7 Mayıs 2020

KORONAVİRÜS’ÜN SAĞLIK EKONOMİSİNE ETKİSİ VE SAĞLIK TURİZMİ

serap öcal

Serap ÖCAL yazdı…

Dünya ekonomisi, koronavirüs ile global krizin eşiğinde ve 80 trilyon dolarlık dünya ekonomisi büyük bir çöküşe geçti. Koronavirüsün, dünya ekonomisine vereceği zararın 2020 yılı sonunda 8 trilyon doları bulabileceği öngörülüyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) yayımladığı verilere göre, koronavirüs salgınının ilk ekonomik etkilerinin görülmeye başlandığı mart ayında, geçen yılın aynı ayına kıyasla kapanan şirket sayısı yüzde 19.2 artarak 763 adet oldu. Tasfiye edilen şirket sayısı da yüzde 13.8 artarak 1220’ye çıktı.

Bildiğimiz üzere tedaviler için Türkiye’nin tercih edilmesinin başlıca nedenleri arasında; yüksek kaliteli hizmet verilmesi, fiyatların birçok ülkeye nazaran düşük ve verilen hizmet kalitesine uygun olması, hekimlerin iyi eğitim görmüş olmaları, tedavilerde kullanılan teknolojik olanakların yüksek olması ve Türkiye’nin dünya çapında bilinen ve tercih edilen bir turizm merkezi olması sağlık turizminin ülke ekonomisinin katkısını son dönemde oldukça rüksek rakamlara ulaşmıştı. Ancak koronavirüs vakası sonrası hem sağlık kurumları, hem havayolu şirketleri hem de personeller büyük ekonomik zarar gördü ve koronavirüs nedeniyle dünya genelinde vaka sayısı 2 milyonu aştı, yaklaşık 250 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Bunun yanında özel sağlık kurumlarının, sigorta şirketlerinin ve evde bakım şirketlerinin online hekim görüşmesi sürecine çok hızlı bir biçimde adapte olduklarını gördük. Sağlık hizmet modellerinin ve iş yapış şekillerinin değiştiğini de gözlemliyoruz. Tüm bu yaşananlar sonucunda Türk ekonomisi ve sağlık sektörü yılı nasıl kapatacak hepimiz yaşayıp göreceğiz.

 

Turizmde Koronavirüs Sertifikasyon Süreci Nasıl Yönetilecek, Beklentiler Neler?

Koronavirüs sonrasında turizm sektörü için sertifikasyon sürecini başlatacaklarını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, oluşturulan komisyonda Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra bu konuyla ilişkin tüm STK’lar da bu noktada görev alacağı bilgisini katıldığı bir televizyon programında açıkladı. Mayıs sonuna kadar aşamalı bir biçimde turistik tesislere koronavirüs sertifikası vermeyi planladıklarını açıklayan Ersoy, “Özellikle turizm bölgelerimizde turistik ilçe bazında sağlık altyapısı haritasını çıkarıyoruz. O bölgedeki hastanelerin ne kadar yoğun bakım yatak kapasitesi var, ne kadar ventilatör kapasitesi var bunları gösteren bir planı tur operatörlerinin hizmetine sunacağız. Sağlık altyapımızın belgelendirilmesi lazım” dedi.  Yabancı hastaların ülkeye girişleri konusunda, karşılıklı mutabakat halinde ülkelerle anlaşarak havalimanı bazında aşamalı bir zaman planı dahilinde uçuşları başlatacaklarını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “İlk etapta Asya ülkelerinden gelişlerin başlayacağını düşünüyorum. İkinci aşamada Almanya ve Avusturya hızlı toparlıyor. Orta Avrupa ülkeleri ve bazı Kuzey Avrupa ülkeleri hızlı toparlıyor. Onlar Haziran’ın ortasından sonra aşamalı bir şekilde açılmaya başlar diye düşünüyorum. Rusya ve İngiltere’de belirsizlik devam ediyor. Onlar Temmuz sonunu bulabilir. Bazı Afrika, Ortadoğu ülkeleri açılabilir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Çıkarılacak Dersler…

Koronavirüs salgını, sağlık sektöründe çıkarılacak dersleri ve yapılacak ev ödevlerini bizlere çapıcı bir biçimde hatırlattı. Ülkemizde bugüne kadar pek çok özel hastane ve kamu hastanesinin kurulmuş olmasına karşın, hastanelerde kullanılan yüksek teknoloji gerektirenler cihazlarda yurt dışına bağımlıyız. Bunun yanında tanı kiti, aşı, ilaç ve makine öğrenmesi (yapay zeka) teknolojisi yatırımlarını da hızlandırmalıyız. Kriz iletişimi konusunda sağlık personellerimizi eğitmeli, olası pandemi risklerine karşı hazırlıklı olmalıyız. Dijital sağlık uygulamalarını efektif kullanmalıyız. Sağlık okuryazarlığı ve halk sağlığı konularında bilinçlendirme çalışmalarını arttırmalı, evde sağlık hizmetlerini daha fazla gündeme almalıyız. Belki de en önemlisi sağlığın kamusal bir hizmet olarak devletin önceliğinde olması gerektiğini bir kez daha hatırladık.

Pin It