2 Kasım 2018

Türkiye’nin İlk Antimikrobiyal Hastanesi

YÜ Koşuyolu Hast. Basın Bulusması

Dünyadaki hijyen ve teknoloji standartlarının üzerinde olan, 675 Milyon TL yatırımla hizmete sunulan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi; yaklaşık 35.000 m2 kapalı alanda, 6’sı yoğun bakım olmak üzere 180 yatak kapasitesi, dokuz ameliyathanesi, 100’e yakın uzman ve akademisyen hekim kadrosuyla, Türkiye’nin ilk antimikrobiyal hastanesi olma özelliğini taşıyor.

Yüzyılın beyin cerrahı olarak adlandırılan Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Prof. Dr. Uğur Türe ve ekibinin hizmet verdiği Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi, özellikle nörolojik bilimler ve onkoloji alanında ihtisas merkezi olmakla birlikte, beyin cerrahisi, epilepsi cerrahisi, kanser cerrahisi, medikal onkoloji, çocuk kemik iliği nakli, erişkin kemik iliği nakli, ortopedi, göğüs cerrahisi, KBB, genel cerrahi, gastroenteroloji, nükleer tıp, girişimsel radyoloji, dijital patoloji gibi tüm branşlarda, önemli bilim insanlarıyla tıp dünyasına yenilikler getirmeyi hedeflemektedir.

Hastanenin beyin cerrahisi ameliyathanesinde bulunan ve Türkiye’nin ilklerinden biri olan, “Magic yazılıma sahip 3 Tesla İntraoperatif MR cihazı” ameliyat esnasındaki MR çekimini 24 dakikadan 4 dakikaya indiriyor. Onkoloji hastalarına multidisipliner yaklaşımla tanı, tedavi, psikolojik destek, diyet eğitimi, ağrı tedavisi, tamamlayıcı tıp hizmeti sunuluyor. Yüksek teknolojiye sahip Girişimsel Radyoloji ünitesinde, beyindeki anevrizmadan, diyabetik ayağa kadar pek çok hastalık tedavi edilebiliyor.

Türkiye ve Dünyada İlklerin Hastanesi

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nin hem Türkiye’de hem de dünyada birçok ilki gerçekleştirdiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Kurucusu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “1996 yılında Yeditepe Üniversitesi’nin kuruluşu ile sağlık yatırımlarımızı önceliklendirdik. Üniversite hastanelerimiz üzerine çalışmaya başladık. Her zaman güncel teknolojiyi takip ederek yüksek kalitede sağlık hizmetini halkımıza ulaştırmayı hedefledik.  Mevcut yedi şubemizde birçok yeni teknoloji ve uygulamayı hayata geçirdik. Bugün de dünya standartlarıyla yarışan bir hastaneyi ülkemize kazandırmanın gururu içerisindeyiz.” dedi. Antimikrobiyal hastane kavramı ve Yeditepe Üniversitesi tarafından geliştirilen ilk antimikrobiyal molekül hakkında da bilgi veren Dalan, “Araştırmalar gösteriyor ki, ameliyat sonrasında yaşanan ölümlerin yaklaşık yüzde ellisi hastane mikrobundan kaynaklanıyor. Bu sorunu çözmeye odaklandık. Tamamen yerli ve milli bir molekül geliştirdik. Hastane içindeki tüm mekanlara bor esaslı bu molekülü uyguladık. Hastane enfeksiyonunu sıfıra indirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Uluslararası arenada da Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinin hastane enfeksiyonuna karşı yaptığı çalışmalarla adından söz ettirdiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl, “Geçtiğimiz yıllarda ABD Chicago’da Harvard Üniversitesi akademisyenlerinin organize ettiği bir konferansta, Harvard Üniversitesi’nden bir profesör Yeditepe Üniversitesi Hastanelerini “en az hastane enfeksiyonu görülme oranı nedeni” ile çok yakından takip ettiğini özellikle belirtti. Bu konuda dünyanın en iyi hastanelerden biri olduğumuzu söylediğinde, çok gururlanmıştım” dedi.

 

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Koordinanörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, “Tıp dünyasında son yıllarda giderek önem kazanan mükemmeliyet merkezleri, Yeditepe Üniversitesi’nde araştırma laboratuvarlarıyla birlikte hayata geçecektir. Sağlık bilim ve teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip ederek, tıp eğitiminde ve sağlık hizmetlerinde kullanmak, en önemli hedeflerimizden biridir” dedi.

 

Antimikrobiyal dendiği zaman antibakteriyel ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Bakteriler mikropların sadece %5’ini oluşturuyor, geriye %95 mikrop kalıyor. Üniversitemizin laboratuvarlarında, tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz molekülle, bu hastanede mikropların tamamını etkisiz hale getirmeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

 

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nde mikroplara savaş açıldığını ve bu amaçla hastane içerisinde gereksiz hiçbir mobilya, ekipman veya malzemenin olmadığının altını çizen Bedrettin Dalan, “Hastanelerimizde gösterişli bekleme salonları, halılar, kadife perdeler gibi detaylar göremezsiniz. Çünkü bu malzemelerin hepsi mikrop tutar ve hasta sağlığını olumsuz etkiler. Biz, tüm sağlık kuruluşlarımızda en ‘sade’ dekorasyonla, en nitelikli sağlık hizmetini vermeye odaklanıyoruz” dedi.   Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde mikroplarla ofansif mücadeleye girdiklerini belirten Dalan, “Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanemizde de mikroplara karşı önlem almıştık. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanemizde ise, daha hastane inşaatından itibaren mikroplara savaş açtık. Ofansif mücadele ediyoruz” dedi.

 

İnsan Sağlığı Her Şeyden Önce Gelir

Hastanelerini yüksek teknoloji ekipmanlar ve alt yapıyla hayata geçirdiklerini aktaran Bedrettin Dalan, “Güzel bir kızla evlenmek isteyen çok olur. Hastanelerimizi kurarken tıp teknolojisinin son ekipmanlarını, alt yapıyı, laboratuvarları en kaliteli şekilde yaptık. Hastanemizi gören doktorlar kendileri bizimle çalışmak için görüşmek istediler” dedi. İnsan sağlığının her şeyden önce geldiğini belirten Dalan, “Hastanelerimiz 14-15 yıldır kar etmiyor, varsın etmesin. Bizim önceliğimiz insan sağlığı. Bu konuya ekstra özen gösteriyoruz. Bugüne kadar hastanelerimizde, hastane mikrobundan vefat eden hastamız olmadı, bundan mutluluk duyuyoruz. Herhangi bir hastanemizde teknoloji eksikliği nedeniyle tek bir hasta yaşamını kaybetse, vebali bizim olur, ben böyle düşünürüm. O nedenle bu konulara yatırım yapmaktan asla imtina etmem” ifadelerini kullandı.

 

Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi

 

Çocukluklara özel bir kemik iliği nakil merkezi kurduklarını belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Pediatrik Kemik İliği Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Buket Erer Del Castello, “Lösemi tedavisinde kemik iliği nakli başrolü oynuyor. Burada kemik iliği nakliyle birlikte kordon kanı nakli, kan nakli, kök hücre nakli hayati öneme sahip. Sadece nakil değil, kök hücre tedavisi ve immunoterapi yapıyoruz. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde deneyimli bir ekip olarak dokuz yataklı, çocuklara özel kemik iliği naklini kurduk. Üç adet laboratuvarımız ve teknolojik alt yapımızla çocuklarımıza dünya standartlarıyla yarışan bir hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

“Tıp Teknolojisi ve Ekipmanlarıyla Fark Yaratıyor”

 

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nde çalışmanın eğitimci kimliği açısından da motive edici olduğuna değinen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, “2007 yılında katıldığım Yeditepe Üniversitesi ailesinde, hekim olmanın yanında eğitimci olmanın da gururunu yaşıyorum. Geleceğin hekimlerine, son teknoloji ekipmanlar ve dünya standartlarının üstünde alt yapımızla eğitim veriyoruz. Bununla birlikte, organ nakli konusunda uzmanlaşan bir hekim olarak, enfeksiyon bizim için önemli bir sorun. Yeditepe Üniversite Hastaneleri’ndeki ‘sıfır mikrop’ anlayışı bu anlamda çok değerli” dedi.

 

Kıkırdak tedavisi ve kıkırdak nakli konusunda çalışmalarından bahseden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Kılıç, “Kıkırdak tedavisi ve kıkırdak nakli konusunda Türkiye’de ilk olacak çalışmalara imza atmaya hazırlanıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda sağlık bakanlığı ile görüşmelerimiz oldu, önümüzdeki günlerde bu konularla ilgili gelişmeleri paylaşmanın heyecanı içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It