15 Eylül 2015

TIBBİ CİHAZ EĞİTİM SİSTEMİ (TCESİS)

DSC_1080Tıbbi Cihaz Reklam ve Tanıtım Yönetmeliğinin temeli olan mesleği icra edenlerin eğitimi konusunda çok yol kat edildi. Eğitim sistemi ilk mezunlarını verdi. Diplomalar kurum, üniversiteler, SEİS ve TÜMDEF organizasyonunda bir tören ya da basın toplantısı ile mezunlara verileceğini tahmin ediyorum. Sektör birlikteliğini istemeyen, sektörün çarpıklığından ve dağınıklığından yararlanmayı alışkanlık haline getiren karıştırıcı bazı kişilerin tüm uğraşlarına rağmen tıbbi cihaz yönetmeliği, eğitim sistemiyle beraber hayata geçiyor. İlaç sektörü kurumla ilk anlaşmayı yapmış olmalarına rağmen tıbbi cihaz sektörü yönetmeliğin uygulanması ve eğitim konusunda öne geçmiş durumda. Tıbbi cihaz yönetmeliği 2016 yılı sonuna doğru sektör tarafından tamamen benimsenmiş ve uygulanmış olacaktır. Bu konuda başta İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özkan Ünal’a ve Başkan Yardımcısı Dr. Ali Sait Septioğlu’na sektör teşekkür etmeli. Sektör içerisinden duyulan çatlak seslere kulak vermeyerek sektörün çatı sivil toplum kuruluşları olan TÜMDEF ve SEİS’le tam bir işbirliği yaparak projenin hayata geçmesi konusunda kararlılık gösterdiler. Olması gerekeni layığı ile yaptılar.

Çatlak ses çıkartmaya çalışan değerli dostlara tavsiyem artık bu yanlış yoldan vazgeçip, doğru yola gelmeleri olacaktır. Fırsat hâlâ kaçmış değildir. Dernek statüsünde olanların TÜMDEF çatısı altında toplanmalarını, henüz derneklere üye olmayanların TÜMDEF çatısı altındaki derneklere üye olarak sektör birlikteliğine katkı sağlamalarını ivedilikle önermek istiyorum. Tıbbi cihaz sektöründe güç birlikteliğine ihtiyaç önceki yıllardan daha çok fazla. Sektörde sorunlar azalmıyor, bilakis artıyor. Artan sorunların çözümü için çok daha fazla güç birlikteliğine ihtiyaç var. Sektörel birliğe inanmış, zaman ayıracak, akılla çözüm üretecek gönüllülere çok ihtiyaç var. Katkı vermeden eleştirmek adaletli ve vicdanlı bir davranış biçimi değildir.

Ülke olarak belkide cumhuriyet tarihinden buyana ilk defa çok daha ağır bir süreçten geçiyoruz. Siyasi istikrarsızlığın tetiklediği terör olayları, komşu ülkelerde olan iç savaşlar ve çeşitli karışıklıkların ülkemize olan etkilerinin toplamından oluşan etkiler ekonomik piyasalar tarafından satın alınması ile döviz dalgalanmaları dönmekte olan ekonomik çarkları bozmuş durumda. Bu süreç zengin, fakir, çalışan, çalıştıran ayrımı yapmadan herkesi içine alarak etkiliyor. Şehit haberleri sıradan olmaya başladı. Kargo araçları yakılıyor, yollar kesiliyor, insanlar kaçırılıyor, iş makineleri kırılıyor. Zararı kim çekiyor? Tüm millet. Bu tahribatın ne olduğunu, hangi şiddette olduğunu, ateşte yanan, ataşe yakın olanlar ve vicdanı olanlar hisseder. Dilerim kısa sürede karışıklıkları dindirmek ve karışık sistemi durdurmakta etkilileri ve katkıları olabilecek başta siyasetçiler olmak üzere tüm ilgililer vicdan muhasebesi yaparlar. Yoksa bu ülkenin tüm kazanımları yok olacak, ülke fakirleşecek.

Zaten mutsuz olan bir toplum olduk maalesef. Kaybedilmekte olan değerlerle beraber gelecek endişelerinin de artmasıyla toplumun ruh sağlığı daha çok bozulacak. Ekonomik istikrarsızlığın yarattığı döviz kurundaki orantısız artışlar kamu ile en çok iş yapan tıbbi cihaz sektörünü etkilemekte. Çerçeve ihaleler gibi sektörün başının belası ihalelere TL bazında verilen teklifler, hastanelerce yapılan geç ödemeler kur artışlarından kaynaklı olarak zararları arttırmış durumda. Bir de tıp fakülteleriyle çalışıyorsa firmalar bitişin son durağına gelinmiş demektir. Devletin döviz kurlarında beklenmedik artış gösterdiği bu gibi durumlarda bayındırlık işlerinde olduğu gibi bu sektör içinde fiyat farkı uygulamasına fırsat vermeli. Aksi durumda sektör kendi insiyatifi dışında gelişen döviz dalgalanmasından dolayı hızlı batışlar yaşayacaktır. Sektör olarak bu sorunların dile getirilmesi, gündeme alınması için çok büyük güç birliği gerekir. Sektör tam anlamı ile bir araya gelirse bu güç kolaylıkla yaratılabilir.

Mikro hesaplar yerine makro hesaplar yapılırsa, ben yerine biz felsefesi yaratılabilirse neden olmasın. Bu satırlar okunduğunda “bu adam hayal görüyor” diyenler olacaktır. Hayal görüyor diyenlere bende bir şey diyorum “Yirmi yıl öncesi bu sektörde iki kişi bir araya gelemez” dileyenler de çok olmuştu. Görüldüğü üzere sektörün dernekleri, Federasyonu ve Sendikası var. Sektör birlikteliğini hayal kurarak başlatanların hayallerini desteklemeye onların kurduğu hayallerin daha fazlasını gerçekleştirmeye var mısınız?

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It