9 Ekim 2020

Koca: Tıbbi cihaz ve ilaç sektörümüz pandemi mücadelesinde motor güçlerimizden olmuştur

zirve 1  

Özel Hastaneler Platformu Derneği tarafından bu yıl 9.’su gerçekleşen Sağlık Zirvesi, T.C. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımı ile açıldı. Pandemi sonrası yeni normalde “Pandemi ve Sürdürülebilir Sağlık” temasıyla sağlığın tüm taraflarını dijital bir platformda biraraya getiren ve 1000’den fazla sağlık yöneticisinin online katılımı ile başlayan Zirve’nin açılışında SGK Başkanı İsmail Yılmaz, Özel Hastaneler Platformu Başkanı Dr. Mehmet Altuğ ve Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Dr. Reşat Bahat da birer konuşma yaptı.

“Özel sağlık kuruluşları tedavide önemli bir kaynak sağladı”

Pandemi sonrası yeni normalde değişen, dönüşen ve yeniden kurgulanan sağlık sisteminin ele alındığı 9. Sağlık Zirvesi’nin açılışında konuşan T.C. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, etkinliğin de teması olan sürdürülebilir sağlık konusuna “Sürdürülebilirlik deyince genellikle finansal bir kaygı akla gelmektedir. Bu eksik bir bakış açısıdır. Pandemi bunu tüm dünyaya ziyadesiyle göstermiş oldu. Bu yolda ihtiyaç duyduğumuz ana unsurlar yetişmiş insan gücü, güçlü sağlık altyapısı, istikrarlı ve kapsayıcı bir sağlık sistemi, işbirliği, siyasi kararlılık ve liderlik ve hepsinden önemlisi fedakârlık ve adanmışlık. Bunlar olmadan topyekun bir mücadelede sürdürülebilir bir sağlıktan bahsetmemiz mümkün değil” sözleri ile değindi. Pandemi sürecinde insan kaynaklarının finansal kaynaklardan çok daha önemli olduğunu tüm dünyanın gördüğünü dile getiren Koca, kamu, özel ya da üniversite hastanesi olsun tüm sağlık çalışanlarının hastaları iyileştirme ve salgını engelleme adına takdir edilir bir performans ortaya koyduklarını söyledi. İçinde bulunduğumuz koşullarda tüm kurumların sorumluluk bilinci ile kendine düşen görevi en iyi şekli ile yerine getirme çabasında olduğunu belirten Bakan Koca, “Sağlık sistemimizde rol alan düzenleyici, hizmet sunucu, tedarikçi ve ödeyici kurumlar arasında görev tanımları itibariyle öncelikler farklı olmakta ve bu bazen ayrışma gibi algılanmaktadır. Hızlı karar alma süreçlerinden, kısıtlılıklardan ve genel ekonomik ve sosyal durumdan hareketle ortaya çıkan aksaklıkların iyi niyetle ve karşılıklı anlayışla giderileceğinden şüphe duymuyorum. Normalde planlama ve hizmet arzına yönelik düzenlemeler yapılırken bazen kurumlarımız arasında birbiri ile çelişir gibi görünen yaklaşımlar olabiliyor. Bu farklı yaklaşımlar bazen uygulamaya da dönüşebiliyor. Bu istisnai ve geçici tutarsızlıklar hükümet yapımız sayesinde kısa sürede çözülmektedir. Asıl önemli olan da budur. Tüm paydaşlar olarak hepimiz daha sağlıklı bir toplum olabilmenin mücadelesini veriyoruz” dedi. Kamu ve özel sağlık kuruluşlarının birlikte Covid hastalarına kapılarını açtığını ve herkesin elini taşın altına koyduğunu söyleyen Koca, “Hedef müşterek olunca birliğin sağlanması, istikrarın yakalanması zor değildir. Esas olan kamu ve özel sağlık kuruluşlarının bir ayrım gözetmeksizin aynı gayeye hizmet etmesi ve bu gayeye yönelik olarak aralarında işbirliğinin geliştirilmesidir. Devletin görevi bu hedefi gerçekleştirecek planlama ile sağlık kuruluşlarının hizmet vermesini temin etmek ve onları denetlemektir” şeklinde konuştu. Her krizin içinde fırsatlar barındırdığını ve pandeminin de bu ortak kültürün gelişmesi adına hem devlet hem özel sektör tarafına bir fırsat sunduğunu ifade eden Koca, “Ortak iş yapabilme sayesinde ülkemiz tüm dünyaya tıbbi malzeme desteği sağlamış ve kendi tedavi algoritmasını geliştirerek dünyaya örnek olmuştur. İhtiyaç duyduğu ventilatör gibi cihazları kısa sürede üretebilecek bilgi, beceri ve tesis yatırımına sahip olduğunu da tüm dünyaya göstermiştir. İlaç ve tıbbi cihaz sektörümüz pandemi mücadelesinde motor güçlerimizden olmuştur. Hızla üretime geçerek ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayan, dünyaya ihraç edecek üretim kapasitesi oluşturan sektörümüz bizim için iftihar vesilesi olmuştur” dedi. Özel sağlık kuruluşlarının yoğun bakım kapasitesi ile kritik ve ağır hastaların tedavisinde önemli bir kaynak sağladığını sözlerine ekleyen Bakan Koca, “Pek çok gelişmiş ülkede pandeminin ilk günlerinde gördüğümüz yoğun bakım kuyrukları, hasta tercih etme tabloları ülkemizde yaşanmamıştır. Bunda özel hastanelerin aktif rol almasının önemli etkisi olmuştur. Pandemi henüz bitmemiş, oluşturduğu tehdit ortadan kalkmamıştır. Hâlâ tedbirleri elden bırakamayız, sağlık kuruluşlarımızdaki, sahadaki teyakkuz halini gevşetemeyiz. Özel ve kamu hastanelerimiz ile birlikte hazırlıklı olmalıyız. SGK belli bir ödeme dengesini, gelir-gider hesabını gözetme durumunda olan bir kurum. Sadece pandemi süresi ile sınırlı olmayan sürdürülebilirliği muhafaza görevi var” diye devam etti.

“SGK reformunun en önemli kısmı gelecekteki vatandaşlarımıza ulaşabilmek”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak toplumun her kesimini ilgilendiren hayati konularda görevlerinin olduğunu söyleyen T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Türkiye nüfusunun tamamına, her aileye, her haneye dokunan bir Bakanlığız. Salgın sürecinden vatandaşlarımızın daha az etkilenmesi için Sosyal Koruma Kalkanı adını verdiğimiz ve etap etap uyguladığımız birçok programı hayata geçirdik. Sosyal güvenlikten sosyal yardımlara ve hizmetlere kadar birçok uygulama başlattık. Bunlardan en önemlisi çalışma hayatına yönelik kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, iş akdi fesih kısıtı ve normalleşme desteği gibi uygulamaları idi” dedi. Kısa çalışma ödeneğinden şu ana kadar 3 milyon 580 bin çalışanın ve özel sağlık kuruluşlarının yararlandığına dikkat çeken Selçuk, kısa çalışma ödeneğine 20 milyar liranın şu ana kadar aktarıldığı söyledi. Sosyal koruma kalkanında yapılan tüm nakdi desteklerin tutarının 38 milyar liraya yaklaştığını sözlerine ekleyen Selçuk, “Burada dolayısı ile hem işçimizi, hem işverenimizi, hem de dezavantajlı kesimlerimizi korumayı hedefledik” dedi. Salgın sürecinin sağlık söz konusu olduğunda genel sağlık sigortası reformunun da ne denli yerinde ve doğru bir adım olduğunu gösterdiğini sözlerine ekleyen Selçuk, “Hem sağlık hizmetleri ve altyapısı hem hekimlerimizin mesleki yeterliliği hem de sağlık sigortacılığı anlamında dünyada çok az ülkenin başarabildiği, gurur verici bir hikâyemiz var. Sağlık sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu Covid salgını bir kez daha gösterdi. SGK reformunun en önemli kısmı hem daha çok vatandaşa ulaşabilmek hem de aynı zamanda gelecekteki vatandaşlarımıza ulaşabilmek… Dolayısı ile sürdürülebilirlik önemli. SGK’nın aktüeryal sistemlerinin doğru yönetimin fazlası ile önemsiyoruz ki böylelikle daha etkin, adil, kolay ve erişilebilir bir sosyal güvenlik sistemimiz olabilsin” dedi.

“Sağlık Uygulama Tebliği’nde güncelleme çalışmalarımız ilgili birimlerimiz tarafından sürekli olarak gerçekleştirilmektedir”

Cumhurbaşkanı liderliğinde 2006 yılında yapılan sosyal güvenlik reformunun en önemli parametresinin Genel Sağlık Sigortası uygulaması olduğunu söyleyen SGK Başkanı İsmail Yılmaz, “Reform ile kurulan yeni sistemde ile tüm vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştı, sağlık güvencesindeki vatandaşlarımızın oranı yüzde 70’lerden yüzde 99,5’e çıkarıldı. 2006 yılıyla karşılaştırdığımızda; aktif sigortalı sayımız 14 Milyon’dan yüzde 55’lik artışla yaklaşık 21,9 Milyon kişiye ulaştı. Emeklilerimizin sayısı ise dosya bazında 7,2 Milyon’dan yüzde 71 artışla 12,3 milyona ulaştı” dedi. Kamusal alanda sağlıkta tek geri ödeme kurumu olarak hedeflerinin sadece sağlıkta finansmanı sağlamak değil, sigortalıların tüm beklentilerini karşılamanın yanında kaliteli, sürdürülebilir, güvenli ve kontrol edilebilir bir sağlık sistemi sunabilmek olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu amaçla geri ödemede sağlığa ve ilaca her yıl artan tutarlarda harcama yapmaktayız. Elimizdeki sınırlı bütçe ile sigortalılarımızın en iyi tedavilere en kısa sürede ulaşması öncelikli hedefimizdir” dedi. Sürdürülebilir bir sağlık sisteminin Sosyal Güvenlik Kurumu açısından olduğu kadar sağlık hizmeti sunucuları açısından da hayati önem taşıdığını belirten Yılmaz, “Geri ödemesini yaptığımız tüm sağlık hizmetlerinin her biri için belirlenecek doğru strateji ve ihtiyaç analizi ile Kurumumuzun uzun vadeli finansal sürdürülebilirlik ilkesi ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda Sağlık Uygulama Tebliği’nde güncelleme çalışmalarımız ilgili birimlerimiz tarafından sürekli olarak gerçekleştirilmektedir. Sağlık hizmetleri için ödenen fiyatların güncellenmesi, vatandaşlarımızın daha kaliteli bir sağlık hizmetine erişimine; sağlık hizmetini sunan sağlık tesisleri için de sağlık hizmeti sunumunun sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

“Sağlık sektörünü ilgilendiren kanunların yeni yaklaşımla tekrar düzenlenmesi gerekir”

Hastaneler, sağlık çalışanları ve hastalar için salgının zorlayıcı bir süreç olduğunu belirten Özel Hastaneler Platformu Başkanı Dr. Mehmet Altuğ, “Küçük ve orta ölçekli yapıların zaten zorlanacağı ve hatta kaldıramayacağı bir mücadele idi bu durum. Buna rağmen özel hastanelerimizin ve merkezlerimizin sürece farklı şekillerde önemli katkıları oldu” dedi. Bu süreçte birtakım olumsuzlukların da yaşandığını ve Zirve’nin önemli konu başlıklarından birinin de bu olumsuzluklarla ilgili olarak “istişare kültürü” olduğunu vurgulayan Altuğ, “Kamunun personel alacağı haberi zaten salgın sürecinde yönetmekte inanılmaz zorlandığımız personelimizin tüm konsantrasyonunu bozdu. KDK olarak alınan kararla atama ve tayinler durduruldu ama bu da personelin önemli bir kısmının bozulan konsantrasyonunu düzletmeye yetmedi. Özellikle salgın başlangıcında ilk 2-3 ay inanılmaz zorluklar yaşadık. Bir taraftan personel diğer taraftan ekonomik sıkıntılarla mücadele etmek durumunda kaldık. Pandemi hastalarının ve hastalık şüphesi olanların acil kapsamına alınması süreçte bizi zorlayan ve doğru olmayan bir uygulama oldu. Kanun çıkmasına rağmen pandeminin kahramanları diye övündüğümüz sağlık sektörü ve çalışanları müfettişlerin kısa çalışmaya sağlık personelinin alınmayacağını söylemesi ve aylarca bu konuyla mücadele edilmesi bizim için ayrı bir yorgunluk ve üzüntü kaynağı oldu. Bu konuda Bakanımızla ve Bakanlığımızın üst düzeyiyle yaptığımız görüşmelerde olumsuz bir görüş olmasa da müfettişlerin çoğu tayin, atama ve izinlerin durdurulmasını mazeret göstererek bizlere inanılmaz zorluklar çıkardı. Ardından pandemi ödemelerinin geriye dönük olarak ve herhangi bir duyuru yapılmaksızın iptali zaten zorluklarla mücadele eden bizlere büyük bir darbe daha oldu. Devlet yönetmenin zorluklarını kendimizin sizlere göre çok daha küçük ölçekteki yapıları yönettiğimizden ve sorumluklarını aldığımızdan dolayı az da olsa anlayabiliyoruz. Muhakkak bizlerin bilmediği nice sıkıntılarla mücadele ediyorsunuzdur. Ama bizleri de dinlemenizi ve anlamanızı istirham ediyoruz. Sadece biraz önce vurgulamak istediğim istişare kültürüne dikkatlerinizi çekmek istiyorum” diye konuştu. Konuşmasında Tamamlayıcı Sağlık Sigortasına ilişin yeni bir tasarıma ihtiyaç olduğuna ve Platform olarak bu konuda detaylı bir çalışma yapıldığına değinen Dr. Mehmet Altuğ, “Sadece ikincil düzenlemeler değil, sağlık sektörünü ilgilendiren kanunların yeni yaklaşımla tekrar düzenlenmesi gerekir. Mevzuatın tamamının sektörün tüm paydaşları ile istişare içinde hazırlanması, saha deneyiminin düzenlemelere yansıtılması gerekir” şeklinde konuştu.

“Bu enflasyon ve döviz ortamında SGK fiyat güncellemesi yeniden yapılmalı”

Türkiye’de çok iyi bir sağlık sistemi ve sağlık çalışanı ordusu olduğunu belirten OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat, pandemi sürecinde Türkiye’nin çok iyi bir sınav verdiğini ve bu sürecin dünyaya iyi anlatılması gerektiğini söyledi. Pandemide “Acil” statüsünde olmanın vatandaşla hastaneleri karşı karşıya bıraktığını ve hizmet verirken zorlandıklarını ve büyük zarar gördüklerini ifade eden Bahat, “Yok olma sınırından döndük. Pandemi sonrasında da bu kararın istişare olmadan tek taraflı olmasını da eleştirdik. Bundan dönülmesi ve pandemi ödemelerinin tekrar geri getirilmesini de alkışlamak gerekiyor. Fakat burada yüzde 40’ı yanlış negatiflik veren PCR testinin ödemenin esası olarak alınmış olması bizi yine üzdü. Çünkü hastalarımızın çoğu Covid 19 hastasıydı. Ciddi akciğer tutulumları vardı ama biz bunların ödemesi için PCR pozitifin esas alınmasını doğru bulmuyoruz” diye konuştu. SGK fiyat güncellemesi ile ilgili olarak bu enflasyon ve döviz ortamında maliyetlerin kontrolsüz artması nedeni ile güncellemenin yeniden yapılması gerektiğine işaret eden Bahat, “Bu dönemde 24 saat canlı ve ayakta kalmak zorundayız. Sağlık sektörü ülke için savunma sanayi gibi ciddi bir öneme sahip” dedi.

“Türkiye’nin ilklerinden diyebileceğimiz dijital bir etkinlik merkezi oluştu”

  1. Sağlık Zirvesi’nin Exponext Dijital Platform dijital altyapısı hakkında bilgi veren ve kullanıcılara sağladığı kolaylıkları anlatan Ekspotürk Genel Müdürü ve Sağlık Zirvesi Etkinlik Direktörü B. Kemal Şahin, “Pandemi süreci her ne kadar bizleri zorlasa da teknolojiye hızlı bir şekilde adapte olmamıza da ciddi katkı sağladı. 9. Sağlık Zirvesi’nde Türkiye’nin ilklerinden diyebileceğimiz bir kongre ve fuar alanı ile dijital bir etkinlik merkezi oluştu” dedi. Özel Hastaneler Platformu Derneği’nin organize ettiği, Sağlık Bakanlığı ve SGK işbirliği ile düzenlenen Zirve’ye Çapa Medikal altın, Philips ve Siemens Healthineers bronz sponsor olarak destek verdi. 9. Sağlık Zirvesi’ne katkıda bulunan diğer firmalar şu şekilde oldu; Olgun Medikal, Tüm Ekip, Bizmed, Abbott, Tesla, Rasyomed, Çizgi Mühendislik, Item Medikal, Acendis, Delta Trade Company, Pusula Yazılım, GE Healtcare, Buzkan Avm, Mixta, Monad, Monotime, Probel, Meddata Bilişim Sistemleri, Securitas, Bilgi Sistemleri ve Medikal News.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It