22 Mart 2017

“Kamu özel ortaklığı modelinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etkin bir görev üstlendik”

Medikal News mart 2017 Kapak Baskı - Kopya

Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Nihat Tosun ile derneğin çalışmaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik:

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1959 yılında Trabzon’da doğdum. İlk ve Orta Öğrenimi Trabzon’da tamamladıktan sonra 1977 yılında Ordu Perşembe Öğretmen Lisesi’nden mezun oldum. 1 yıl Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü’nde okuduktan sonra 1978-84 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi aldım. 2 yıl Elbistan’da hekim olarak çalıştıktan sonra 1987-1991 tarihinde Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlık Eğitimini tamamladım. Ardından Yozgat Devlet Hastanesi’nde 2 yıl çalıştıktan sonra 1993 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Tıp Fakültesi’ne Yardımcı Doçent olarak başlayarak akademik çalışmalarıma başladım. 1997 yılından Doçent olduktan sonra 2003 yılında Düzce Tıp Fakültesi’nde Profesörlüğe atandım. Sağlık Bakanlığı’ndaki İdari görevlerinden sonra 2014 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne Profesör olarak atandım. Halen bu görevime devam etmekteyim. Sağlık alanında yöneticilik deneyimime gelince Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Tıp Fakültesi’nde 10 yıl Anabilim Dalı Başkanlığı, 4 yıl Dekan Yardımcılığı, 2003 yılında kapanmadan önce Ankara Trafik Hastanesi’nde Başhekimlik ve Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kurucu Başhekimlik, 2007 yılında Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı, Aralık 2008 tarihinden 2014 Mayıs ayına kadar Müsteşarlık yaptım. Halen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanlığını yürütmekteyim. Mesleki ve yöneticilik deneyimim yanı sıra sivil alanda da pek çok çalışma yürüttüm. 2003 yılında Ankara’ya geldikten sonra özellikle sağlık alanında aktivite gösteren birçok derneğin kuruculuğunu ve kurucu başkanlığını yaptım. Bu derneklerden Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği (SAYED) sağlıkta dönüşümün sivil desteğini sağlamak üzere binlerle ifade edilen katılımcılı birçok toplantı düzenleyip kamu ve özel sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren bir fonksiyon icra etti. Bir diğer dernek olan Bilim İnsanları Dayanışma Derneği (BİDDER), bilim insanlarını bir araya toplayıp akademik hayata katkı sağlamayı amaçlayan bir yapı olup, 8 yıllık sürede 100 civarında konferans ile akademik eğitim kongreleri düzenledi. Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği, Sağlıklı Nesiller Derneği, Sağlık Turizmini Destekleme Derneği gibi derneklerin de kurulmasına öncülük ettim. 2014 yılında ise ülkemizin çok önemli bir ihtiyacına katkı sağlamak amacıyla Sağlık Stratejileri ve Sosyal Politikalar Derneği (SASOMER) isimli düşünce kuruluşunun kurulmasına öncülük ettim ve yönetimde görev aldım.

Peki Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği hikayenizi dinleyebilir miyiz. Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği nedir, niçin kurulmuştur, amacınız ve hedefleriniz nelerdir?

Bilindiği üzere ülkemizde tüm dünyanın gıpta ile izlediği bir program yürütülmektedir. Sağlıkta dönüşüm programı. Bu dönüşümün en önemli özelliklerinden birisi de fiziksel dönüşümdür ve bunun en güzel uygulamalarını ise kamu-özel-işbirliği modeli ile hayata geçirilen şehir hastaneleri ile görmekteyiz. Sağlık alanında 2005 yılında kanun, 2006 yılında ise yönetmelik ile uygulamalarına başlanan kamu özel işbirliği modelinin ülkemizde ilk kez uygulanıyor olması karşısında, tüm tarafların bu modeli daha iyi anlayabilmesi, uluslararası uygulamaların izah edilmesi, ele alınması, tüm paydaşların ve sektörün bu modele yönelik hazırlanması, ülkemizde bu modele ilişkin kültürün daha fazla yerleşebilmesi ve farkındalık yaratabilme amacıyla derneğimiz 2007 yılında Ankara’da kurulmuştur. Derneğimizin kuruluşundan bugüne değin desteğimizi hep sunduk. Onur kurulu üyeliğini yaptığım dernekte 26 Kasım 2016’da gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul ile yönetim kurulu başkanlığı görevini devralmış olduk. Derneğimiz daha fazla kamunun ağırlıklı olduğu bir yapısı bulunmakta iken, bizim yönetim kurulu başkanlığı görevine gelmemiz ile bu tarihten itibaren ilk kez bu denli özel sektörün katılımına açmış olduk. Derneğimiz, ülkemizde ilk kez uygulanan ve dünyanın en büyük sağlık kampüslerinin hayata geçirildiği kamu özel ortaklığı modelinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etkin bir görev üstlenmiş, ülkemizdeki, en eski, en yetkin ve en deneyimli sivil toplum örgütüdür.

Biraz daha kuruluş amacına değinmek gerekirse, kamu özel ortaklığı uygulama ve finans modelleri ile başta sağlık sektörü olmak üzere bu model ile gerçekleştirilen ulusal projelerin kamuoyunda ele alınması, tartışılması, benzer uluslararası örneklerden istifade edilebilmesi ve bu kapsamda genel bir farkındalık yaratabilmek amacıyla ilgili paydaşların da katılımı ile ulusal ve uluslararası boyutta tartışma, değerlendirme, bilgilendirme ve paylaşım ortamları yaratılabilmek ve bu konuyla ilgili sadece ülkemiz için değil bölge coğrafya adına da etkin bir deneyim ve uzmanlık merkezi oluşturabilmek amacıyla 2007 yılında kurulmuştur. Derneğimiz başta sağlık alanı olmak üzere kamu özel işbirliği modeli ile hayata geçirilen yatırımlara ilişkin ülkemizde ve bölgemizde lider konumlu, uzmanlaşmış sivil toplum örgütü olma vizyonu, Yine başta sağlık alanı olmak üzere bütün kamu ve özel sektör yatırımlarında, uluslararası standartlarda yüksek teknoloji ile donatılmış ve sektörün gelişen ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmış projelere destek olma, tüm kamu ve özel sektör yatırımlarına ilişkin, yatırım koşullarının tesis edilmesini sağlamak üzere faaliyetler göstererek, yatırım koşullarını kolaylaştırma, bütün bu yatırımlarla ilgili tüm paydaşlara yüksek katma değer yaratmak ve nihayetinde bu yatırımlardan faydalanacak olan kullanıcılara üstün nitelikli hizmetinin sunulmasına katkıda bulunarak, yaşam standartlarını yükseltme misyonu, Son olarak derneğimiz, başta sağlık olmak üzere tüm kamu ve özel sektörün yürütmekte olduğu ve/veya planladığı yeni yatırımlara ilişkin, destek olacağı faaliyetlerle yatırım ve katma değer portföyünü büyütüp güçlendirme, ulusal ve uluslararası tüm sivil toplum örgütleri, meslek odaları, fon ve şirketlerle işbirlikleri kurarak, ülkemiz dışında da kamu özel işbirliği modeli uygulamalarına destek olma stratejileri ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu amaç, hedef ve vizyona bağlı olarak 2017 yılında sadece ülkemizde değil, ülkemiz dışında da çok yoğun bir faaliyet programı belirledik.

Dernek kimlerden oluşmaktadır?

Derneğimiz gerek üye sayısı, profili gerekse yönetiminde tıpkı isminde olduğu gibi kamu ve özel sektörün oldukça dengeli dağılımdan oluşmaktadır. Sağlık alanında kamu ve özel işbirliği modeli konusunda ülkemizin en deneyimli ve en yetkin isimlerinden teşekkül yaklaşık 60 üyemiz bulunmaktadır. Yönetim kurulumuz ise 7 asil ve 7 yedek üyeden oluşmaktadır. İddia ediyorum derneğimiz yönetimi, sadece ülkemizde değil, bölgemizdeki en yetkin sivil toplum yönetimi olma niteliğini taşımaktadır.

Derneğinizin faaliyetlerinden söz eder misiniz?

Derneğimiz ilk olarak 2007 yılında yerli ve yabancı yaklaşık 350 kişinin katılımı ile “Sağlıkta PPP Kongresi”ni, Ankara Bilkent Otelde gerçekleştirmiştir. Ardından 2009 yılında İstanbul WOW Otel ve Kongre Merkezinde yaklaşık 300 katılımcılı uluslararası nitelikli “Sağlıkta Kamu Özel Ortaklığı, Sağlık Kentleri” Kongresini, 2013 yılında Ankara JW Marriot Otel Kongre Salonunda yaklaşık 300 katılımcılı uluslararası nitelikli “Kamu Özel Ortaklığı, Sağlık Alanında Uygulamaları ve Sonuçları, Sağlıkta Yerli Sanayi Katılımı/Offset Uygulamaları” Kongresini düzenlenmiştir. 2016 yılı sonunda gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul ile bana tevdi edilen yönetim kurulu başkanlığı görevine gelince, yönetim kurulu toplantıları gerçekleştirerek 2017 yılı faaliyetlerimizi planladık. Tüm dünyada sağlık alanında kamu özel ortaklığı modeli ile yürütülmekte olan yatırımların yaklaşık %40’ının ülkemizde yürütüldüğü, Sağlık Bakanlığınca planlanmış toplam 41.000 yatak ve ihale işlemlerin gerçekleştirilerek sözleşme altına alınan yaklaşık 32.000 yataklık şehir hastaneleri yatırımının ise artık kabullerinin yapılarak hizmet sunumuna başladığı bugünlerde, şehir hastanelerinin kabulü ve işletilmesine yönelik pek çok tartışmanın süregeldiği bir döneme girmiş bulunmaktayız. İşte dernek olarak gerek yükleniciler ve paydaşlarının, gerekse kamunun arasında adeta bir arabuluculuk yaparak, seri çalıştaylar yapmaktayız. İlk olarak Kamu Hastaneleri Kurumu ev sahipliğinde Ankara’da 7 Ocak’ta Şehir Hastaneleri, Yönetim İşletme ve Kabulleri Çalıştayını, ardından 23 Ocak’ta Adana’da uygulamaya ilişkin detayları, 10 Şubat’ta Isparta’da şehir hastanelerinde hizmetler (P2) ve son olarak 10 Mart’ta hizmetlere bağlı ödemeler (SUT) özelinde seri çalıştaylar gerçekleştirdik. Bu faaliyetlerimizin tümü rapor haline getirilmekte, ses ve görüntü kayıtları tutulmakta ve konuşmalar deşifre edilerek arşivlenmektedir. Bu seri faaliyetlerimizin tümünü derneğimizin resmi web sayfasından takip edebilirsiniz. Tüm bu çalışmaları gerçekleştirerek derneğimiz bir taraftan arabuluculuk ve bir uzmanlık merkezi gibi tartışma konularını ele alarak karşılıklı anlayış, dil birliği ve sorunların çözümüne yönelik çaba sarf etmekte iken diğer taraftan, sektör buluşmaları düzenleyerek, kendisini, faaliyetlerini ve yapmayı planladığı faaliyetleri anlatmakta, aynı zamanda kurum ve kuruluşları ziyaretler etmektedir. Yapmaya çalıştığımız diğer bir faaliyetimiz ise basılı ve kalıcı ürünler meydana getirmektir. Şu anda dernek olarak elimizde basılı hale getirilmeyi bekleyen ve kısa bir içerisinde kitap olarak dağıtımını gerçekleştireceğimiz dokümanlarımız yer almaktadır.

Gelecek faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Derneğimiz, ülkemizde ileri noktalara gelmiş kamu özel ortaklığı uygulamalarının seyri, sürecin değerlendirilmesi ile faaliyetlerin gelecek planlamalarında, yapılan doğru ve yanlışlar, problemleri çözüm yolları, kamu özel ortaklığı mantığı ile tüm taraflarda ortak dil kullanımı ve ortak çalışma kültürüne katkıda bulunmayı kendisine temel bir felsefe edinmiş, bu yaklaşım faaliyetlerini planlamıştır. Bu felsefe ile ilk olarak 30 Mart-2 Nisan tarihleri arasında İstanbul TÜYAP’ta düzenlenecek olan Expomed fuarı bünyesinde Sayın Sağlık Bakanımızın da katılacağı, başta Suudi Arabistan Sağlık Bakanı ve heyeti olmak üzere toplam 11 farklı ülke sağlık bakanı ve ekibinin davet edildiği bir günlük kamu özel ortaklığı sempozyumu düzenlemekteyiz. Ardından Mayıs aynın son haftası içerisinde Suudi Arabistan Riyad’da, ülkemizdeki PPP modeli ile yatırım süreçleri devam eden şehir hastanelerinin kamu ve özel sektör tüm paydaşlarının da katılacağı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı’nın himayelerinde “Sağlıkta Kamu Özel İşbirliği (PPP), Türkiye ve Suudi Arabistan’da Sektörel Durum” isminde zirve yapmayı planlamaktayız. Bu uluslararası zirve derneğimizi 4. uluslararası kongresi olacaktır. Bu çerçevede konunun tarafları ile resmi izin ve onay süreçleri devam etmektedir. Son olarak 2017 yılının ekim ayı içerisinde, belki biraz iddialı olacak ama çok iddialı bir kamu özel ortaklığı (PPP) zirvesi program hazırlığı içerisindeyiz. Söz konusu zirve ülkemizde ve bölgemizde sağlık alanında düzenlenen en önemli programlardan birisi olacaktır.

Doktorluk, Akademisyenlik, Hastane Yöneticiliği, Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı, ardından Siyaset ve Sivil hayat, sırada ne var?

Meslek yaşamım boyunca aynı anda pek çok sahada faaliyetleri paralel olarak yürütmek hiç de kolay olmadı. Bu kadar çok işi başarılı bir şekilde yürütmek için zamanınızın önemli bir kısmını ayırmanız gerektiğini söylemem lazım. Gerek kamuda yönetici olarak gerekse sivil faaliyetlerimiz içerisinde güçlü değer yargılarını kendisine referans alan, özveri ve azim duygularıyla, paylaşarak, ekip çalışması içerisinde bulunmak başarının en önemli anahtarları oldu. Hepimizin gurur kaynağı olan ve ülkemizde sağlık alanında kamu ve özel sektör işbirliği modeli ile hayata geçirilen şehir hastaneleri yatırımların, planlanmasından, mevzuat altyapısına, ihale süreçlerinden uygulamalarına kadar tüm süreçlerinde yer almış ve konunun ülkemizdeki en deneyimli kişilerinden birisi olarak, bu deneyimimizi sivil toplum örgütü eliyle ülkemize, bölgemize kazandırmak istiyoruz. Bu deneyim ülkemizin kazanımıdır. Bu kazanımı kurumsallaştırarak tüm dünyaya ihraç edebilecek bir güce kavuşmak, dünyada bu alanda sayılı sivil toplum örgütlerinden olmak önümüzdeki hedeflerden bazıları. Bu hedefe ulaşmak için geçmişi yaklaşık 10 yıla yaklaşan derneğimizin daha da kurumsal yapıya kavuşması amacıyla gayret ediyoruz.

Sayın Tosun çok teşekkür ediyoruz.

Bize derneğimizi tanıtma ve faaliyetlerimizi anlatma fırsatı verdiğiniz için derneğim ve yönetim kurulu adına ben teşekkür ederim. Başarılar dilerim.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It