25 Kasım 2016

“Sağlık haberleri ‘sağlıklı’ bilgiler veriyor mu?”

esra-oz

Okuyucuları medyada yer alan sağlık haberlerini sorgulamaya davet eden Gazeteci Esra Öz, bilgi kirliliğinin en çok arttığı dönemde olduğumuzu söyledi. “Sağlık konusu da 7’den 70’e tüm insanların buluşma noktası olarak yanlış bilgilere, uzman olmayan kimliklerin sömürüsüne çok açık bir alan” diye konuşan Öz, sosyal medyadan, radyodan, televizyondan, gazetelerden edinilen bu bilgilerin ‘sağlıklı’ olup olmadığını sorgulayan bir toplum haline gelmek için sağlık okuryazarlığı farkındalığının oluşturulması gerektiğine vurgu yapıyor.

 

Kokuyla Keşfet ve Sağlık Haberlerine Farklı Bakış kitaplarının yazarı olan Esra Öz, sağlık haberciliğinin sağlıklı bir toplum ve gelecek açısından önemli bir unsur olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Gazeteciler haberlerini kurgularken akıllarındaki ilk mesaj, işledikleri konunun haber değeri taşımasıdır. Bunda da insanların tepkilerini harekete geçirmeyi hedeflerler. Acı, korku ya da umut dolu bir haber olmalıdır ki, öncelikle haber müdürünün onayını alıp, yayınlanabilmesini sağlayabilsin. Ardından da okunma ya da izlenme rekorları kırıp, sosyal medyada gündemi değiştirebilsin. Bunlar medyanın arka bahçesi olduğu için herkes bilmeyebilir, ancak olayları ele alırken algılarımızla oynanmasına engel olmak adına bu işin arkasındaki mantığı iyi anlamakta fayda var. “Gözümle gördüm, daha ne olsun” diyenlere, bilimin vereceği cevaplar bizleri çok şaşırtabilir. Henri-Louis Bergson’un dediği gibi; gözler, sadece zihnin kavramaya hazır olduğu şeyleri görür.”

 

Daniel Simons ve Daniel Levin’in dünyayı ne kadar doğru algıladığımızla ilgili çok farklı çalışmalar yaptığını söyleyen Öz, “Çalışmalarından bir tanesi şöyle: İçinde tek bir oyuncunun yer aldığı bir kısa film izlediğinizi düşünün. Adam omlet yapıyor. O pişirmeyi sürdürürken kamera aniden başka bir açıdan çekmeye başlıyor. Yeni sahnede oyuncu farklı biri olsaydı, fark eder miydiniz? Gözlemcilerin üçte ikisi fark etmiyor. İşte buna “Değişim Körlüğü” deniyor. Dikkatli bakmamız olayları nasıl yorumladığımızla alakalı. David Eagleman’ın dediği gibi “Görmek, bakmaktan fazlasını gerektirir.” Bakabiliriz, ancak olayları net şekilde görmeyebiliriz. İşte bu nedenle haberleri daha farklı bir düşünce ile incelemek gerekiyor. Size sunulan kadarını öğrendiğiniz olayların arkasında aslında olanlar, anlatıldığı gibi mi?” diye konuştu. Bilimsel çalışmaların Türkiye’de yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizen Öz, medyanın da bilim dünyası hakkında daha fazla haber yayınlaması gerektiğine dikkat çekti.

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It