14 Mayıs 2020

Güvenli Turizmde Köylerimiz

sınan ıbıs yenı

Uzman Dr.Sinan İBİŞ

Medikal Turizm Derneği Başkanı

 

Sosyal kalkınma ve sanayileşmenin yapılanmasında şehirler ile köyler arasındaki kalkınma makasının hızla açılması köylerden kentlere göçü hızlandırmıştır.

Nüfus dağılımındaki dramatik değişim…

1927 yılında ülke nüfusumuz 13 milyon 638 bin kişi, köylerde yaşam oranı genel nüfusun %82’si seviyesinde iken; 2019 yılında ülke nüfusumuz 83 milyon 149 bin kişiye yükselmiş, köylerde yaşam ise %7,5 seviyesine düşmüştür. Ülkemizde kilometrekareye düşen insan sayısı 108 kişi iken, en kalabalık ilimiz olan İstanbul’da kilometrekareye düşen insan sayısı 2.987 kişidir. 35 – 39 yaşları arasındaki nüfusumuz şuan %32,4 ve çalışma çağındaki nüfusumuz ise %67,8 seviyesindedir. Dünyanın yaşlanma projeksiyonuna bakıldığında ise ülkemiz dünyanın en hızlı yaşlanan ülkeleri arasındadır. Bu dramatik bilgilere göre genç nüfusu olan ülkemiz hızla yaşlanmaktadır ve nüfus ise hızla şehirlere göç etmektedir. Özellikle okuma ve çalışma çağındaki nüfusun kentlere göçü ile de köylerimizde çoğunlukla yaşlılarımız kaderleriyle baş başa kalmışlardır.

Yalnızlığa mahkum edilen yaşlılarımız…

Köylerimizde insanlarımızın kalmayışı bir yandan geleneksel tarım ve hayvancılık değerlerimiz ile kırsal tarım ekonomisinin kaybına neden olurken, diğer yandan ise köylerde yalnız kalan yaşlılarımızın sağlıklı yaşama standartlarını da düşürmüştür. Ayrıca kentlere göçün artması ile kentsel yaşamdaki işsizlik, pahalılık, erişim zorlukları ve sosyal sorunlar nedeniyle insanların her geçen gün daha mutsuz hale geldiği de dikkat çekicidir. Köylerden kentlere göçün artması ile doğan birçok sorun tüm dünya ülkelerinde vardır. Özellikle sosyalizasyonun, sanayinin, teknolojinin geliştiği ülkelerde ise köylerden kentlere göç ülkemizde olduğu gibi hızlı bir değişim göstermemektedir ve bu ülkeler köylere geri dönüşü ve dolayısıyla köylerde yaşayan nüfusu artırmak üzere çeşitli politikalar geliştirmektedirler.

Köylerde yaşam teşviki…

Küresel gelişmişlik kriterlerine bakıldığında; gelişmişlikte en önemli unsurlardan birisi ülkelerin halklarını besleyecek tarım ve hayvancılıkta üretim kapasitelerini korumaları, geliştirmeleri, sürdürmeleri son derece önemsenmektedir. Bu politikalarda öne çıkan başlılar arasında ise; kırsal alanlarda tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi, yöresel üretimlerin desteklenmesi, kırsal sosyal kalkınmanın çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi, kırsal kalkınma ile köylerde üretimi içeren yaşamın sürdürülebilir hale getirilmesi, kırsal kesimlerde bölgesel üretimleri referans alan sanayi tesislerinin kurulması ve bu tesislerin üretimlerinin ülke ekonomisine entegre edilmesi, kırsal kesimde yaşayanların kendilerini daha çok güvende hissetmeleri için kurulacak kooperatif veya birliklere katılımlarının sağlanması, kırsal bölgelerdeki yöresel değerlerin turizm ekonomisinde işlenmesi gibi birçok teşvik edici model ile köylerimizi canlandırmamız mümkündür.

Köylerimiz turizmin gözdesi olabilir…

Ülkemiz bir turizm ülkesidir, ancak insanların toplu taşıma araçları ile otellere veya tatil köylerine gelmeleri artık herkes için düşündürücüdür. O nedenle ülkemizdeki insanlarında bu dönemde tatil anlayışını değiştirmesi ile kırsal turizmin güçlendirilmesi gündemdedir. İnsanlar pandemi risklerinden ve sosyal mesafeyi koruma zorluklarından uzaklaşmak için doğa turizmi, köylerdeki butik otellerde aileleri ile turizme katılarak o bölgedeki üretim ve hasat süreçlerinde deneyimler yaşayabilirler, yaylalarda fotoğraf, uçurtma, bitkilerle tanışma gibi birçok aktivitelerle zenginleştirilmiş yeni turizm planları yapabilirler. Tabi ki burada turizm profesyonellerinin rollerinin köy turizminde değişik deneyimlerin, tatların, lezzetlerin, heyecanların yaşanması hususların da ürünler geliştirilmesinde yarar var. Köylerimizdeki eski binalar restore edilerek butik ve yöresel turizm alanları herkes için güvenle yaşanmaya değer olabilir.

Milletimizin efendisi köylülerimiz…

Koronavirus pandemisinde şehirlerdeki sosyal yaşamın getirdiği sosyal mesafe kısıtlılıkları ile yaşanan esaret; bazı insanların köylerine dönmesini sağlamıştır ve şuan köylerde yaşam ile iş olanaklarının geliştirilmesi hususları ülkemizin konuşulan konuları arasındadır. Köylere dönüş ile köylerde yaşayanlarımızın yüzleri gülmeye başlamıştır. Köylerimizdeki insan, doğa ve çevre yaşamlarını korumaya özen göstererek yepyeni bir yaşama anlayışının güçlendirilmesinden tüm insanlık memnuniyet duyacaktır. Ulusumuzun önderi Mustafa Kemal Atatürk, köylülerimiz için; onların milletimizin efendisi olduğunu söylemiştir ve Cumhuriyet dönemimizde olduğu gibi bugünde köylerimizde azda olsa yaşayanlarımız, diğer adıyla ülkemizin ve kültürümüzün özü olan değerli insanlarımız ülkemizin ve dünyanın insanlarına hizmet etmekten büyük bir memnuniyet duyacaklardır.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It