13 Mart 2020

TÜSAP VİZYON TOPLANTISINDA GLOBAL TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN TÜRK SAĞLIK SİSTEMİNE ETKİLERİ KONUŞULDU

IMG_9377

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teyfik Demir:

“Önümüzdeki dönemin gerçek kıymeti dijitalizasyon ve verinin kullanımı”

TÜSAP’20 Sağlık Teknolojileri Vizyon Toplantısı, “Global Teknolojik Gelişmelerin Türk Sağlık Sistemine Etkileri” teması ile Biruni Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Gelecekte daha sağlıklı bir popülasyon hedefi için dijitalizasyonun ivmelenmesi gerektiğini söyleyen TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teyfik Demir, Dünya Sağlık Örgütü’nün önümüzdeki dönemin gerçek kıymetinin “dijitalizasyon” ve “verinin kullanımı” olduğunu belirtiğini ifade etti.

  1. TÜSAP Vizyon Toplantısı, 6 Mart 2020’de “Global Teknolojik Gelişmelerin Türk Sağlık Sistemine Etkileri” teması ile Biruni Üniversitesi’nde gerçekleşti. Sağlık sektörünün liderlerini buluşturan toplantıya Kamu, özel sektör ve STK yöneticilerinden temsilciler katıldı. Biruni Üniversitesi’nin ev sahipliği ile gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Osman Coşkun, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politika Kurulu Üyesi Hakan Yurdakul, Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Sağlık Bakanlığı Strateji Başkanı Dr. Abdulvahit Sözüer gibi sağlık sektörünün geleceğine katkı sunan önemli isimler bir araya geldi.

Eczacıbaşı Monrol, Sanofi Türkiye, Abbott, GE Healthcare ve ARTED’in destek partnerleri olarak yer aldığı toplantının açılış konuşmasını TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın yaptı. Biruni Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Savaşer’in hoş geldiniz konuşmasının ardından sektörü temsilen ARTED Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Öztürk bir konuşma yaptı. Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cengizhan Öztürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen toplantının ikinci kısmında genel sağlık ve sağlık teknolojileri konularında katılımcılarının öngörü ve görüşlerinin alındığı interaktif bir çalışma gerçekleşti.

“Dijital Sağlık sistemine hazırlıklı olun!” TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teyfik Demir

Küresel bir otorite olarak Dünya Sağlık Örgütünün 6 Ocak 2020 tarihinde hazırladığı “Global Strategy Digital Health” raporuna değinen TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teyfik Demir, raporda sağlıklı bir popülasyon için dijitalizasyonun ivmelendirilmesi ve veri temelli çalışmalar yapılması gerektiğinin belirtildiğini ifade etti.

Deloitte 2019 Global Health Care Outlook – Temel Sağlık Teknolojileri raporuna da değinen Prof. Dr. Teyfik Demir, 2018-22 yılları arasında küresel sağlık harcamalarının yüzde 5,4 oranında artış göstereceğini belirtti. Raporda ayrıca kişi başı sağlık harcamalarının 2022 yılında ABD’den Pakistan’a, 11.674 $ ‘dan 54 $’a kadar geniş bir aralıkta değişim göstereceğinin öngörüldüğünü söyledi. 2022’de tüm dünyadaki sağlık harcamalarının toplamının 10 trilyon Dolar civarında olacağını bu rakamın şu anda 7,7 trilyon Dolar olduğunu ekleyen Demir, bu rakamın en büyük paydaşlarının Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Asya Avustralya coğrafyası olduğunu kaydetti.

IMG_9388

Verilerin kullanımı ile ilgili 2025’e kadar 535 milyar dolar sadece internet of things’e harcanacağının öngörüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Teyfik Demir, “Bunun Amerika’daki ismi IoT, Avrupa’daki ismi Endüstri 4.0, Asya’daki, Japonya ve Çin’deki ismi Advanced Manufacturing Technology ama hepsi aynı şeyi söylüyor. Hepsinin söylediği şey şu; 4. sanayi devrimi diye tarif ettiğimiz aslında üretimle ilgili verilerin toplandığı bir merkez olması ve tedarik zincirindeki dağıtımın verinin toplandığı yer aracılığı ile yapılması… Üretici aradığı zaman bilgi sahibi olana soracak, ücretini ödeyecek, üreticisini bulacak… Diğeri üretim kapasitesindeki boşluğu beyan edecek bir yere gidecek, onun için verinin sahibine ücret ödeyecek ve ulaştığı yere o hizmeti verebilecek. Ülkeler internet of things konusunda aktif aktör olmak istiyor. Amerika bunun adını IoT olarak koyuyor, Avrupa Endüstri 4.0 diyor. Bizim de Türkiye olarak bir şey dememiz gerekiyor. Bir şey söylemezsek önder giden lokomotiflerin ardından giden vagonlardan biri olacağız” diye konuştu.

Türkiye’de yeni teknolojinin uygulamaya geçişine ilişkin olarak bir regülasyon bir de müşteri olarak iki kurum olarak TİTCK ve SGK’dan bahseden Prof. Dr. Teyfik Demir, ülkemizde büyük fırsatlar da olduğunu şu sözlerle belirtti: “Türkiye olarak büyük fırsatlarımız var. Dünya’nın en büyük veri setlerinden birine sahibiz. Sağlık Bakanlığında ve SGK’da inanılmaz büyük veriler var. Sağlık Bakanımız destek oluyor ve TÜSEB olarak da çalışıyoruz. Bu verilerin güvenli veri havuzları ile elde edilmesini, bir veri simülasyon merkezinin kurulmasını ve o verilerin sektör ve araştırmacılarla paylaşılmasını hedefliyoruz. Başka hiçbir yerde bulamayacağımız kadar çok veri sistemimizde var ve bu çok büyük bir fırsat. Bunları paylaşabileceğimiz bir güvenli platform üzerinde de çalışıyoruz.”

“Üretim kapasitesine sahip olmaktan öte bilginin mülkiyetine sahip olmak önemli”

TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın

Global teknolojik gelişmelerin Türk sağlık sistemine etkilerinin konuşulduğu TÜSAP Sağlık Teknolojileri Vizyon Toplantısında konuşan TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, global, milli ya da yerel teknoloji nedir denildiğinde bazı karışıklıklar olduğuna dikkat çekti. Üretim kapasitesine sahip olmaktan öte bilginin mülkiyetine sahip olmanın önemine değinen Prof. Dr. Sabahattin Aydın konuşmasına şöyle devam etti; “Global, milli ya da yerel teknoloji nedir denildiğinde bazı karışıklıklar oluyor. Teknoloji üretme süreçleri mi, teknoloji üretebilme kapasitesi mi, bu teknolojinin yeniliğini yapabilme bilgisine sahip olmak mı, yoksa bilginin mülkiyetine sahip olmak mı? Bunların hepsinin masaya yatırılıp bu tanımların netleştirilmesi gerekiyor. Çok uluslu ya da tek uluslu olsun, aile şirketleri ya da global şirketler olsun bilginin mülkiyetine sahip olma dışında hangi evreyi alırsanız alın, baktığınızda her şey iç içe geçmiş durumda… Özellikle stratejik alanlarda yani her an tehdit altında olabileceğiniz alanlarda bu mülkiyete sahip olmanın önemi de herhalde bu strateji ile paralel olsa gerek.”

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It