif ve gelişmiş ürün ve çözümleriyle, sağlık hizmetlerine ve sosyal yardımlaşmaya her zaman katkıda bulunmaktadır. En önemlisi sadece hastaların değil, sağlıkla ilişkili her insanın yaşam kalitesini arttırmayı amaçlamaktayız. Gelişmiş teknolojilerle, radyasyonu azaltıyoruz, tetkik sürelerini azaltarak hastalara daha fazla konfor sağlıyoruz ve medikal kurumların verimliliğini arttırıyoruz.

Kamu-Özel Sektör İşbirliği (PPP) projelerinde Toshiba’nın ne gibi çalışmaları var?

Toshiba pazarın diğer segmentleri ile olduğu gibi PPP segmenti ile de yakından ilgili ve Isparta Şehir Hastanesi’nin projesini Akfen firması ile imzalamış durumda. Firmamız, PPP alanındaki yurtdışı tecrübelerini ve işbirliklerini ülkemize aktarmak üzere çeşitli girişimlerde de bulunmaktadır. Çoğumuzun bildiği üzere, PPP konusu ilk defa Birleşik Krallık’ta keşfedilmiş ve zaman içerisinde bütün batı Avrupa’da yaygınlaşmış ve halen de yaygın bir biçimde kullanılmakta olan bir yöntemdir. Bu bağlamda, bizim gibi çok uluslu firmaların Avrupa organizasyonlarından faydalanmaları ve olabilecek formatları Ülkemize sunmaları imkân dahilinde olabilmektedir. Gün geçtikçe Ülkemizin yerel mevzuatı da AB mevzuatına uyum sağlamakta olduğundan, bu gibi bilgi transferlerinin de önü açılmaktadır. Toshiba Medikal Sistemlerin 15 yılı aşkın süredir dünya genelinde, özellikle Avrupa’da olmak üzere PPP sektöründe tecrübesi bulunmaktadır ve bu tecrübesini Türkiye’de ki entegre sağlık kampüsleri için kullanacaktır.

Bilgisayarlı Tomografi’de Türkiye’de önemli bir Pazar payınız var. Bu cihazlarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Şu anda Türkiye’deki her 3 bilgisayarlı tomografi sisteminden birisi Toshiba’dır. Türkiye’de 81 ilin 75’inde Toshiba marka BT sistemleri değerli hocalarımızın önderliğinde hastalarımıza hizmet vermektedir. Bu çok ciddi bir pazar segmenti liderliği anlamına gelmektedir. Uzun bir süre boyunca paket işlerin dışında kalınarak elde edilen bu yaygınlığın tabii ki hem kalite fiyat dengesi, hem de klinik esneklik anlamında ciddi avantajlardan kaynaklandığını söylememiz lazım. Toshiba Bilgisayarlı Tomografi teknolojilerine son 20 yıla damga vuran yenilikleri de üreten firma olarak yerleşmiştir. 1997 yılında ilk ‘CT Fluoroskopy’ yazılımından tutun da, 2007 yılından beri 10 yıllık ‘geniş alan dedektör’ sisteminin halen egale edilememesi veya 3 fazlı vHP yazılımı gibi özellikler Toshiba’nın haklı liderliğinin birer dayanağı olmuştur.

Toshiba MR, Anjiyo ve Ultrason Sistemleriniz hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Toshiba Ultrason sistemlerinde geleneksel olarak çok iyi bilinen bir marka. Gerek Avrupa’da gerekse Türkiye’de bayağı ciddi bir oyuncu. Ayrıca girişimsel radyoloji ve girişimsel kardiyoloji alanlarında en geniş model portföyüne sahip olan firma olması sebebi ile Anjiyo sistemlerinde de bayağı önde gidiyor. Özellikle hybrid OR çözümlerinde Türkiye’deki en çok referansa sahip marka olduğunu belirtmek lazım. MR konusu ise çoğu kişiyi şaşırtacak şekilde bayağı eskilere dayanan tecrübeleri ihtiva ediyor. Şöyle ki endüstrinin ilk ticari MRG sistemini (MRT-15 modeli) 1983 yılında üreten ve pazarlayan firma Toshiba firmasıdır ve şu anda dünya üzerinde 3000’den fazla Toshiba MRG sistemi hastalara hizmet vermektedir.

Konya Selçuk Üniversitesi’nde hizmet vermeye başlayan Vantage Titan MRG sistemi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Vantage Titan özelliklerinden ve performansından asla ödün vermeden görüntü kalitesini, en kaliteli şekilde sağlayan geniş gantrili, 16 kanal, 1.5 Tesla MRG sistemidir. 71 cm hasta giriş açıklığı ve ultra-kısa 1.4 metre magnet, 55 cm x 55 cm x 50 cm gibi geniş bir görüntüleme alanı sunar. Sistem hasta, kullanıcı ve çevre dostu olarak tasarlanmıştır, düşük güç kullanımı sayesinde günlük maliyet-performans oranında büyük avantaj sağlar. Özel geliştirilmiş PianissimoTM teknolojisi termal akustik gradyent gürültüsünü şaşılacak derecede azaltır, hastanın daha rahat olmasını sağlar. Vantage Titan, kontrastsız MRA dahil, klinik ortamın ihtiyaçlarına çözüm sağlayan çok çeşitli ileri görüntüleme teknikleri ve beraberindeki paralel görüntüleme teknolojisi Atlas SPEEDERTM ile çok yönlü tanı olanağı ve düzgün iş-akışı ile bütün klinik tetkiklerde kolay ayar ve akuzisyon sağlar. Selçuk Üniversite’si Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kazandırılan ve Eylül ayında hizmet vermeye başlayan Vantage Titan ile günlük hasta kapasitesi iki katına çıkarılmış durumdadır. Vantage Titan 1.5 Tesla üst sınıf Manyetik Rezonans Görüntüleme sistemi ile haftanın 7 günü günde ortalama 80 hastaya, kontrastsız ileri görüntüleme tekniklerinden rutin protokollere, 71 cm geniş gantri açıklığı ve sessiz çalışma özelliği PiannissimoTM gibi sınıfının üstünlükleriyle, en üst düzeyde, konforlu ve doğru hizmet sağlanmaktadır.

Dünyanın en gelişmiş 640 kesitli bilgisayarlı tomografi cihazı olan Aquillion ONE ViSION birçok üniversite hastanesinde hizmet vermeye başladı. Bu ürününüz ile ilgili neler söylersiniz?

Bu sistemin ilk versiyonu (Aquillion ONE) 2007 yılı RSNA toplantısında dünyaya lanse edilmişti ve o gün bugündür 320 dedektör satırı ve 16 cm kapsamı alanı ile dünyanın en geniş dedektörü olma özelliğini korumaktadır. Uzun ve meşakkatli Ar-Ge çalışmaları sonucunda dünyanın ilk dinamik hacim BT sistemi olarak piyasaya çıkmış ve 640 kesit görüntü akuzisyon kabiliyeti ile BT inovasyonları arasında devrim yaratmıştır. Dünya’da 1000’in üzerinde kurulu Aquilion ONE sınıfı sistem bulunmaktadır. Doğal olarak zaman içerisinde dedektör malzemesinde değişiklikler, sistemin tarama zamanında gelişmeler ve başka ilaveler yapılsa da gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz ki, Toshiba’nın 2007 yılında dünyaya kazandırdığı bu 320 satırlı sistem, halen endüstrinin en geniş dedektörüne haiz olma özelliğini korumaktadır. Türkiye’de şu anda 10 adet Aquillion ONE veya Aquillion ONE ViSION sınıfı dinamik hacim BT sistemi kurulu bulunmaktadır.

Onkoloji alanındaki projeleriniz ile ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?

Onkoloji alanında Toshiba Medikal ihtiyaç çatısı altında çok uygun sistemler üretmektedir. Bunlardan ilki, çok yaygın olarak bilinen CT-Sim sistemi olan Aquilion LB bilgisayarlı tomografi sistemidir ve 90 cm gantri genişliği ile bu segmentteki en geniş CT-Sim olma özelliğini korumaktadır. Türkiye’de kurulu toplam 21 Aquilion LB CT-Sim sistemi bulunmaktadır ve bunların sonuncusu Ekim ayında Hacettepe Üniversitesi Onkoloji hastanesine kurulmuştur. Ayrıca girişimsel Onkoloji alanında da, 4DCT sistemini üretmekte ve özellikle HCC gibi hastalıkların, kemoembolizasyon, ablasyon vb. yöntemlerle tedavisine büyük katkıda bulunmaktadır. Malumunuz Japonlar karaciğer sağlığı konusunda dünyanın önde gelen ülkesidir. Özellikle endoskopik yaklaşımlara ve diğer karaciğer girişimlerine hep bu ülke tarafından önderlik edilmektedir. 4DCT sistemi, karaciğer onkolojik yaklaşımlarının en üst düzey ekipmanı olmuş ve şu aralar Fransa’da ve Amerika Birleşik Devletlerinde de yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu sistemin ülkemize de kazandırılması için bizler de bazı girişimler içerisindeyiz. Zira her şeyden önce bu ülkenin sağlık kalitesinin de yükselmesine katkı sağlamamız gerektiğine inanmaktayız.

Cihaz satışlarınızla ilgili hastanelere ne gibi avantajlar sunuyorsunuz?

Satış odaklı en önemli avantajımız, sistemlerimizin güvenilir, kullanıcı ve aynı zamanda hasta dostu olması ve arıza frekanslarının oldukça düşük olmasıdır. Bunun yanında klinik alanlarda her modalite için kendine özgü avantajlarımız olduğu gibi Jumbo ebattaki projeler için müşterilerimize Japon Eximbank’ından finansal çözüm ve kredi imkânları sunabilmekteyiz. Çözümlerimizin tümü hizmet odaklı yaklaşımı içerdiği gibi, yılların verdiği tecrübe ile müşterilerimizle olan ilişkilerimizi ‘deneyim yönetimi’ ile tamamen güvene dayalı bir sistem içinde kurabilmemiz en önemli avantajlarımızdan bir diğeridir. Bunların yanı sıra “Made for Life” sloganımızı hayata geçirebilmek, kullanıcıların sistemlerimizi efektif ve güvenli kullanabilmesi için hastanelere yüksek klinik değer, hasta konforu, oldukça düşük doz, sağlam teknoloji ile güvenilirlik, ekonomik faydalar, sürdürülebilir uzun vadeli hizmet ve bakım, gelişmiş aplikasyonlar gibi önemli yararlar sağlıyoruz.

2017 yılı sağlık sektörü için nasıl bir yıl olacak?

2017 yılında PPP’lerin pazardaki ağırlığının biraz artmasını, özel sektörün yatay seyretmesini ve diğer kamu işlerinin biraz azalmasını, dip toplamda pazarın yatay seyretmesini veya biraz büyümesini bekliyorum.

Toshiba’nın Türkiye pazarındaki hedeflerinden biraz bahseder misiniz?

Toshiba’nın Türkiye’deki vizyonu, güvenilir ve sağlam ürünler üreten, kamu/özel sınıfı bütün müşterilerin aklına ilk sıralarda gelen, güvenilen bir çözüm ortağı olmasıdır. Toshiba Medikal olarak müşterilerimize en iyi fiyat vermenin ötesinde onların iş süreçlerine entegre olup, onlarla birlikte yaşayıp, iç görü geliştirerek değer yaratmak istiyoruz. B2B pazarlama yapan bir şirketin amacı müşterileri için vazgeçilmez bir tedarikçi konumuna yükselmek olabilir ancak biz bunu hedeflerken sadece ürünlerimizin ve hizmetlerimizin satışına bakarak değil, “Made for Life” felsefesi ile insana ve iyi yaşam anlayışına odaklanarak tüm Türkiye’de müşteri memnuniyetini ve pazar taleplerini karşılayacak nitelikte tüm aktivitelerimizi güçlendirmek ve pazardaki lokal varlığımızı genişletmek için son sürat çalışmaya devam edeceğiz.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It