23 Mart 2016

“Yerli malına yüzde 15 avantaj uygulanması yasal düzenlemeyle sabit olmalı”

alper cıhan 2 DEKUPE olyacak

Yeni göreve başlayan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurum Başkanı Prof. Dr. Alper Cihan, Medikal News dergimizin sorularını cevaplandırdı.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun yapısından biraz bahsedebilir misiniz? TKHK neler yapıyor?

Bildiğiniz üzere 2003 yılında başlattığımız Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde vatandaşımızın hizmete erişimi önündeki engeller kaldırılmış ve sağlıkta hizmet çeşitliliği artırılmıştır. Hastanelerdeki poliklinik oda sayıları, yatak sayıları, nitelikleri, yoğun bakım kapasiteleri ve donanımları artırılarak hizmetin kalitesi maksimum seviyelere çıkarılmıştır. Rakamlara bakacak olursak; 2002 yılında ülkemizde Sağlık Bakanlığı hastanelerinin 665 yenidoğan yoğun bakım yatağı bulunmakta iken bugün itibarıyla bu sayı 5 katına çıkmış ve 3.331 yenidoğan yoğun bakım kapasitesine ulaşılmıştır. Benzer şekilde 2002 yılında 869 olan erişkin yoğun bakım yatak kapasitesi 8.307 yatağa çıkarılarak yaklaşık 10 katına ulaşmıştır. Hastalara en iyi tedavi imkânını sunmak amacıyla çağın teknolojisine uygun tıbbi cihazların sayısı Türkiye genelinde artırılmıştır. Bütün bunlarla bekleme süreleri minimize edilmiş, vatandaşlarımızın tanı ve tedavi sürelerine büyük oranda hız kazandırılmıştır. Elbette sağlık hizmetlerinde her geçen gün bir üst seviyeleri hedeflemek, hastanelerimizi gelişen teknolojiyle orantılı olarak geliştirmek, yenilemek ve Türkiye’yi bu alanda bölgesinin lideri haline getirmek sorumluluğundayız. Hizmet sunumundaki kaliteyi daha da yukarılara taşıyabilmek, ancak ve ancak pratik, bürokrasiden uzak ve yerinden yönetim anlayışı ile mümkün olacaktır. Bu nedenle teşkilat yapımızda 2 Kasım 2011 tarihinde 663 sayılı KHK ile revizyon gerçekleştirdik. 19 Mart 2012 tarihinde faaliyetlerine başlayan Kurumumuz, tüm Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin bir ülkeyi yaşanır kılan en önemli ölçütlerden biri olduğunu bilerek, insan odaklı, nitelikli ve güvenilir sağlık hizmeti sunmayı temel amaç edinmiştir. Kurumumuz 37 bini uzman hekim, 22 bini pratisyen, asistan ve diş hekimi olmak üzere olmak üzere 59 bin hekim, 166 bin sağlık personeli ile toplamda 432 bin çalışanıyla ülkemize hizmet vermektedir. Kurumumuz ülke genelindeki (kamu, özel, üniversite dâhil) toplam uzman hekim sayısının %50’sini, yatak kapasitesinin % 60’ını bünyesinde barındırmaktadır. Buna karşılık hastanelerimiz ülke genelindeki 2. ve 3. basamak poliklinik iş yükünün %74’ü, acil başvuruların ise % 83’ü ile kapasitesinden daha fazla rol üstlenmektedir.

Kurumunuza bağlı kaç hastane ve genel sekreterlik bulunuyor?

Kurumumuz, 49 Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 25 Dal Eğitim Araştırma Hastanesi, 53 Genel Dal Hastanesi, 364 Genel Hizmet Hastanesi ve 216 Küçük Ölçekli Diğer Hizmet Hastaneleri ile sağlık hizmet sunumuna devam etmektedir. Kurumumuza bağlı 15 ADSH ve 134 ADSM hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra 19 üniversite ile ortak kullanım protokolü imzalanmış olup Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile imzalanan protokole göre de 55 sağlık tesisimiz çalışmalarını üniversite ile birlikte yürütecektir. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu; “Sağlık hizmetlerinde güven duyulan ve uluslararası alanda referans gösterilen bir kurum olmak” vizyonu çerçevesinde her ilde asgari bir kamu hastane birliği olacak şekilde, ülke genelinde toplam 89 birlikten ve bu birliklere bağlı sağlık tesislerinden müteşekkil geniş çaplı bir taşra örgütlenmesine sahiptir.

İl veya ilçelerde planlanan yeni hastane yatırımlarınız var mı acaba?

78 ilimizde, 220 tanesi ilçeler olmak üzere toplamda 420 sağlık tesisimize yönelik yatırımlarımız devam etmektedir. Amacımız Türkiye’nin her yerinde, tüm vatandaşlarımızın aynı hizmet olanaklarından faydalanmasını sağlamak ve sadece ülke içinde değil, bölgesinde de sağlık hizmetinin öncüsü bir Türkiye inşa etmektir. Öte yandan bu yatırımlardaki temel önceliğimiz, sağlık bilişim teknolojilerinin tüm olanaklarından faydalanarak hastanelerimizin teknolojik alt yapısını güçlendirmek ve bu yolla hizmet kalitemizi en üst seviyelere çıkarmaktır.

Sağlık tesislerinin teknoloji alt yapısını güçlendirmekten bahsettiniz. Kamu hastanelerinin “Dijital hastane” olması için önemli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalardan biraz bahseder misiniz?

Sağlık Bakanlığının 2013-2017 Stratejik Planında da yer aldığı üzere Bakanlığımıza bağlı sağlık tesislerinde dijital hastane kavramını oluşturmak ve yaygınlaştırmak hedefi çerçevesinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Sağlıkta Dönüşüm Programının da ana bileşenlerinden biri olan hastanelerin bilişim altyapısının geliştirilerek nitelikli bilgiye erişilmesi doğrultusunda yürütülen çalışmalarla sağlık tesislerimizi donanımsal ve yazılımsal olarak güçlendirdik. Özelikle 2013 yılında Bakanlığımız, Kurumumuz ve HIMSS Avrupa ile imzalanan protokol çerçevesinde bu süreci hızlandırdık. Protokolle Bakanlığa bağlı hastanelerin mevcut durum analizleri yapılmakta, bu değerlendirme sonucu oluşan EMRAM skoru ile hastaneler birden yediye kadar olan aşamalar çerçevesinde sınıflandırılmaktadır. Değerlendirme sonucu 6 ve 7 çıkan hastaneler ise sertifikalandırılmaktadır. Geçen 3 yıl içinde 600’ün üzerinde hastanemiz değerlendirilmiş ve 11 hastanemiz Seviye-6 ödülü almaya hak kazanmıştır. Bunların dışında EMRAM skoru seviye 6’ya çıkmış fakat, seviye 6 validasyon görüşmesine yeni başlanılan 16 hastanemiz bulunmaktadır. Netice olarak, bu çalışmalarla sağlık bilgi sistemleri kullanımı, süreç olgunluğu, fayda farkındalığı gibi konularda derinlemesine bir performans altyapısı oluşturulmuştur ve oluşturulmaya devam edilmektedir. Öte yandan Teletıp uygulamaları ve özellikle vatandaşlarımızın sağlık kayıtlarına her an her yerden erişebildikleri ve bizzat kendilerinin yönetebildiği e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi çerçevesinde hastanelerimizde cihazların dijital dönüşümleri tamamlanmıştır. Hastanelerimizin tamamına yakını görüntülemede dijitalize olmuştur.

Kamu hastaneleri tıbbi cihaz alımlarını nasıl yapıyor?

Kurumumuzca kaynakların verimli kullanılması sağlık hizmetlerinin etkin, kaliteli, erişilebilir ve hakkaniyetli sunumu için; hizmete açılması planlanan yeni bina, ek bina ve mevcut kurumların tıbbi cihaz ve tıbbi demirbaş ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik her yıl Genel Sekreterliklerden gelen talepler doğrultusunda temin edilecek cihaz listeleri belirlenmektedir. Bu noktada sağlık tesisinin rolü, yatak kapasitesi, hizmet sunacağı nüfus, başvuran hasta sayısı, demirbaşa kayıtlı cihaz sayısı gibi birçok kriter kullanılmaktadır. Sonrasında Kurumumuz ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nün finansal desteği ile satın alma işlemleri gerçekleştirilmektedir. Bunun dışında yüksek teknoloji gerektiren özellikli bazı cihazların oluşturulan bilim komisyonları marifetiyle değerlendirilip alımı yapılmaktadır. Sağlık Tesislerinin “merkezi alım kapsamı dışında kalan” cihaz, demirbaş ve mefruşat talepleri Kurum tarafından değerlendirildikten sonra alımın gerçekleşmesi için Genel Sekreterliklere yetki ve ödenek devri yapılmaktadır.

Kamu hastanelerinin aldıkları cihaz ve sarf malzemelerin bedellerini firmalara geç ödedikleri konusu gündemde. Bu sorun nasıl çözülür sizce?

Firma ödemelerimiz genel olarak ortalama 150 günde gerçekleşmektedir. Bazı sağlık tesislerimizde 180 güne kadar çıkmaktadır. Bu konuda mali kaynaklarımız ölçüsünde ödeme sürelerinin optimum düzeye indirilmesi yönünde girişimler devam etmektedir.

Yerli malına yüzde 15 avantaj uygulanmasına, yerli ürünlerin desteklenmesine kamu hastaneleri yeterli önemi gösteriyorlar mı?

Bilindiği üzere tasarruf ve rekabet ilkeleri çerçevesinde, ülkemiz ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması, ekonomimiz ve yerli malı üreticilerinin sektörde daha fazla pay sahibi olmalarını temin etmek açısından büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir sağlık hizmeti sunumunun temel unsurlarından biri de sağlık hizmeti sunumunda kullanılan ürünler arasında yerli malı ürünlerinin kullanım oranının artırılmasıdır. Ayrıca Kamu İhale Kanununda yapılan değişiklik ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri arasından belirlenen listede yer alan malların ihalelerinde yerli malı teklif eden istekliler lehine % 15 oranına kadar fiyat avantajı sağlanması zorunlu hale getirilmiştir. Bu çerçevede Kamu Hastaneleri Birliklerimiz ve bağlı sağlık tesislerimizce yapılan ihalelerde bu hususlar dikkate alınmakta ve yerli istekliler lehine fiyat avantajı sağlanarak sağlık alanında yerli üreticiler ve ürünleri desteklenmektedir. Kurumumuzca ilk önce bu oran %1 ile sınırlandırılmış, ancak daha sonra Birliklerimiz ve sağlık tesisleri oranı belirlemede serbest bırakılmıştır. Birliklerimiz serbest bırakıldıktan sonra da genel olarak % 1 fiyat avantajı uygulamaktadır. Bu uygulamada temel düşüncemiz %15 oranının yasal düzenlemeyle sabit olması ve sağlık tesislerimizin bu uyguma nedeni ile katlandığı ilave maliyetin Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmasıdır.

Kamu hastane birliklerince yapılan toplu alım ihalelerinde güncel uygulamalarda, tek listenin tamamına tek bir firma tarafından teklif verme şeklinde olmakta. Toplu alım prosedürleri yerli tedarikçiyi zora sokmayacak şekilde olabilir mi?

Kamu Hastaneleri Birlikleri ve bağlı sağlık tesislerimizde gerçekleştirilen toplu alım ihalelerinde ihtiyaç listesinde yer alan ürünler tek firmada kalacak şekilde birleştirilmemektedir. Aksine bu tür toplu alımlar kısımlar halinde hazırlanarak kısmi teklife açık şekilde ihale edilmekte ve bu sayede ihalenin tamamının bir yükleniciye ihale edilmesinin önüne geçilmektedir. Kurum merkezi tarafından yapılan toplu alımlarda ise, 2014 ve 2015 yıllarından itibaren izlediğimiz strateji ile toplu alıma konu ihaleler için belirlenen ürünler ülkemizde üretilmeyen ve ithal edilen yüksek teknoloji ürünlerini kapsayacak şekilde planlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Yerli üretime konu olan ürünler mümkün olduğu ölçüde toplu alıma konu edilmemektedir.

Kamu-Özel ortaklığı ile yapılan şehir hastanelerinin ilki ne zaman hizmete girecek. Yapımına devam edilen kaç şehir hastanesi var?

17 adedi Şehir Hastanesi, 1 tanesi de Türkiye Halk Sağlığı Kurumu + Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun hizmet binaları olmak üzere toplamda 18 adet Kamu Özel Ortaklığı Projemiz devam etmektedir. Bu projelerden ilki Mersin Entegre Sağlık Kampüsüdür ve 2016 yılı Temmuz Ayı içerisinde bitirilmesi planlanmaktadır. Kamu Özel Ortaklığı kapsamında yapımı devam eden sağlık tesislerimiz 27.991 yatak kapasitesine sahiptir.

Sektör STK’larıyla zaman zaman bir araya gelmeyi düşünüyor musunuz? İlgili tüm kurum komisyonlarında STK temsilcileri de olabilir mi?

Kurum olarak paydaşlarımız ile her zaman her yerde bir araya gelmeye önem gösteriyoruz. Tıbbi cihaz, ilaç, biyomedikal ürünler alanındaki sivil toplum kuruluşları ile pazar değerlendirmesi, yeni gelişmeler, istek ve beklentiler ile ilgili her türlü görüş alışverişine geçmişte olduğu gibi bugün de hazırız.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastane ve kurumlarca yapılan mal alım ihalelerinde Türk lirası ile birlikte yabancı para birimlerinin kullanılmasına nasıl bakıyorsunuz? Hudut Sahillerinin ihalelerinde kullanılıyor. Böyle bir sistem uygulanabilir mi?

Her ne kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan mal alımı ihalelerinde yabancı para biriminin kullanılmasına izin verilmiş olsa da Kamu Hastaneleri Birliklerimiz ve bağlı sağlık tesislerimizde yapılan ihalelerinin Türk lirası ile birlikte yabancı para birimlerinin kullanılmasını sağlık hizmetinin finansal sürdürülebilirliği açısından uygun bulmuyoruz.

Kamu hastaneleri, kalite, nitelikli sağlık hizmeti ve tıbbı cihaz altyapılarıyla özel hastanelerle yarışır hale geldi diyebilir miyiz?

Kurumumuzca gerek merkezi alım kapsamında gerekse Birlik düzeyinde yapılan alımlarla kaliteli, nitelikli sağlık hizmeti sunabilmek adına özellikli birimlere yönelik olarak yürütülen planlama ve düzenleme çalışmalarında önemli düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Özellikli sağlık hizmetlerinin ülkemizdeki mevcut durumu göz önüne alınarak, anjiyografi cihazı, gamma kamera cihazı, bilgisayarlı tomografi cihazı, manyetik rezonans cihazı, da vinci robotik cerrahi sistemi, Tomoterapi cihazı, robotik yürüme cihazı, lineer akseleratör cihazı, Spect CT cihazı, hiperbarik oksijen sistemi, Cyberknife, gibi ileri teknoloji cihazlarla sağlık tesislerimiz modern bir alt yapıya kavuşturulmuştur. Mevcut cihaz parkımız ile teşhis ve tedavi süreçlerinde yaşanan gelişme hizmet göstergelerimiz incelendiğinde görülecektir. Dolayısıyla çoğu alanda özel sektörün önünde olduğumuzu söyleyebiliriz.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It