21 Kasım 2017

KÖK HÜCRELER İLE DİYABETİN TEDAVİSİ İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR UMUT VAAD EDİYOR…

insulin-bagimlilik-yapar-mi

Ankara Diyabet Derneği’nin düzenlediği 2. Diyabet Tedavisi Sempozyumu 17-18 Kasım 2017 tarihleri arasında Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirildi. Ankara Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Cesur’un açılış konuşması ile başlayan sempozyuma ilgi büyüktü. Sempozyum Başkanı, Ankara Diyabet Derneği Başkan Yardımcısı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıfat Emral sempozyumda yaptığı konuşmada, Dünya genelinde 415 milyon kişinin diyabet tanısı almış durumda olduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığını söyledi. Danimarka’da yapılan yeni bir araştırmada, farelerin kök hücrelerinden insülin üreten hücreler elde edilebileceği ve bu hücrelerin gelecekte diyabet hastalarına nakledilerek diyabet tedavisinde önemli bir çığır açılabileceği şeklinde sonuçlar elde edildiğini anlatan Prof. Dr. Emral şunları söyledi: “Söz konusu çalışma esas olarak fareler üzerinde yapılan testlere dayanıyor, ancak araştırmacılar aynı mekanizmanın insan hücrelerinde de benzer sonuçları olabileceğini bildirmekte. Yapılan çalışmalar hücrenin olgunlaşma mekanizmasının insan hücrelerinin gelişimi için de geçerli olduğunu gösterdi. Sonuçlar insan kök hücrelerinin laboratuvarda insülin salgılayan pankreas beta hücrelerine dönüştürülmesi ve diyabet hastalarının kayıp beta hücrelerinin yerine nakledilmesi konusunda umut veriyor.”

 

GEÇ SAATLERDE YENİLEN YEMEK DİYABETE NEDEN OLUYOR…

‘Experimental Physiology’ dergisinde yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, gece boyunca yemek yendiğinde daha yüksek kalp hastalığı ve diyabet riskinın ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Rıfat Emral, “Vücudun 24 saatlik döngüsünde bozulma bunun sebebi olarak gösteriliyor. Kolesterol, trigliserid gibi kan yağlarının yüksekliğinin kalp hastalığı ve diyabet ile ilişkisine bir kez daha dikkat çekilmekte. İnsanların biyolojik saate aykırı olarak vücudun dinlenmesi gereken saatlerde yemek yemeleri diyabet riskini önemli oranda artırıyor. Özellikle vardiyalı çalışmak, geç saatlerde uyumak, az uyumak ve düzensiz uyku düzenine sahip olmak biyolojik ritmi bozuyor ve uzun vadede diyabet ve kalp hastalığı riskini artırıyor. Öte yandan uyku apnesi de yaşam kalitesini ve uyku düzenini bozan ve uzun vadede gerek diyabet gerekse kalp hastalığı riskini artıran önemli bir sorun. Yapılan araştırmalar gece geç saatlere kadar uykusuz kalanların beslenme düzenlerinin de bozulduğuna dikkat çekiyor. Uykusuz kalan vücudun enerji ihtiyacını daha fazla besin tüketerek karşılamaya çalışmak uzun vadede kilo artışına yol açıyor. Diyabetin en önemli nedenlerinden biri olan kötü beslenme ve obezitenin bu tür bir yaşam şekli ile neredeyse kaçınılmaz olacağı vurgulanan araştırmada beslenme ve uyku düzeninin diyabetten korunmada ve hastalığın tedavisinde büyük önem taşıdığı kaydedilmekte” dedi.

 

BAKLAGİLLER VE AKDENİZ TİPİ BESLENME DİYABETTEN KORUYOR…

Araştırmaların, baklagillerin düzenli ve yeterli tüketilmesinin diyabet gelişme riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Emral, “Yeni bir araştırma, baklagillerin yoğun tüketiminin tip 2 diyabet riskini %35 azaltabileceğini gösteriyor. Fasulye, bezelye, soya fasulyesi, nohut, mercimek gibi türlerin de arasında bulunduğu baklagiller besleyici ve sağlıklı gıdalar olarak kabul görüyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri, baklagillerin metabolizmanın düzenlenmesine yardımcı olan B kompleks vitaminlerince zengin olmaları. Öte yandan, lif bakımından zengin olan baklagiller kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller de içermektedir. Baklagiller, “düşük glisemik indeksli gıdalar” olarak sınıflandırılırlar. Yani baklagiller tüketildikten sonra kan şekerinde ani artışa yol açmazlar; bu besinlerle kan şekeri seviyesi çok yavaş artmakta, dolayısıyla yüksek bir insülin salınımına neden olunmamaktadır. Baklagil tüketimi ve diyabet arasındaki ilişkiyi inceleyen PREDIMED çalışmasında tip 2 diyabetli olmayan 3.349 katılımcı yer almıştır. Araştırmacılar yaklaşık 4 yıl süren çalışma sonunda özellikle mercimek tüketiminin diyabet riskini belirgin ölçüde azalttığını tespit etmişlerdir. Her hafta düzenli mercimek tüketen bireylerin, mercimek tüketmeyen ya da çok daha az tüketenlerle karşılaştırıldığında diyabete yakalanma olasılıklarının %33 daha düşük olduğu gözlendi. Öte yandan yapılan araştırmada Akdeniz tipi beslenme programına baklagillerin eklenmesinin de diyabet riskini azalttığı tespit edildi” diye konuştu.

Medtronic Uydu Sempozyumunda ise; Medtronic Pazarlama ve Eğitim Müdürü Mine Şen, “Diyabet Teknolojisinde Yeni Ürünler” konulu bir konuşma yaptı. Novo Nordisk Uydu Sempozyumu’nda ise, Novo Nordisk Medikal Müdürü Dr. Cemile Aydın, “Kilo Yönetiminin Diyabet Tedavisindeki Kilit Rolü” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It