12 Haziran 2015

Robotik cerrahinin dünyaca ünlü cerrahları İstanbul’da buluştu

DSC_1871Avrupa’da Alanında tek uluslararası kongre niteliğinde olan “7. Avrupa Jinekolojik Robotik Cerrahi Kongresi” Avrupa Jinekolojik Robotik Cerrahi Derneği (SERGS) ve Türk Jinekolojik Endoskopi Derneği (JED) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Tüm dünyada farklı merkezlerden ünlü cerrahlar tarafından yapılan robotik ameliyatlar kongre süresince canlı olarak yayınlandı. Yurtdışında alanlarında uzman olan ünlü Prof. Dr. Japer Verguts(Belçika) ve Almanya’dan gelen Prof. Dr. Rainer Kimming, Acıbadem Atakent Hastanesi’nden kongreye canlı yayında robotik cerrahi ameliyatları yaptılar.

 

Kongre kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında önemli sorunlar ve güncel tedavi yaklaşımları gündeme getirildi. Basın toplantısında Robotik Cerrahi ile ilgili soruları Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Fatih Şendağ yanıtladı:

 

Robotik cerrahi nedir? Avantajları nelerdir?

Robot yardımıyla yapılan kapalı ameliyatlardır. Cerrah hastaya dokunmadan konsola oturup robotu kullanarak ameliyatı gerçekleştiriyor. 3 boyutlu ve çok ince detayları görüyor ve robotun 540 derece hareket kabiliyeti olan kollarını kullanıyor. Titreme olmuyor ve milimetrik hareketleri büyük başarı ile gerçekleştiriyor. Kapalı ameliyatın tüm avantajlarına sahip. Kapalı yumurtalık kanalları robot ile açılabiliyor. Özellikle onkolojik cerrahi ve zor vakalarda başarılı sonuçlar alınıyor. Açık yapılması gereken hastalar kapalı yapılabiliyor.

 

Dünyada bu ameliyatların yaygınlığı nasıl?

Amerika’da robotik cerrahi %40’lara yükseldi. Ülkede iş gücü kaybı çok önemseniyor. O kişinin bir gün bile işe gelmemesi çok değerli olduğundan orada sigorta şirketleri laparoskopik ameliyatları portföylerine almış durumdalar. Türkiye’de henüz iş gücü kaybı, kurum ve devlet tarafından bu kadar önemsenmiyor. Çalışan bir kadın düşünün açık ameliyat olduğunda raporlu kalma ve tedavi süreci çok daha uzundur. Oysa laparoskopik ameliyatla hem enfeksiyon riski en aza inmiş oluyor hem de çoğu zaman hasta bir hafta sonra işine dönebiliyor.

 

Kadın açısından baktığımızda kesinlikle desteklenmesi gereken bir tablo çıkıyor ortaya…

Bu yöntem kadın için öncelikle çok kıymetli. Sağlığı, güveni, yaşam kalitesi açısından çok önemli buluyorum. Düşünsenize kadın diyelim ki anne, çocuğu küçük bir an önce çocuğuna, günlük yaşam akışına dönebilecek. Bir ailede kadın iyi olmadığında dikkat edin hemen bütün denge altüst olur. Bunlar hayat için çok değerli şeyler. Bence kadınlar için kıymetli olduğu kadar patronlar için de kıymetli. Türkiye’de bu tür ameliyatlarla ilgili iş gücü kayıpları hesaplanmış değil ama hesaplansa ciddi bir tablo önümüze çıkacaktır.

 

Obezite sorunu yaşayanlar içinde özellikle önemli bu ameliyat tekniği değil mi?

Biz eskiden obezite sorunu olan hastalarımıza, ‘seni bu kilo ile ameliyat edemem, en az şu kadar kiloya inmen lazım’ diyebiliyorduk. Önce bunu sağlamaya çalışıyorduk. Oysa kilo verebilse zaten bu durumda olmayacak. Çok kolay bir şey değil bu talep ettiğimiz. Bu grupta çok başarılı ameliyatlar yapılıyor. Laparoskopinin esas kullanılması gereken grupların başında obezite sorunu yaşayan hastalar geliyor. Açık cerrahiden kurtuluyor, çok geniş bir yara yeri oluşmuyor, bir kesik oluşmuyor, 15-20cm bir yağ katmanı kesmiyorsunuz, doku kaynaşma süreci ortadan kalkıyor, yara yeri akma sorunu ortadan kalkıyor, enfeksiyon riski olmuyor. 140 kilo- 160 kilo hasta çok rahat bir şekilde ameliyat yapılıp iyileşme süreci çok daha kısa oluyor.

 

Diyabet hastaları için de çok önemli bu ameliyat yöntemi…

Diyabet hastaları için iyileşme süreci, açık yaraların kapanma süreci ve enfeksiyon riski hep korkutucudur. Ameliyat için hep şekerin düzenlenmesi gerekir. Hasta sürekli yarasının ne kadar sürede kapanacağını düşünür. Laparoskopik ameliyatlar diyabet hastaları için de büyük bir kolaylık ve konfor sağlıyor.

 

Miyomlar, çikolata kistleri hemen her kadının hayatının bir döneminde yaşadığı bir şey… Bu kistler hemen alınmalı mı?

Her kadın hayatının bir döneminde bu miyom ya da kistlerle karşılaşabilir. Bazen bakarsınız 3-4 cm kadar büyümüştür ama bir sonraki adet döneminde kendiliğinden yok olur. Bunları önemsemiyoruz. Ama çikolata kistleri dediğimiz  endometriozis kistler, kaybolmayan kistler takip edilmeli, gerekiyorsa alınmalı. Bazen kötü huylu dediğimiz kistler, sonuçta yumurtalık kanserinin başlangıcı olabiliyor. Normal kistleri izleriz ama şüpheli gördüğümüz kistleri izleyip, alıyoruz. Laparoskopik ameliyat tekniği ile yumurtalıklara zarar vermeden bu kisteler daha kolaylıkla alınabiliyor.

 

Laparoskopik ameliyatlarda kesi olmuyor ise bu ameliyat nasıl başlıyor?

Göbek çukurundan kamera ile giriliyor, göbek çukurunun yanlarından minik delikler açılarak ameliyat gerçekleştiriliyor. Kalan iz yok denecek kadar az oluyor.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It