28 Temmuz 2017

Murat Parpucu: 847 sağlık tesisi ile halkımıza hizmet vermekteyiz

parpucu 1parpucu 2

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Ümit Murat Parpucu, çalışmaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik:

Dr. Murat Parpucu kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

1968 Ankara doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimlerimi ülkemizin muhtelif şehirlerinde tamamladıktan sonra 1985 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim. Mezuniyet sonrası mecburi hizmetimi tamamladım ve 1996 yılında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği’nde ihtisasıma başladım. 2000 yılında uzmanlığımı aldım ve aynı hastanede uzman olarak çalışmaya devam ettim. 2003 yılında gene Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Yardımcılığı görevine getirildim. 2012 yılında Genel Sekreterliklerin kurulması ile birlikte Ankara 2. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmet Başkanlığı görevini üstlendim. 2015 yılı sonuna kadar bu görevde kaldım. Bu tarihten itibaren de Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Tıbbi Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmekteyim.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Tıbbi Hizmetler’in görev alanları neler?

Tabii ki asıl görev sahamız hastanelerimiz. Hastanelerimizin yatırım planlamasından başlamak üzere hizmet sunumunun her aşamasında Tıbbi Hizmetler olarak bulunmamız gerekiyor. Ülkemizin hangi bölgesinde hangi kapasitede ve nitelikte bir hastanenin hizmet vermesi gerekliliğinin planlanması işimizin ilk aşamasını oluşturuyor. Planlanan bu yatırımın inşaatının tamamlanması ile ikinci aşamaya geçiliyor. Bu hastanenin optimum hizmeti verebilmesi için gerekli olan tıbbi ekipmanın planlanması ve genel sekreterliklerle koordineli bir şekilde alımlarının yapılması hizmete açılış öncesi en çok üzerinde çalışılan konu olmaktadır. Hizmet vermeye başlayan hastanenin her tür tıbbi ihtiyacının sonuç muhatabı da gene Tıbbi Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı olmaktadır. Ayrıca hastanelerde verilecek özellikli sağlık hizmetlerinin ve acil servis hizmetlerinin planlanması ve uygulanması da gene görevlerimiz arasındadır. Bu hizmetlere ek olarak Evde Sağlık, Toplum Temelli Ruh Sağlığı, Palyatif Bakım ve AMATEM gibi toplum temelli sağlık hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesinin takibi de gene Tıbbi Hizmetlerin görevidir.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlı kaç hastane ve sağlık merkezi bulunmaktadır? 2017 yılı içerisinde hizmete girecek olan hastane yatırımları var mı?

Halen kurumumuza bağlı hizmet veren 700 Eğitim Araştırma ve Devlet Hastanesi, 16 Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve 131 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bulunmaktadır. Yani 847 sağlık tesisi ile halkımıza hizmet vermekteyiz. 2017 yılı itibari ile 71 hastane ve 5 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olmak üzere toplam 76 sağlık tesisi hizmete girecektir. Ayrıca yine bu yıl itibari ile 1550 yatak kapasiteli Adana ve 1584 yatak kapasiteli Kayseri Şehir Hastaneleri’nin inşaatlarının da bitmesi ve yılsonuna doğru hizmete açılmaları planlanmaktadır.

Yurt dışından birçok ülkenin sağlık yetkilileri kurumunuzu ziyaret ediyorlar. Bu ülkeler ile ne tür işbirlikleri yapıyorsunuz?

Bildiğiniz üzere 2002 yılı itibari ile ülkemizde birçok alanda köklü değişiklikler olmaya başladı. Bu değişikliklerden en önemlilerinden biri de sağlık alanında gerçekleştirildi. Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ’ın liderliğinde “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında başlatılan bu değişimle birlikte sağlık hizmet sunumunun kalitesi belirgin olarak ilerleme gösterdi. Hem bina ve tıbbi malzeme konularında hem de sağlık insan gücünün doğru kullanılması yönündeki çalışmalarla birlikte hastaların sağlık alanındaki memnuniyetleri en üst seviyelere ulaşmaya başladı. Sağlıktaki bu ilerlemeler hiç şüphesiz ki diğer ülkeler tarafından da hayranlıkla izlenmektedir. Bu bağlamda özellikle İslam ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler sağlıkta bizim yaşadığımız tecrübelerden faydalanmak amacıyla sıkı bir iletişim içerisindeler. Sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi bu amaçla kurumumuz sağlık heyetlerinden oluşan yurtdışı ziyaretçilerin sıkça ziyaret ettiği bir yer konumuna geldi. Bu ziyaretler sırasında “Sağlıkta Dönüşüm Programı” çerçevesinde gerçekleştirilen atılım hamleleri ziyaretçilerimize anlatılmakta ve tecrübelerimiz onlarla paylaşılmaktadır. Özellikle cihaz ve personel planlama ve performans sistemine geçiş ve uygulama prosedürleri en çok bilgi paylaşılan konular olarak söylenebilir. Son 6 aydır kuruma yapılan ziyaretlerde bu konulara ek olarak Şehir Hastaneleri ve Kamu Özel Ortaklığı modeli de sıkça gündeme gelmekte ve bu konudaki tecrübelerimiz de misafirlerimize aktarılmaktadır.

Kamu Hastanelerinin sağlık turizmi çalışmaları ile ilgili neler söylersiniz?

Bu kadar önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. Sağlık turizmi hiç şüphesiz ki tüm paydaşları ile birlikte bu ülkenin üzerinde en çok çaba göstermesi gereken konulardan birisidir. Halen mevcut turizm sektörünün 1 yılda ülkeye kazandırdığı gelirin çok daha üstünde bir gelir elde edebileceğimiz ir sektörde olması gerekenin oldukça gerisinde bulunmaktayız. Halen mevcut sağlık turizmi gelirimizin çok büyük bir kısmı da özel hastaneler kökenli. Devletin sağlık turizmindeki rolü ise çok kısıtlı bir çerçevede kalıyor. Hâlbuki mevcut imkânlarımız dikkate alındığında devletin gerçekleştireceği sağlık turizmi çok yüksek gelirlerin ülkemize kazandırılmasının önünü açacaktır. Sağlık turizmini başarılı bir şekilde uygulayan ülkelerle kıyaslandığımızda ülkemizin birçok avantajı söz konusudur. Öncelikle coğrafi konumumuz çok merkezi. Birçok batı, Ortadoğu, Afrika ve doğu ülkesi en fazla 4 saatlik bir uçak yolculuğu ile ülkemize ulaşabilmektedir. Bu uçuşların çok büyük bir kısmı da direkt uçuşlardır. “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile birlikte ulaştığımız sağlıkta ileri teknoloji, yetişmiş ve eğitimli sağlık insan gücü ve bunların nihai sonucu olan kaliteli sağlık hizmeti sunumu diğer önemli ayrıcalıklarımız arasında yer almaktadır. Ayrıca bu kadar kaliteli sağlık hizmet sunumunun diğer sağlık turizmi ülkelerine oranla daha ekonomik fiyatlarla veriliyor olması ülkemiz adına avantajlı bir durum ortaya çıkartmaktadır. Bunlara ek olarak ülkemizin bir turizm cenneti olması ve doğal ve tarihsel zenginliklerin fazlalığı da bizi diğer ülkelerin önüne geçirmektedir. Ancak sağlık turizmini en uygun koşullarda gerçekleştirebilmek için ulaşım, turizm, iletişim, finans ve inşaat sektörü gibi diğer paydaşların da konuyu tam anlamıyla sahiplenmeleri ve ortaya çıkabilecek sıkıntıların çözümü için gerekli çabayı harcamaları gerekmektedir. Bu sektörlerin tamamının el birliği ile yapacakları bir çalışma şüphesi mükemmelliği beraberinde getirecektir. Sonuçta sağlık turizmi; sadece Kamu Hastaneleri Kurumu’nu değil Sağlık Bakanlığı’nın hatta devletin konuyla direkt ya da dolaylı ilgili kurumlarının tamamının birlikte bir politika oluşturmalarına ihtiyaç duymaktadır. Çalışmalarımız bu yönde ilerlemektedir.

Kamu hastanelerinde tıbbi cihaz ve tıbbi hizmet alımları planlaması ile ilgili biraz bilgi verebilir misiniz? Hastanelerin tıbbi cihaz altyapıları yenileniyor mu?

Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinin tıbbi cihaz ihtiyaçlarının giderilebilmesi amacıyla, özellikli planlama gerektiren tıbbi cihazlar, görüntüleme hizmeti veren tıbbi cihazlar, yüksek maliyetli ve ileri teknoloji ürünü olan tıbbi cihazlar merkezi alım kapsamında temin edilmektedir. Bu kapsamda; 2014 yılı merkezi alım kapsamında 10.093 adet, 2015 yılı merkezi alım kapsamında 3.823 adet, 2016 yılı merkezi alım kapsamında 1.293 adet tıbbi cihaz temini gerçekleştirilmiş olup, 2017 yılı merkezi alım kapsamında ise 4.204 adet tıbbi cihaz temini planlanmaktadır. Merkezi alım kapsamında temin edilmeyen tıbbi cihazlar ise, sağlık tesislerinden gelen taleplere istinaden; Genel Sekreterlikçe temin edilerek ihtiyacın giderilebilmesi için izin/onay, ödenek planlaması ya da hizmet alımı kapsamında değerlendirilerek planlamalar yapılmaktadır. Bu minvalde, Kurumumuzca sağlık tesislerinin ileri teknoloji seviyesine ulaştırılması amaçlanmış ve bu yönde tıbbi cihaz alt yapı yenileme çalışmaları devam etmektedir.

Hastanelere alınan tıbbi cihazların ödemeleri konusunda gecikmeler oluyordu. Şu anki durum ne?

Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinin ihtiyacı olan merkezi alım kapsamında temin edilen cihazların ödemeleri 30 gün içerisinde gerçekleştirilmektedir. Hastanelerimiz tarafından döner sermaye kaynaklı olarak alınan cihazlar için ise bütçe imkânları çerçevesinde ödeme gün sürelerinin azaltılması için gerekli çalışmalar yürütülmektedir.

Yanık tedavi merkezleri gibi özellikli sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ile ilgili çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Özellikli sağlık hizmetleri konusunda yaptığımız çalışmalar emin olun ki mesaimizin en büyük kısmını kapsamaktadır. Standart tıbbi tedavileri özel hastaneler de dahil olmak üzere hemen her sağlık tesisi vermektedir. Ancak hastanın kaybına veya hastalığa bağlı komplikasyonlar gelişmesine neden olan patolojiler ağırlıklı olarak özellikli sağlık hizmetlerinin konusudur ve her sağlık tesisi bu hizmeti sunamamaktadır. Bu nedenle de devletin bu konuya özel gayret göstermesi gerekmektedir. Özellikli sağlık hizmeti dendiğinde akla gelen hizmetlerden biri sizin de sorduğunuz yanık tedavisidir. 2017 Nisan ayı itibari ile kamu hastaneleri bünyesinde 12 Yanık Merkezi ve 28 Yanık Ünitesi faaliyet göstermekte olup toplamda 441 yanık yatağı mevcuttur. Her geçen gün bu merkezlerin sayıları artmaktadır. Halen yanık ünitesi olarak hizmet veren üniteler yanık merkezlerine dönüştürülmeye de devam etmektedir. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi şu sıralar dönüşümlerini tamamlamak üzereler. Bir taraftan da bu merkezlerde çalışacak kalifiye personellerin eğitimi tüm hızıyla devam etmektedir. Hasta ölümlerinde ilk sıralarda yer alan kanser konusu da özellikli sağlık hizmetleri kapsamına girmektedir. 12 Kapsamlı Onkoloji Merkezi, 28 Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezi ve 101 Onkoloji Hizmet Birimi ile bu hizmet sunulmaktadır. Bu merkezlerde 64 LINAC, 142 Gamma Kamera, 32 PET-CT, 6 Tomoterapi ve 5 CYBERKNIFE cihazı ile hizmete devam etmektedir ve gururlu belirtmek isterim ki bu cihazların tamamı son teknolojik cihazlardır. Diğer bir özellikli hizmetimiz inme tedavi merkezleridir. Halen 11 inme merkezimiz bulunmaktadır. Sahada bu konuda aktif hizmet vermek isteyen ağlık tesislerine gerekli rehberlik çalışmaları sürmekte ve merkez sayısının artırılması amacıyla çalışmalar devam etmektedir. Nadir görülen kas-sinir hastalıklarının erken dönemde tanı, tedavi ve rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla nöromusküler hastalık merkezleri kurulmaya başlanmıştır. 2017 Nisan sonu itibari ile 7 merkez oluşturulmuştur ve yeni merkezler için hem altyapı hem de kalifiye personel yetiştirme çalışmalarımız devam etmektedir. Bu saydığım özellikli hizmetlere ek olarak; 33 Robotik Yürüme Merkezi, 10 Robotik Cerrahi Merkezi, 21 Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi, 33 Prematüre Retinopatisi Tanı ve Tedavi Merkezi, 18 Perinatal Merkez ve 20 El Cerrahisi Merkezi ile diğer özellikli hizmetlerimiz 7 gün 24 saat aralıksız olarak sunulmaktadır.

Kamu hastanelerinde hasta memnuniyeti son yıllarda artıyor. Bu memnuniyet artışının sebeplerinden biraz bahseder misiniz?

Az önce bahsi geçen “Sağlıkta Dönüşüm Programı” bu memnuniyetin temelini oluşturuyor. Bu programın en önemli özelliği hastayı merkeze alıp bütün sistemi onun memnuniyeti üzerine kurgulamasıdır. Programın dikkat ettiği ikinci önemli konu ise çalışan memnuniyetidir. Hasta ve çalışanın memnuniyetini birlikte öncelemesi sistemin en mükemmel hale gelmesi konusunda önemli parametrelerdir. Ama ister hasta olsun ister çalışan olsun sonuçta “Sağlıkta Dönüşüm Programı” insan odaklıdır. Yapılan en mükemmel hastane binaları, hizmete sunulan en son teknolojik cihazların hepsi hastaların sağlık hizmetine ulaşımını kolaylaştırmak ve sağlık tesisi içerisinde geçireceği süreyi kısaltmak amaçlıdır. Poliklinik başvurularının çok büyük bir kısmının sorunları gün içerisinde çözülebilmekte ve hastaların tekrarlayan hastaneye gelişleri engellenmektedir. Sağlığa hızlı ulaşımın sağlanması ve tedavinin bir an önce gerçekleştirilmesi hasta memnuniyetinde hiç şüphesiz ki belirgin bir artış oluşturmuştur.

Şehir hastaneleri ile de yakından ilgileniyorsunuz. Hizmete giren Yozgat, Isparta ve Mersin Şehir Hastaneleri’ndeki son durum hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Hastalar memnun mu? Hizmet altyapısında sorunlarla karşılaşılıyor mu?

Bildiğiniz üzere Şehir Hastaneleri Kamu Özel Ortaklığı modeli ile yapılan dev hastane kompleksleri. Yozgat 475, Isparta 755 ve Mersin 1250 yatak kapasiteli. Binaların tamamı inşaat sektörünün geldiği en son seviye kullanılarak yapıldı. İnşaat teknolojisine ek olarak tıbbi anlamda da en son teknolojik cihazlarla döşeli hastane yapıları. Şu ana kadar açılan bu üç Şehir Hastanesi halkımıza en mükemmeli ile hizmet vermeye çalışıyorlar. Hasta memnuniyetimiz gerçekten üst seviyelerde. Bu kadar mükemmel fiziki mekânlarda en ileri seviyede tıbbi hizmet alan hastalarımız bu hizmet için hiçbir ücret ödemeyeceklerini duyunca hakikaten kulaklarına inanamıyorlar. Böyle büyük organizasyonlar içerisinde mutlaka ufak tefek sorunlar olabilir ancak bunların hiçbirisi hastalarımızın hizmet alımını etkileyecek seviyede sorunlar değiller. Ayrıca her açılan Şehir Hastanesi ile birlikte Kamu Özel Ortaklığı tecrübemiz de artıyor. Bu da daha sonra açılacak Şehir Hastaneleri’ne her konuda daha hazırlıklı olmamızı sağlıyor.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It