4 Kasım 2019

“TORASİK ONKOLOJİDE SON DURUM” GÜZ SEMPOZYUMU ANKARA’DA YAPILDI

14ece030-9883-448b-835c-15e5d2db6bd5

Türk Toraks Derneği tarafından düzenlenen Türk Toraks Derneği Güz Sempozyumu, “Torasik Onkolojide Son Durum” başlığı ile 2-3 Kasım 2019 tarihlerinde Ankarada gerçekleştirildi.

 

İki gün süren sempozyumda, Akciğer Kanseri Epidemiyolojisi ve Risk Faktörleri, Dünyada ve Türkiye’de Akciğer Kanseri Riskinde Değişim, Tütün ve Yeni Tütün Ürünlerinin Etkisi, İklim Krizi  Gıda ve Su Odağında Akciğerlerde Kanser Riski Oluşturur Mu?, Akciğer Kanseri Tanısında Yenilikler” gibi önemli konu başlıkları masaya yatırıldı.

 

“AKCİĞER KANSERİ GÖRÜLME SIKLIĞI HEM DÜNYADA HEM DE TÜRKİYE’DE ARTIYOR”

 

Geçen yıl dünya genelinde 2 milyon 900 bin kişinin tanı aldığı akciğer kanserinin Türkiye’de erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre sigara bıraktırma konusundaki desteklerin sürdürülmesi, mesleki ve çevresel maruziyetlerin ortadan kaldırılması bundan korunmada büyük önem taşıyor.

 

Türk Toraks Derneği üyesi ve Sempozyum eş başkanı Prof. Dr. Tuncay Göksel, yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin, tüm dünyada en sık görülen kanser olduğunu, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını söyledi. Dünya genelinde 2018 yılında 2 milyon 900 bin kişinin akciğer kanseri tanısı aldığı, 1 milyon 76 bin kişinin de bu nedenle yaşamını yitirdiği bilgisini veren Göksel, “Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2017 yılı Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre, akciğer kanseri ülkemizde erkeklerde en sık görülen kanser türü. Tüm yaş grupları için erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 21’i akciğer kanseridir. Akciğer kanseri kadınlarda en sık görülen 5. kanser türüdür. Türkiye’de de dünyada olduğu gibi akciğer kanseri artış göstermekte, kadınlarda da görülme sıklığı artmaktadır.” diye konuştu.

“PASİF İÇİCİLİK DE ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ”

 

Dernek üyesi ve Sempozyum eş başkanı Prof. Dr. Pınar Çelik de akciğer kanseri için en önemli risk faktörünün sigara ve tütün ürünleri kullanımı olduğunu vurguladı. Akciğer kanserinin ortaya çıkmasında pasif sigara içiciliğinin de aktif içicilik kadar rol oynadığını söyleyen Çelik, sigara dışında çevresel ve mesleki maruziyetler ile hava kirliliğinin, diğer önemli risk faktörleri olduğunu ifade etti. Çelik, akciğer kanserli hastaların büyük bölümüne, hastalık başlarda herhangi yakınmaya neden olmadığı için ileri evrede tanı konabildiğini belirtti. Akciğer kanserinde sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük, kanlı balgam çıkarma, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı olduğuna dikkati çeken Çelik, sigara kullananların, bu yakınmalar ortaya çıktığında göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerektiğini bildirdi.

“TANI VE TEDAVİDE GELİŞMELER VAR”

Prof. Dr. Çelik, akciğer kanseri tedavisinde tanı ve tedavide önemli gelişmeler olduğunu aktararak şunları kaydetti:

 

“Yakın bir zamana kadar, akciğer kanseri tedavisi, hastalığın evresine göre cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi seçeneklerinin tek veya farklı kombinasyonlarda uygulanmasını içeriyordu. Son yıllarda tedavideki gelişmeler sonucunda hastanın sahip olduğu bazı genetik özellikler özellikle ileri evre hastalarda kişiye özel tedavilerin (hedefe yönelik akıllı ilaçlar) uygulanmasına olanak sağlandı. Akciğer kanseri tedavisindeki son gelişme immünoterapidir.”

Akciğer kanserinden korunmanın büyük oranda mümkün olduğuna değinen Çelik, “Akciğer kanserinin önlenmesinde sigara ve tütün ürünleriyle mücadele önemli rol oynamaktadır. Sigara bıraktırma konusundaki desteklerin ve alınacak önlemlerin artırılarak sürdürülmesi, mesleki ve çevresel maruziyetlerin ortadan kaldırılması akciğer kanserinden korunmada esastır.” dedi.

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It