28 Ekim 2020

İKİ AY SONRA BAŞLAYACAK TRANS YAĞ KISITLAMASINA HAZIR MIYIZ?

Basın toplantısı konuşmacılar

Türk Kardiyoloji Derneği ve Sağlığa Evet Derneği işbirliği ile yürütülen “Trans Yağ Farkındalık Projesi” kapsamında, online basın toplantısı düzenlendi.

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ayça Boyacı, Türkiye’de 2016 yılında 3.4 milyon kalp ve damar hastalığı olan kişi bulunduğunu, bu sayının 2035 yılında 5.4 milyona ulaşmasının beklendiğini belirterek, sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzının kardiyovasküler hastalıklarla savaşta en önemli silahlarımız olduğunu vurguladı. “Kan kolesterol düzeyinde düşme amaçlanıyorsa diyetteki doymuş yağlar total kalorinin %5-6’ sından fazla olmamalı, et ve süt ürünlerinden fakir, sızma zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerden zengin Akdeniz tipi bir diyet tercih edilmelidir” dedi.

 

Türk Kardiyoloji Derneği Lipid Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr Öner Özdoğan da, Yüksek LDL kolesterol, kardiyovasküler hastalığa neden olacağını, kanda çok fazla “LDL” kolesterol varsa, atar damar duvarlarında birikebiieceğini açıkladı. Trans yağların damar iç yüzeyini bozduğunu ve iltihabı arttırdığına, kolesterole bağlı damar bozulmasının erken yaşlardan itibaren görülebildiğine dikkat çekti.

 

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, “Türkiye’de tüm erişkin erkeklerin %30’u kadınların %35’i yüksek tansiyona sahip olduğunu belirterek ilaç tedavisi yanısıra, lifli gıda alımı, diyetteki yağ ve alkolun azaltılması, fiziksel aktivitenin arttırılmasını önermiştir” diye konuştu.

 

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı da şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) endüstriyel trans yağların gıda tedarik zincirinden tümden kaldırılması için 2023 yılını hedef gösterdi. Avrupa Birliği’nin ardından Türkiye de son tüketiciye sunulması amaçlanan gıdalarda ve perakende satışa yönelik gıdalarda 100 gram yağ için maksimum 2 gram trans yağ kısıtlaması getirdi. Mevcut etiket düzenlemesiyle trans yağlardan korunma tamamen tüketicinin sorumluluğuna bırakılmıştı. Türk Gıda Kodeksi’nde Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde yapılan değişiklikle bu sorumluluk Ocak 2021’den itibaren gıda işletmecilerine yükletilmiş oldu. Son tüketiciye veya toplu tüketim yerlerine yönelik olmayan bir gıdayı diğer gıda işletmecilerine arz eden gıda işletmecileri ise trans yağ kısıtlamasından muaf tutuldu. Ham madde tedarikçileri, ürünlerindeki endüstriyel trans yağ miktarı, 100 gram yağ için 2 gramı aşması durumunda trans yağ miktarı hakkında üreticileri bilgilendirecekler.”

 

Dağlı, “DSÖ’nün 2023 hedefine yönelik ilk uygulama Ocak 2021’de başlıyor. Hayvansal ve endüstriyel trans yağın nasıl ayrıştırılacağına ve endüstriyel trans yağın ölçümüne dair standart bir metot belirlenmesi, üretilen gıdaların uygunluğunu denetlemek açısından önemlidir. Yeterliliği bulunan laboratuvar sayısının az olması mevzuatın uygulanması önünde bir engel olabilir. Her ilde analiz yapılabilmesi için gerekli yatırımın gerçekleştirilmesi gereklidir. Trans yağ miktarının üründe hangi miktarda bulunduğuna dair bilgilendirme yapılmasının da önemlidir. Aynı üründen birden fazla tüketilmesi veya farklı ürünlerin aynı zamanda tüketilmesi nedeniyle kolayca önerilen günlük limit üzerine çıkılabileceğini bu nedenle tüketicinin etiketlerde kısıtlı trans yağ miktarını da görmesi gerekir” diye belirtti.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It