20 Aralık 2016

II. TIBBİ TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ KONGRESİ

DSC_1080

Mehmet Ali ÖZKAN

7-10 Aralık 2016 tarihlerinde Antalya Belek’te düzenlenen II. Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kongrenin ana başlığı ve panel konuları tıbbi cihaz sektörünün içinde bulunduğu sorunlar dikkate alındığında çok isabetli konulardı. Panelistler konularına hâkim çok değerli kişilerdi. Tıbbi cihaz sektörünün sivil Toplum kuruluşları STK’ların da kongrede sektörü en iyi şekilde temsil ettiklerine şahit olduk.

Kongrede Maliye Bakanlığı’ndan bir muhatabın olmaması özellikle üniversitelerin birikmiş borçlarının nasıl ödeneceği ve sağlığın genel finansmanına hazine ve maliyenin nasıl baktığı konusunda bizlere bir fotoğraf vermedi. Finansla ilgili tüm sorular boşta kaldı. Yine SGK’dan başkanlık veya genel müdürlük seviyesinde bir temsilcinin olmaması eksiklikti. Kurlardan ve diğer girdilerden kaynaklı olarak tıbbi cihaz maliyetlerinin artmış olmasının getirdiği sıkıntıların giderilmesinde SGK’nın SUT politikasının ne olacağı soruları cevapsız kaldı. Kısaca üniversite temsilcileri, hastane yöneticileri, satın almacılar, tedarik zincirindeki sorunları en samimi şekilde dile getirdiler, sorunlara çözüm önerilerini sundular. Karşılarında ‘evet haklısınız bu sorunlar var, şu şekilde çözülecek’ veya ‘haksızsınız dile getirdiğiniz sorunlar yoktur’ diyebilecek muhatap eksikliği vardı kongrede.

Sorun satış ve tahsilat

Yerli tıbbi cihaz üretimi için verilen teşvikler konusunda Müsteşar Prof. Dr. Eyüp Gümüş çok detaylı bilgiler verdi. Devletin tıbbi cihaz üretimine verdiği destekler ve beş kalem tıbbi cihazın üretimine alım garantisi verdiği hakkındaydı. Devletin vermekte olduğu destekler gerçekten takdire layık destekler. Müsteşar beyi dinlerken insanın beyninde her şeyi bırakıp tıbbi cihaz üreteyim olgusu oluşuyor. Ancak diğer bir panelde üniversite borçları ile ilgili rakamları duyunca ve ‘üniversiteler olarak borçlarımızı ödeyemiyoruz, depolarımızda tıbbi cihaz kalmadı, firmalar artık ihalelerimize katılmıyor, doğrudan alımlara dahi firmalar ilgi göstermiyor’ çığlıklarını duyunca, bu kadar teşvike, desteğe rağmen sektörün neden üretime ilgi duymadığı sorusuna kolay cevap bulduk bu kongrede. Türkiye’de tıbbi cihaz üretmenin sorun olmadığı, sorunun satış ve tahsilat olduğu bu kongrede bir kez daha net olarak ortaya çıkartıldı.

SUT fiyatları

Kongrede dikkat çeken önemli konulardan birisi de firmalara yapılan haksızlığı ve adaletsizliği en yetkili ağızdan duymak oldu. Müsteşar Eyüp Gümüş Bey kendisini Afyon’dan rektör beyin aradığını MR cihazı alacaklarını firmaların çok yüksek fiyat verdiklerini, MR cihazının bakanlık tarafından alınarak kendilerine vermelerini talep ettiğini ve MR cihazını çok uygun fiyatla alarak Afyon’da üniversiteye verdiklerini, üniversitenin MR bedelini kendilerine derhal ödediğini söylemesi oldu. Afyon’daki bu üniversitemiz firmalara borçlarını üç dört yılda dahi ödeyemezken bakanlığa MR ödemesini anında yapması garip ve çarpık bir durum değil mi? Tıbbi cihaz sektörü bu durum karşısında şu söylemde bulunuyor: ‘Özellikle üniversite hastanelerine ihalelerinizi açın biz firmalar iştirak edelim, kıyasıya rekabetimizi yapalım, fiyatları kıralım, size en efektif fiyatla tıbbi cihaz alınmasına katkı sağlayalım sizde bakanlığa MR bedelini ödediğiniz gibi tıbbi cihaz bedellerini zamanında ödeyin’ demekte. Alımlar bu şekilde olursa Türkiye de tıbbi cihaz üretiminde patlama olur. Tıbbi cihaz fiyatları her şartta reel seviyelere gelir.

Mevcut haliyle SUT fiyatları problem, SUT’a girmek problem, ödemeler bir başka problem. Tıbbi cihaz üretim ve tedarikçisi firmaların işleri sürekli problem çözmekle geçiyor. O nedenle üretimi düşünebilecek zamanları kalmıyor. Düşünebilenler de mevcut problemler nedeniyle üretimin kârlı ve içinden çıkılır olmadığını görüyorlar. Bu sorunları çözmeden tıbbi cihaz üretimini konuşmak zaman kaybından başka bir şey değil.

Tıbbi cihaz ödemeleri

Kongrede dikkatimi çeken diğer bir konu ise kamu temsilcilerinin ve tıbbi cihaz sektörünün sorunları dile getirirken objektif olmaları, karşılıklı tartışmaları dahi çok medeni ölçüler içinde yaptıklarını gördük. Geçmiş yıllarda olduğu gibi karşılıklı suçlamalardan uzak durdukları, sorunların nerelerden kaynaklandığını en sağlıklı şekilde dile getirmeleriydi. Taraflar rakamlarla, örneklerle konuştular. Bu durum tedarik zincirindeki sorunların neler olduğu, nerelerden kaynaklandığı ve çözüm yollarının neler olduğunu en çıplaklığı ile ortaya çıkartmış oldular. II. Tıbbi cihaz tedarik zinciri yönetimi kongresinden çıkan sonuç bildirgesi bence şunlar olmalı: Sağlığın finansmanı yetersizdir. SUT fiyatları düşük ve adaletsizdir. Üniversite hastaneleri mevcut borçlarını kendi imkânları ile ödeyemeyeceklerini hazine desteğinin şart olduğunu açıkça dile getirmişlerdir. Bu durum göstermektedir ki üniversite hastaneleri iflas durumu ile karşı karşıyadırlar. Mevcut şartlarda tıbbi cihaz üretiminin önündeki en büyük engel sağlığın finansman sıkıntısı ve hastanelerde doktor ve hemşireden sonra en büyük stratejik öneme sahip olan tıbbi cihaz ödemelerinin ödeme sıralamasında en sona atılması adaletsiz ve yanlış uygulamadır.

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It