19 Ekim 2016

GE Sağlık olarak, PPP projelerine yaklaşımımızı Sağlık Bakanlığı’nın PPP vizyonu doğrultusunda değerlendirmekteyiz

fso_9556-yeni GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ile Kamu-Özel İşbirliği (Public Private Partnership) Projeleri ve Türkiye’deki faaliyetleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik: GE Sağlık Türkiye’nin faaliyetlerinden biraz bahseder misiniz? GE Sağlık olarak PPP’lerde ne ölçüde yer aldınız? Bu projelerin son durumları ne? Biz, GE olarak PPP yatırımlarında uçtan uca bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktayız. GE, sadece tıbbi cihaz alanında değil, sağlık bilişimi, enerji üretimi, aydınlatma, altyapı gibi alanlarda da çözümler sağlayarak, kurulacak olan kampüslerin birçok ihtiyacına cevap verebilecek portföye sahip, stratejik iş ortağı konumundadır. Çözüm portföyümüze ek olarak, 1948 yılından bugüne Türkiye’deki güçlü ortaklıkları, 5 ildeki 8 tesis ve 2 bin çalışanı ile 68 yıldır ülkemizde faaliyet gösteren şirketimiz bu profili ile fark yaratmaktadır. GE Sağlık olarak, PPP yatırımlarını Sağlık Bakanlığı’mızın bu alanda gösterdiği vizyonu ve misyonu doğrultusunda değerlendirmekteyiz. Bu anlamda kampüslerin projeleri üzerinde yapılacak olan yapısal analizden başlayarak, uygulama danışmanlığı, süreçlerin analizi, iyileştirme önerileri, maliyetlerin düşürülmesi, yatırımın en verimli şekilde planlanması gibi başlıkların altında birçok danışmanlık hizmeti ve ürünü anahtar teslimi olarak sağlayabilmekteyiz. Ürünleri çok genel başlıklarla özetlemek gerekirse, tıbbi cihazlar, medikal ekipmanlar, sağlık bilişimi, medikal görüntü arşivleme, klinik bilgi sistemleri çözümleri, aydınlatma, enerji alt yapısı, su arıtma gibi alanları üst başlık olarak sayabiliriz. Bu başlıklarla beraber ilgili olan birçok servisi de PPP alanında uzman insan kaynağımız ile sağlayabilmekteyiz. Özellikle 20 yılı aşkın bir süredir başarı ile faaliyet gösteren satış sonrası hizmetler ekibimiz bu alandaki deneyimleri ve başarılarıyla kampüs yatırımcılarına güven vermektedir. GE Sağlık ve DİA Holding, Türkiye’nin sağlık alanında ilk Kamu Özel İşbirliğini hayata geçirmek için 95 milyon dolarlık anlaşma imzaladı. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 10 milyar dolarlık sağlıkta dönüşüm stratejisinin bir parçası ve alanında dünyanın en büyük yatırımı olarak yaklaşık 43 bin yeni hasta yatağı kapasitesine sahip, 35 Kamu Özel Ortaklığı (PPP-Public Private Partnership) projesi gerçekleştirilecek. DİA Holding tarafından yürütülen Konsorsiyum, Türkiye’nin sağlık alanında ilk kamu özel işbirliği uygulaması olacak ve 5 bin yeni yatak kapasitesi sunacak Mersin ve Ankara Bilkent’teki Şehir Hastaneleri için GE Sağlık’ı ana teknoloji ve çözüm ortağı olarak seçti. Mersin Sağlık Kampüsü Aralık 2016’da hizmet vermeye başlayacak. Ayrıca GE,  GAMA Holding A.Ş. ve Türkerler İnşaat A.Ş. ile, Kocaeli ve İzmir Bayraklı’da hayata geçirilecek, 25 yıllık kontrat süresi olan  toplam 3240 yataklı  iki şehir hastanesi için, hem konsorsiyum, hem de teknoloji ve çözüm ortağı olarak katkı sağlayacak şekilde bir anlaşmaya vardı. GE’nin Kocaeli ve İzmir PPP projelerine  sağlayacağı teknoloji ve çözüm paketi 4 ana konudan oluşmakta olup, bunların Türkiye sağlık sektöründeki verimliliğin en üst düzeye taşınmasına, bilgi ve teknoloji paylaşımını artırılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sözkonusu projeler GE Sağlık çalışan kadrosunun %15 büyümesini ve dolayısıyla istihdamın artmasını sağlayacaktır. Sağlık Bakanlığı’nın son onayına bağlı olmak şartı ile GE, GAMA Holding A.Ş. ve Türkerler İnşaat A.Ş arasında sağlanan bu anlaşma şimdiye kadar Türkiye’de Sağlık Sektörü’nde yapılan en büyük anlaşmalardan biri olup; 2000’den fazla erken teşhis ve uygun tedaviye olanak sağlayan, Manyetik Rezonans (MRI), Bilgisayarlı Tomografi (CT), PET-CT, Anjiyografi, Radyografi ve Nükleer Tıp ekipmanları gibi yüksek teknoloji görüntüleme ve yaşam destek ekipmanlarının yanında anestezi, ventilatör, monitör, kardiyoloji monitorizasyon ekipmanları, ultrason sistemleri, yenidoğan küvezleri gibi klinik sistemlerin sağlanmasını, Tüm projenin ihtiyacı olan gerekli teknoloji seviyesini sağlamak için GE’nin üretmediği medikal ekipmanların satınalınması ile ilgili danışmanlık hizmeti verilmesini GE Sağlık ekipmanlarının dışında GE’nin sağlayabileceği diğer ürünlerin sağlanması, örneğin aydınlatma, kojenerasyon sistemleri, elektrifikasyon ekipmanları ve bunların montaj ve kurulumlarının yapılmasını 10 yıllık biomedikal servis anlaşması çerçevesinde projelere atanmış teknik ekip ile birlikte planlı, uzun süreli bakım, tamir, kalibrasyon hizmetlerinin verilmesi ve  GE’nin üretmediği medikal ekipmanların entegrasyonunun sağlanmasını içermektedir. Sağlıktaki digital dönüşümde GE Sağlık olarak neler yapıyorsunuz? Digital dönüşüm kapsamında GE Sağlık’ın geliştirdiği yeni cihazlar var mı? GE olarak, sağlık hizmetlerinin kalitesini, erişilebilirliğini ve satın alınabilirliğini geliştirmek adına, Healthymagination ile 3-5 yıl sonrasının trendlerini görüyoruz. GE olarak dijital dönüşümün sinyallerini de çok önceden aldık ve bu alandaki yatırımlarımıza yaklaşık 5 yıl önce başladık. Endüstriyel İnternet çözümlerimiz ile makinelerin birbirleriyle iletişimini sağlayarak, riskleri ortaya çıkmadan öngörüyor ve gerekli tedbirleri alarak işletmelerin daha verimli, dinamik ve yüksek performanslı bir şekilde çalışmasını sağlıyoruz. Endüstriyel İnternet, sağlık ve bakım hizmetleri alanında geleceğin dijital hastanelerinin ortaya çıkmasına ve ameliyathanelerin, dijital patolojinin, radyasyon doz monitörizasyonunun ve en yeni eğitim tekniklerinin optimize edilmesine yardımcı oluyor. Global dijital endüstriyel şirket olan GE, bu alanda büyüme gerçekleştiriyor ve birçok farklı alanda dijital hizmet, ürün ve kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyor. GE’nin Endüstriyel İnternet uygulamaları ve çözümleri ise yalnızca sektör için geliştirilmiş dünyanın ilk ve tek bulut tabanlı işletim sistemi olan Predix üzerinden çalışıyor. Predix GE’nin cloud platformu olup, endüstriyel internete yönelik bir işletim sistemidir. Telefonunuzda veya dizüstü bilgisayarınızda bulunan işletim sisteminden çok da farklı değildir. Ancak farklı kaynaklardan gelen büyük hacimde veriyi tek seferde işleyebilir ve güvende tutabilir. Çok büyük hacimdeki verilere hiper ölçekli veriler adını veriyoruz. Predix aynı zamanda endüstriyel internet için optimize edilmiş uygulamaları geliştirip çalıştırmanıza imkân veren özellikler içermektedir. GE Health cloud üzerinden çalışan uygulamalar sağlık ekiplerinin görüntüleri cloud ortamında paylaşmasına ve beraberce analiz ederek ortaklaşa çalışmalarını mümkün kılar. GE Dijital İttifakı ile ilgili neler söylersiniz? Predix’in herkese açılmasıyla, Intel, Capgemini ve Infosys gibi birçok firmayla oluşturulan “Dijital İttifak” Barcelona’daki Mobil Dünya Kongresi’nde duyuruldu. GE’nin geliştirmek için 1 milyar $ harcadığı Predix, jet motorları, gaz tribünleri ve MR cihazlarından güvenle veri toplayarak analiz edilmesini ve daha iyi kullanılmasını mümkün kılıyor. Predix’in tüm potansiyelini kullanabilmek adına GE’den bağımsız aplikasyonlar geliştirilebiliyor ve farklı cihazlar yönetilebiliyor. Bir MR görüntüsünün 2-3 GB olduğu düşünüldüğünde 5 yıl içinde endüstriyel internetin 1 zettabyte (1021) bariyerini aşacağı düşünülüyor. Hastalar, görüntüleme teknolojisinde gelecekte ne tür cihazları kullanacaklar? Geliştirilen hasta görüntüleme sistemleriyle, Mühendislerimiz, günü geldiğinde bir yara bandı kadar küçük hale gelecek ve buna rağmen hastanın nabız, tansiyon, solunum gibi hayati bilgileriyle diğer bilgilerini kesintisiz olarak buluta aktaracak kablosuz araçlar geliştirmek için çalışıyor. Bu önemli bilgiler bulut tabanındaki yazılımlar aracılığıyla analiz edildikten sonra, dijital ikizlerimizi yaratacak ve olası hastalıklar ya da kriz durumlarıyla ilgili olarak aile doktorlarını uyaracak. Hatta bir adım ilerisini düşünecek olursak, yolda yürüdüğümüzde kalp atışlarımızın hızı akıllı LED sokak lambaları tarafından takip edilebilecek ve bu bilgiler ilgili hastaneye ulaşabilecek. Böylece sokakta yalnız yürüyüp kalp krizi sinyalleri ileten bir kişi için bir ambulans gönderilebilecek ve hastaya önceden müdahale edilebilecek. Cep telefonlarında meydana gelen dönüşümün aynısı hasta izleme alanında gerçekleşiyor. Yeni teknolojiler kablosuz ve giyilebilir bir hale geliyor. Hastaneleri akıllı fabrikalar gibi işletebiliriz. Kablosuz sensörler ve veri analizi hastalara ambulanstayken doğru tanıyı koymaya yardımcı olacak. Bu, doğru tedaviyi daha hızlı uygulamamıza imkân vererek sağlık hizmetlerini hızlandıracak. Böylece insanları evlerinden izlememiz mümkün hale gelecek. Tüm bunlar bakım ve maliyetleri iyileştirmemize yardımcı olacak. Satışını yaptığınız cihazlarınıza verdiğiniz teknik servis hizmetlerinden biraz bahseder misiniz? Öncelikle bizim için müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak ve bu ihtiyaçlara göre sunabileceğimiz çözümleri tespit etmek çok önemlidir. Bu doğrultuda, müşterilerimizi çalışma alanlarına ve hizmet profillerine göre en uygun çözümlere doğru yönlendirmekteyiz. Satış sonrası garanti ve bakım hizmeti dönemlerinde, ihtiyaç doğrultusunda hızlı ve etkin servis vermek üzere, yerel altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Türkiye genelinde, hızlı orijinal parça temini sağlıyoruz. Müşteri servis merkezi, 50’yi aşkın, ortalama 15+ yıl tecrübeli saha ve uzaktan müdahale servis mühendislerimizle, dünya çapında 8000’i aşkın uzman ekip desteğiyle müşterilerimizin problemlerine çözüm getiriyoruz. Türkiye organizasyonu olarak mühendislerimiz her yıl düzenli olarak ürün eğitimleri için yurt dışına gitmekteler. Parça ihtiyaçlarımız, ülke içindeki cihaz parkuruna göre yapay bir zeka tarafından sürekli optimize edilmektedir. Memnuniyet anketleri 2016 yılı değerlendirmelerinde, müşterilerimizden gelen geribildirimler ve yüksek memnuniyet oranları bizleri çok mutlu ederken daha iyisini yapmak için daha da fazla motive ediyor. GE Sağlık’da önleyici servis hizmetleri, müşterilerimizin ekipmanlarının mümkün olan en uzun süreyle sorunsuz çalışmasını hedeflerken aynı zamanda hasta ile çalışan güvenliğini esas almaktadır. Müşterilerimize sunduğumuz özel çözümler, teknolojik dijital hizmetlerle artan ekipman verimi ve uygulama alanında gelişmiş klinik sonuçlara ulaşım, müşteri memnuniyetinin sağlanmasındaki temel önceliklerimizdir. Bu hizmetimizin kalitesini düzenli takip edebilmek amacı ile müşterimiz bizi aradığında çağrıya cevap verme süremiz, uzaktan bağlantı mühendislerinin kullanıcı ile irtibata geçme süreleri, mühendisimizin cihaza müdahale etme süresi, yedek parça sağlama hızımız, cihazı tekrar çalışır halde teslim etme süremiz gibi sürecin her noktasını ölçerek düzenli iyileştirme ve geliştirme yapıyoruz. Yeni hizmet ve ürünlerinizden biraz bahseder misiniz? Global dijital endüstri şirketi olarak, birbiriyle bağlı, iletişim kurabilen ve öngörülebilir yazılımlara sahip teknoloji ve çözümlerimizle endüstriyi dönüştürüyor ve kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına yönelik devrimsel nitelikte yenilikleri geliştirmeye odaklanıyoruz. GE Sağlık olarak Dijital çözümlere ve yazılımlara yatırım yaparak hastanelerin daha iyi klinik, operasyonel ve finansal kararlar almasını sağlamayı amaçlıyoruz, yeni hizmet ve ürünlerle sektöre yol gösteriyoruz. Bunlardan birkaçından bahsetmek isterim. SIGNA™ Voyager: MR tarama tekniklerinin, çok daha hızlı, güçlü, kullanıcı /hasta dostu ve kapsamlı bir tanısal bilgi sağlama yöntemine evrilmesi  uzun zamandır bekleniyordu. Sizlerden gelen önerilere kulak vererek yepyeni bir teknik geliştirdik ve geleneksel MR görüntüleme tekniklerini MAGiC sekans’ı adını verdiğimiz yeni bir konsepte dönüştürdük. MAGiC teknolojisi MR görüntüleme anlamında revolüsyoner bir ileriye sıçrayış. Bugüne kadar birden çok sayıda tarama ile elde edilebilecek altı farklı ağırlıkta görüntü seti (T1, T2, STIR, T1 FLAIR, T2 FLAIR ve PD ağırlıklı beyin görüntüleri), MAGiC ile tek bir taramada ve üçte bir zaman harcanarak çekiliyor. Daha da önemlisi bu altı farklı ağırlıktaki görüntü setinden değişik kontrastlarda sayısız yeni set yaratmak da mümkün. MAGiC arayüzünde sadece mouse’u kaydırarak TR, TE ve TI gibi çekim parametreleri farklılaştırılarak görüntü kontrastı değiştirilebiliyor. Klasik yaklaşımda her bir set için ayrı bir tarama yapılması gerektiği göz önüne alındığında MAGiC’in mevcut paradigmada nasıl bir farklılık yarattığı açıkça görülüyor. Belirgin şekilde kısalan çekim süreleri, çekim sonrasında farklı kontrastlarda/ağırlıklarda görüntü yaratabilme imkânının klinik verimliliği ve hasta memnuniyetini önemli ölçüde arttıracağı çok açık. MR görüntüleme tekniklerindeki bu yeni dönemin en önemli metodolojisi, 3T Signa Pioneer’dan sonra, şimdi yeni nesil üst düzey 1,5T platformumuz Signa Voyager ile  kullanıcıları ile buluşmaya hazır. Invenia™ ABUS Otomatik Meme Ultrasonu Sistemi: Yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda (tüm kadınların %40’ı) meme kanseri olasılığı 6 kat artmaktadır ve bu tür hastalarda mamografi ile kanser teşhisinde zorluklar yaşanabilmektedir. Invenia™ ABUS sistemi ile yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda meme kanseri teşhis imkânı mamografiye göre %35 artmaktadır. 3 boyutlu ultrasonografi teknolojisi sayesinde mamografinin tespit edemediği kanserlerin tespiti mümkün olmakla birlikte bu prosedür kolay, rahat ve X ışını içermemektedir. 2 boyutlu veya 3 boyutlu mamografiden farklı olmak üzere, Invenia™ ABUS tarama teknolojisi, ses dalgalarını kullanarak memenin üç boyutlu görüntüsünü vermektedir ve mamografi yerine değil, mamografi ile birlikte kullanılması önerilen bir tarama yöntemidir. Sadece mammo ile tarama yapıldığında 1000 hastada 4 kanser bulunabiliyorken, ABUS ve Mammo ile tarama yapıldığında ortalama 6 kanser yakalanabiliyor. DoseWatch, Zen Odası: Günümüzde Çok Kesitli BT sistemlerinin gelişmesi sayesinde birçok ileri düzey radyolojik inceleme kolaylıkla yapılabiliyor ancak yapılan bütün incelemelerde hastaya verilen x-ışını yani radyasyon, dolayısıyla verilen doz, hasta sağlığı açısından çok önemli. Bu sebeple üretici firmalar, BT sistemlerinin verilecek dozu otomatik olarak ayarlaması için gereken yazılımları geliştirmiş hatta bununla da yetinmeyerek İterative Rekonstrüksiyon yöntemlerini geliştirerek hasta dozunu düşürmek için büyük adımlar atmışlardır. GE Sağlık, doz takip ve raporlama çözümü olan DoseWatch teknolojisi hastaların aldığı dozları mümkün olan en düşük seviyeye düşürmeye yardımcı oluyor. Bu teknoloji radyasyon dozundaki değişkenlikleri saptayarak BT çekim protokollerini standardize ve optimize etmekte kullanılıyor. Doz takip sistemleri, gerçekleştirilen incelemeler konusunda cihaz, teknisyen ve çekim protokollerinin bilgisayarlı istatistiksel analizine imkân sağlıyor. Doz optimizasyonu ve Dose Watch teknolojisinin bir diğer faydası radyoloji teknisyenleri ve hekimlerde kalite konusunda en üst düzeyde farkındalık oluşturulması ve tıbbi personelin arasındaki olumlu yarışma ve takımdaşlık ruhunun en üst düzeye çıkartılması. Dünyanın her yerinde gereksiz veya hatalı çekimler, aşırı doz uygulamaları, pediatrik hastalara yetişkin dozu uygulanması, hastaların boy/kilo/yaşlarına dikkat edilmemesi gibi medikal görüntülemede hatalı uygulamalar olmaktadır. Bahsedilen hatalı uygulamaların önlenmesi için doz yönetimi şarttır. Görüntüleme yapan tüm sağlık kurumlarının üst düzey kalitede klinik hizmet sunmak için hastalarına verdiği radyasyon dozunu takip etme ve yönetme sorumluluğu bulunmaktadır. Etkili bir doz yönetimi ise ancak uygun teknoloji, ekip, süreç ve uzmanlığın birleşimi ile mümkündür. Zen Odası, içerdiği çözümler sayesinde doz yönetimi, operasyonel verimlilik, hasta memnuniyeti ve maliyet yönetimi alanlarında fayda sağlamaktadır. SIGNA TM  PET/MR Bütünüyle farklı teknolojilere sahip tarayıcılar olan PET ve MR sistemlerinin aynı anda çalıştığı (Simultane) PET/MR cihazı ile yeni bir sayfa açtık. Daha önce aynı gövdede çalışan PET ve BT sistemlerini, PET/BT olarak adlandırıyorduk, PET/MR sistemleri ile artık klinisyenlerin hem anatomik ayrıntıları daha iyi görebilmesi, bununla beraber organların  ve sistemlerin biyokimyasal verileri beraberinde değerlendirerek anormal yapıların saptanmasında önemli üstünlük sağlamaktadır. Tek başına MR ve PET teknolojileri düşünüldüğünde, PET/MR sistemimiz her iki alanda da yüksek teknolojinin kullanıldığı özel bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca standart PET/BT tetkikleri ile kıyaslandığında hastanın maruz kaldığı toplam radyoaktif doz bakımından da çok önemli kazanımlar söz konusu. Bu kazanım özellikle pediatrik hastalar düşünüldüğünde önemli bir ihtiyaca karşılık geliyor. Hastalar açısından bu kazanımları sağlayan unsurlardan başlıcası GE’nin teknoloji konusunda kararlılıkla sürdürdüğü çalışmaların da bir yansıması. Gerek PET bütününü oluşturan detektörlerin yapısı (SiPM – Silicon Photomultiplier) ve kullandığı teknoloji (TurboTOF) ve standart PET sistemlerine oranla sağladığı 3 kata kadar yüksek sensitivitesi; Bununla beraber, MR bütününü oluşturan teknolojilerin sağladığı daha iyi görüntü kalitesi (Optik RF) ve hasta konforunu ön plana çıkaran (SilentScan – Sessiz MR) uygulamalara dair özellikler tanısal kaliteden ödün vermeksizin sağlanan gelişmelerden bazılarıdır. Discovery IQ: Eski teknolojilere kıyasla daha düşük dozla çalışan ve bu sayede görüntü kalitesinden ödün vermeden kısa tarama süreleri sunan yeni Moleküler Görüntüleme cihazı Discovery IQ, önemli FDG tasarrufları sağlıyor. Cihaz, diğer özellikleri bakımından klasik Moleküler Görüntüleme teknolojisini geliştirmeye yönelik büyük bir adım niteliğinde. Konvansiyel teknolojilere göre SUV ve SNR değerlerinde iki kata kadar iyileştirme ve sektördeki en yüksek hassasiyet ve aksiyel FOV değerleri bunlardan bazıları. Yeni iteratif rekonstrüksiyon tekniği Q.Clear ile 25 iterasyona kadar işlem hastanın SUV değeri SUVmax değerine ulaşana kadar devam eder ve en doğru SUVmax değeri daha iyi görüntü kalitesi elde edilerek ölçülmüş olur. Aynı zamanda tüm görüntülerin birbirine uyumlu olması hastadaki tümör progresyonunu daha doğru izlemeyi ve doğru tedaviyi uygulamaya yardımcı olur. Türk Radyoloji camiasını buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımına örnek bir zemin hazırlayan Ulusal Radyoloji Kongresi, bizlerin de daima heyecan ve özenle hazırlandığı bir organizasyon. Bu yıl 37.si düzenlenecek olan bu önemli kongrede, radyoloji konusundaki tüm yeniliklerimizi aktarmak, ürün, hizmet ve çözümlerimizi tanıtmak üzere sizleri standımıza bekliyoruz. Ayrıca 2  Kasım’da Salon 1’de 14:40-15:25 arası gerçekleştireceğimiz, Doz Optimizasyonundaki yeni çözümümüz Zen Odası ve Sentetik MR teknolojisindeki son yenilikleri ilk ağızdan dinleyebilme fırsatı bulabileceğiniz Sempozyumumuzda sizleri görmekten mutluluk duyarız.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It