30 Aralık 2016

“GE Sağlık, iki yıl içerisinde Türkiye’deki mevcudiyetini iki katına çıkartmış olacak”

yelda-1

GE Sağlık Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin ile TÜRKRAD Kongresi’ni ve son dönem çalışmalarını konuştuk.

  1. Ulusal Radyoloji Kongresi’ne katıldınız. Bu yılki kongreyi değerlendirmek gerekirse neler söylemek istersiniz?

Her zamanki gibi çok enerjik bir kongre geçirdik. Radyolojinin ayrılmaz bir parçası olan teknoloji şirketleri olarak TÜRKRAD kongrelerine özellikle çok büyük önem veriyoruz. Türkiye radyoloji camiasıyla yıllardır iç içeyiz..Radyoloji diğer uzmanlık alanlarına baktığımız zaman teknolojiyle en iç içe ve en ayrılmaz parça olan ihtisas alanlarından bir tanesi hatta belki de birincisi diye düşünüyoruz. Dolayısıyla, bizim kongreye katılmamız ile teknoloji firmalarının radyologlarla bir arada olması, yeni gelişen teknolojileri burada bir arada yüz yüze paylaşabilme imkânını buluyoruz. Keza yine teknoloji firmalarının radyoloji derneğinin yıllık toplantılarındaki uydu sempozyumları aracılığıyla, yeni teknolojilerini ve kullanıcı deneyimlerini paylaşması bilime, radyolojiye ve teknoloji kullanımının iyileştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik çok önemli bir fırsat diye düşünüyoruz.

GE Sağlık olarak bu yıl Ulusal Radyoloji Kongresi’ne hazırlanırken nelere dikkat ettiniz?

Aslında bizim her zaman dikkat ettiğimiz şeylerin başında yeni teknolojilerin dünya ile eş zamanlı olarak Radyoloji camiasına tanıtmak ve farkındalığı arttırmak olarak değerlendirebilirim.GE sadece teknoloji geliştirmenin ötesinde toplam çözüm sağlıyor. Radyologların hayatını kolaylaştıracak, hastalara maksimum konfor sağlayıcı ve çıktılarıyla etkin bir şekilde teşhis koymanın mümkün olabileceği bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyor kendini. Keza yine bu yıl yeni çıkardığımız Sentetik MR teknolojisi, X ışın tüplerinin kullanıldığı radyoloji cihazlarında yeni uygulanan Zen Odası Konsepti, doz optimizasyonu görüntü kalitesini bozmadan dozu önemli ölçüde azaltmak, bunun takip edilmesi, iyileştirilmesi, eğitim programlarının uygulanması gibi komple çözüm ve yeni teknolojileri bir arada topladığımız bir stand ve uydu sempozyum olarak düşündük ve öyle uyguladık.

GE Sağlık olarak kaç yıldır Türkiye’desiniz?

Yaklaşık 70 yıldır GE Sağlık olarak Türkiye’de faaliyet gösteriyoruz. 200 kişi sadece Türkiye’de Türk insanına, Türk radyoloğuna, Türk doktoruna, Türk hastanelerine hizmet etmek için organizasyonumuzun çatısı altında. Bunun yarıya yakını, üniversite mezunu teknik servis mühendislerinden oluşuyor. Pazar payımız her geçen gün arttığı için, bu kadro eleman sayısı da her geçen gün artan kurulu ekipman sayısına göre artmaya devam ediyor. Özellikle son yıllarda, sağlık camiasının yakından takip ettiği Şehir Hastanesi kampüs projelerinde GE’nin çok aktif rol almasıyla bir projeksiyon yaptığımız zaman muhtemelen iki yıl içerisinde belki de GE Sağlık Türkiye’deki mevcudiyetini iki katına çıkartmış olacak.

Radyoloji teknoloji ile iç içe olan bir bilim dalı. Bu anlamda neler söylersiniz?

Aslında şöyle; radyoloji teknolojisiz ve radyologsuz olamaz.Her geçen gün endüstrinin daha fazla dijitalleşmesiyle paralel olarak biz de GE olarak globalde son bir senedir “dijital endüstri firmasıyız” diyoruz. Jeff Immelt, bizim global CEO’muz, şöyle tarif ediyor: “Bir teknoloji firmasının dünya CEO’su olarak yattım ve sabah kalktığımda bir dijital endüstri firmasının CEO’su olarak uyandım. Gerçekten dijitalizasyonun teknolojinin içine her geçen gün daha fazla girmesiyle aslında birbirinden ayrılmaz bir parça haline geliyor. Burada insan faktörü çok önemli. Birtakım endişeler olabilir tabi, insan faktörü önemini yitiriyor mu, bence hayır. Mühim olan elimizdeki bütün verileri dijital endüstriye entegre edebilmek ve toplanan bu verileri etkili bir biçimde analiz edebilmek. Bunların çıktılarını iyi değerlendirip insanlığa ve sağlığa fayda sağlama yönünde adımlar atmak önem arz ediyor. Bilindiği üzere Bulut platformunun yaygınlığı giderek artıyor. Bu teknolojilerdeki aplikasyonlar, çok yakın zamanda cihazların konfigirasyonları yapılırken buluttan indirilebilecek ve ihtiyaç olduğu zaman kullanılabilecek. Çeşitli uygulama alanları, iş modelleri ortaya çıkacak ve dijital teknolojiyle birleşecek,. Klinisyenler ve radyologlar hep birlikte önemli bir rol oynayarak hem karar verici hem uygulayıcı konumunda olacaklar.

Kuzey Kamu Hastaneleri’nde uygulanan Zen Odası’ndan biraz bahseder misiniz?

Bizimde çok heyecan duyduğumuz pilot proje olarak başladığımız ve çıktıları gerçekten bizi de şaşırtan çok büyük iyileştirmelere yol açan bir sistem ve uygulama oldu. Kuzey Kamu Hastaneler Birliği İstanbul’da Asya yakasında yaklaşık 18 tane devlete ait tıp kurumunun bir arada bulunduğu bir çatı. Buradaki bütün hastanelerin radyoloji departmanlarında GE teknolojileri kullanılıyor. MR’dan tomografiye, ve dijital mamografiye kadar diyebiliriz. Burada bir ortak çalışma yaptık, Kamu Hastane Birliği ve tabiki o radyoloji departmanlarını işleten uluslararası Affidea firmasıyla. 4 ana çatı altında toplanıyor aslında Zen odası konsepti. Birincisi DoseWatch – bu konsollar X ışın tüpü taşıyan cihazların örneğin tomografi cihazlarının hastaya verdiği dozları kayıt altına alıyor, bunları izliyor ve siz bunları farklı parametrelerde filtreleyerek birtakım iyileştirmeler yapabiliyorsunuz. Bu birinci ayağı yani teknoloji tarafı. İkinci ayağı, radyoloji teknisyenlerinin veya radyologların uzun süreli bir eğitime tabi tutularak aslında bir kültür değişikliğini o kamu hastane kurumunda veya hastanede uygulanmasını sağlamak. GE’nin avantajı sağlık alanında eğitime çok önem vermesi. Bununla ilgili, çok fazla sayıda GE Sağlık’ın altında eğitim programları var. Kuzey Anadolu Kamu Hastaneler Birliği’nde bu eğitimleri türkçeleştirerek Türk kullanıcılara belli bir zamana yayarak uyguladık. Bu eğitimi almış olan radyoloji teknisyenlerini sadece eğitimi yapıp bitirip sertifika sahibi olması değil sonrasında da günlük hayatlarında bunu nasıl uyguluyorlar takibini yapabilmek ve güçlü bir takım kültürü oluşturabilmek adına yönetim tarafından işleyişin ve çalışanların takip edilmesini sağladık. Dolayısıyla teknolojiyi ve uygulaanmasını mümkün kılan kurum kültürü değişikliğini bir arada tek paket olarak sunduk. Bunların hepsi tamamlandıktan sonra yapılabilecek adım bunun uluslararası sertifikasyonuna gidilmesi yolu olabilir. Bunu da Avrupa’da Amerika’da yapan kuruluşlar var. Biz yine GE Sağlık olarak bunu uygulayan kurumlara; kendi uluslararası tecrübemizi ortaya koyarak sertifikasyon desteği de yani danışmanlık da sağlayabiliyoruz. Bir de bunu uyguladığımız yerlerde, mimari uygulamalar yapıyoruz. Zen Odası konseptini bu teknolojiyi uygulayan ve bu eğitimden geçmiş olan merkezlerde mimari olarak da bir işaret koyuyoruz. Zen Odası uygulanmış bir yerde tomografi çekimi yapılıyorsa bana burada gerçekten gereksiz doz verilmez, optimal doz verilir mesajını verebiliyor olmak önemli. Bu işin teknoloji, hasta sağlığı veya kullanıcı sağlığı açısından bir de ekonomikkatma değeri var. Yani Zen Odası konseptine yatırım yapan sağlık kuruluşu ne kazanıyor? Dozu optimize ettiğiniz zaman X ışın tüpünü de aslında daha az kullanmış oluyorsunuz. Dolayısıyla tüp ömrünü de bir nevi uzatmış oluyorsunuz. Bunun matematiksel, istatistiksel hesapları yapıldığı zaman aslında sizin yaptığınız yatırımın çok daha fazlası size geri dönmüş oluyor.

Aslında diyorsunuz ki hem biz burada hekimin bu sürecini kolaylaştırıyoruz hem de aynı zamanda hastanın sürecini kolaylaştırarak daha sıcak ve samimi bir ortam oluşturuyoruz.

Kesinlikle. Bunu uyguladığınız zaman aslında iş akışlarını da iyileştirdiğiniz için, hastanın departmana girişi, tomografisinin veya X ışınlı cihazdan çekimin yapılışını ve çıkışını da içeren bütün süreci de optimize etmiş oluyorsunuz. Aynı zamanda hasta memnuniyetini de artırmış oluyorsunuz.

Sentetik MR projeniz ile ilgili neler söylersiniz?

1.5 yıl kadar önce Kuzey Amerika Radyoloji Grubu’nun her yıl Chicago’da düzenlediği dünyanın en büyük Radyoloji kongresinde GE’nin anons ettiği Sentetik MR teknolojisini biz de dünyayla aynı anda Türkiye’de duyurduk. Sentetik MR teknolojisi aslında devrimsel bir teknoloji niteliğinde. Ben son 23 yıldır sağlık sektöründeyim ve geriye dönüp baktığım zaman çok kesitli tomografi cihazlarının yaptığı devrimsel değişimin MR’da hayata geçişi gibi görüyorum bu gelişimi.Sentetik MR teknolojisi, hasta ,kullanıcı ve etkin teşhise yönelik birtakım pozitif katkıları olan bir teknoloji. Klasik, bildiğimiz MR teknolojisinde siz farklı sekansları hastayı uzun süreler gantrinin içinde tutarak çekimleri tamamlıyorsunuz ve ondan sonra farklı ağırlıktaki görüntüleri farklı çekimlerden gelen veriyle değerlendiriyorsunuz. Halbuki Sentetik MR teknolojisiyle optimize edilmiş kısa sürede farklı ağırlıkta olan çekimleri topluca yapmış oluyorsunuz.. Hastayla işiniz bitiyor ama elinizdeki teknolojiyle farklı ağırlıklarda T1,T2,Stir, Flair, PD gibi farklı ağırlıklardaki çekimleri o kısa sürede yaptığınız hasta çekim süresinde elde ettiğiniz datalarla kendiniz cihaz üzerinde değerlendirebiliyorsunuz.Yani bu da, her şeyin dijitale gittiğinin belki de bir başka göstergesi ve sizin teşhis koymanıza da farklı katkılar sağlayan değişik uygulamalara sizi iten veya önünü açan bir uygulama olarak görüyoruz biz Sentetik MR’ı.

Türkiye’de anons ettiğimizde oldukça büyük bir ilgi gördü. Yaklaşık 5 tane kurulu merkezimiz var Sentetik MR kullanan. Bunlardan bir tanesi, İstanbul’da Maçka EMAR,yine İstanbul’da Surp Pirgiç Ermeni Hastanesi, Medicine Hastanesi,İstanbul’da Intermed. Türkiye’de ilk açılacak şehir kampüsü projesi olan Mersin Şehir Kampüsü’nde radyoloji departmanlarında yine Sentetik MR teknolojisi kullanılacak. Keza Bilkent Şehir Kampüsü ve İzmir ve İzmit-Kocaeli Şehir Hastaneleri kampüslerinde yine Sentetik MR teknolojisi hem radyologlara hem hastalara sunulmuş olacak.

GE Sağlık olarak her sağlık kuruluşunda varsınız…

Kesinlikle. Aslında bizim çok gurur duyduğumuz ve şanslı olduğumuz bir konu bu. Çünkü GE Sağlık sadece radyolojide değil dediğiniz gibi kardiyoloji, yoğun bakım, ameliyathane gibi hastanenin veya bir sağlık kurumunun girdiğiniz zaman birçok departmanında karşınıza çıkan çok geniş bir ürün portföyüne sahip. Hasta başı monitör, solunum sistemleri, anestezi cihazları, pediatrik kuvözler, Healthcare IT’ye baktığınız zaman PACS sistemleri, dijital kardiyoloji sistemleri, dijital patoloji sistemleri hemen hemen her yerde karşınıza çıkan bir marka GE Sağlık.Biz bunun avantajlarını yaşıyoruz. Hem GE Sağlık çalışanları için hem de kullanıcılar veya sağlık kurumları için avantajlardan bir tanesi; tek bir muhattapla görüşerek, yatırım yapılan hastanenin veya tıp merkezinin hemen hemen yüzde 80’ine yakın ürün portföyünü tek elden sağlayıp tek elden servisini almak olarak özetlenebilir. Bu tarz işbirliklerimize örnek olarak son 1 yıl içerisindeki İstanbul Medicine Hastanesi, Ankara Ortadoğu Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi’nin yeni tıp fakültesi hastanesi, yatırımı Amerikan Hastanesi’nin Bağdat Caddesi’ndeki yeni yatırımı ve hizmete giren Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin bütün yatırımı gösterilebilir.Buralarda GE Sağlık olarak tek kontratla tek muhatap olarak hem ürün hem çözüm hem IT hem de teknik servis tarafında komple bir çözüm ortağı oluyoruz. Biz “Partners for Better Health” diyoruz. Yani daha iyi sağlığa ulaşmak için sizin en iyi çözüm ortağınızız diyoruz. Verdiğimiz mesaj, yaptığımız yatırım, lokal yatırım, uluslarası yatırım,araştırma geliştirme yatırımı, hepsi aslında sağlık sistemini nasıl daha iyiye götürebilirizin üzerine kurulu.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It