10 Nisan 2019

Prof. Dr. İlyas Atar: Türkiye’de 1 milyonu aşkın atriyal fibrilasyon hastası var

b6a1a5f49d54fb644ecfcd7e95109178

 

Türk Kardiyoloji Derneği, Aritmi Çalışma Grubu Uluslararası Katılımlı Aritmi Toplantısı’5– 7 Nisan 2019 tarihleri arasında Muğla’da Liberty Lykia Kongre Merkezi’nde 600 katılımcı ile gerçekleştirdi. Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlyas Atar toplantı ile ilgili yaptığı açıklamada, ülkemizde aritmi hastalıklarına sık rastlandığını bunlar içerisinde de en çok atriyal fibrilasyon hastalığının görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Atar, “Türkiye’de minimum 800 bin, kötümser bir tahmin ile de 1 milyon 600 bin insanın atriyal fibrilasyon hastası olduğunu düşünüyoruz. Atriyal fibrilasyon tüm inmelerin yüzde 20’sinden sorumlu ve kalp yetmezliğinin en önemli nedenlerinden bir tanesi. Ölüm riskini 2 kat arttıran bir ritim bozukluğu. İlaç tedavisi ve ablasyon yöntemi denilen bir teknik ile tedavi edilebiliyor. Atriyal fibrilasyon ile pıhtı riskinin artması nedeniyle kan sulandırıcı ilaçlar ile pıhtıyı engellemeye çalışıyoruz. Ayrıca halk arasında yakma tedavisi olarak bilinen ablasyon tedavisi yapıyoruz” dedi.

 

Ülkemizde her yıl yaklaşık 70 bin insanın atriyal fibrilasyon tanısı aldığının tahmin edildiğini ve inme vakalarının yüzde 20’sinin atriyal fibrilasyon nedeniyle yaşandığını belirten Prof. Dr. Atar, “Bu aslında tedavi edilebilir bir hastalık. Almanya’da her yıl 1 milyon 600 bin insan atriyal fibrilasyon için ablasyon tedavisi görürken bu rakam ülkemizde yüzde 2 civarında. Totalde ülkemizde yaklaşık 2 bin insanın ablasyon tedavisine ulaştığını düşünüyoruz. Bu çok düşük bir sayı” diye konuştu.

Prof. Dr. İlyas Atar, 50 yaş üstündeki tüm hastaların kontrol amaçlı muayene olmaları gerektiğini ifade etti ve hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı: Özellikle istirahat halindeyken hissedilen çarpıntı, Bayılma, Halsizlik, bitkinlik, Nefes darlığı, Göğüs ağrısı ve göğüste baskı hissi, Kalp atımında düzensizlik hissi.

-binlerce-insan-hastaligini-bilmeden-yasiyor--4041546

Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Sabri Demircan ise aritminin düzenli kalp atışındaki bozulma olduğunu belirterek, “Aritmi kalp atışındaki herhangi bir bozulmadır. Artması, düşmesi, normal düzenin dışında bir ritm oluşması aritmidir. Aritmi bir yaşlılık hastalığıdır. Risk faktörleri de yaşla birlikte artar. Atriyal fibrilasyon gençlerde de olabilir, bazı kişileri hiç etkilemeyebilir, bazı kişiler acil servise sık sık başvuruyor olabilir. Farklı hasta profilleri var. Ancak atriyal fibrilasyon yaş ile çok alakalı bir hastalık. 60 yaşın üzerinde minimum yüzde 20 oranında yani 4 insandan birinde görülüyor” dedi.

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol da nisan ayının ikinci haftasının Dünya Kalp Sağlığı Haftası olduğunu vurgulayarak, kalp damar hastalıklarından korunmanın mümkün olduğunu belirtti. Prof. Dr. Erol, doğru bir hayat tarzı ile risk faktörlerinin yüzde 90 azaltılabileceğini ifade ederek şunları söyledi: “Toplumun bilinçlendirilmesi ve risk faktörlerinin azaltılması kalp damar hastalıklarından korunmada oldukça önemli. Kuruluş amacımız da mesleki ve toplumsal eğitimi arttırarak Türk halkının kalp damar sağlığını korumak. Bu amaçla birçok toplantı yapıyoruz. Üyelerimizin eğitim düzeyini arttırmaya çalışıyoruz.”

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It