1 Şubat 2020

DÜNYA ÇAPINDA PANİĞE SEBEP OLAN CORONA VİRÜSLE İLGİLİ BİLMEMİZ GEREKENLER

IMG_0444 

 

Academic Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Willke Topcu dünya çapında paniğe neden olan corona virüsü hakkında önemli bilgiler verdi.

 

Corona virüsü nedir?

 

Corona virüsler 1960’lı yıllardan beri bilinen, insanlarda solunum yolu ve barsak hastalıklarına yol açan bir virüs ailesidir. Esas olarak kanatlıların, memelilerin yani hayvanların virüsleri olup insana bulaşarak adapte olmuşturlar. Virüsün elektron mikroskobik görünümü kralların taçlarına benzediği için “corona virüs” denmiştir. İnsanda hastalık yapan 6 ayrı corona virüs vardır.

Corona virüs nasıl ortaya çıktı?

 

Çin’in Wuhan kentinden başlayarak salgın yapan yeni virüs, 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde deniz ürünleri ve canlı hayvan satan bir pazar yerinde çalışan pazarcılar arasında ve buraya alışverişe gelenler arasında birçok kişide zatürre görülmesi üzerine dikkati çekmiştir. Bu zatürrenin etkeninin insanlarda daha önce görülmeyen bir virüs olduğu tespit edilmiş ve bu virüsün Corona virüslerden olduğu anlaşılmıştır. Bu virüse yeni Corona virüs 2019 (2019-nCoV) denmiştir.

Bundan önce de salgın yapan 2 yeni corona virüs ortaya çıkmıştı.

 

2002 yılında yine Çin’de yeni bir Corona virüs, SARS (severe acute respiratory syndrome) etkeni olarak ilk kez ortaya çıkmış, 8000 den fazla olgu görülmüş, bunlardan 740 olgu ölümle sonuçlanmıştır.

 

2012 yılında ise yine yeni bir Corona virüs olan MERS-CoV (middle east respiratory syndrome) virüsü Suudi Arabistan’da başlayarak çeşitli ülkelerde 2000’den fazla olguya ve 750 kişinin ölümüne yol açmıştır.

 

Yarasalar Corona virüsüne genetik olarak %96 oranında benziyor.

 

Corona virüsler hayvanlar arasında yaygın olarak bulunmakta, insanlara bunlarla temas sonucu bulaşmakta, insana uyum sağlayarak insandan insana bulaşmaya başlamaktadır.
2019-nCoV denilen bu Çin virüsünün Viroloji Enstitülerinde yapılan incelemeleri sonucu, yarasaların Corona virüsüne genetik olarak %96 oranında benzediği anlaşılmıştır. Diğer yandan bu virüsün yılan zehiri elde edilen iki farklı cins yılanın Corona virüsüne benzediğini gösteren çalışmalar da vardır.

 

Olgu ve ölüm sayıları her geçen gün artmaktadır.

 

29 Ocak 2020’ye kadar Wuhan kentinde, bu kentten çeşitli ülkelere seyahat edenlerde tespit edilmiş 4500’den fazla olgu görülmüş ve bunların 170’i ölmüştür. Olgu ve ölüm sayıları her geçen gün artmaktadır. Çin dışındaki komşu ülkelerde, Avrupa ve Amerika’da da 2019-nCoV enfeksiyonlu hastalar görülmektedir, ancak bunlar Çin’den gelen olgulardır. Ülkemizde henüz doğrulanmış olgu olmamakla birlikte son 15 gün içinde Çin’den özellikle Wuhan’dan gelen ve hastalık belirtilerinin görülen kişilerin İl Sağlık Müdürlüğü’nce 15 gün boyunca takip edilmesi gerektiği Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Çalışanları Rehberinde önerilmektedir.

 

Hastalık grip benzeri belirtiler gösteriyor.

 

2019-nCoV enfeksiyonunda hastalığın belirtileri; grip benzeri belirtiler diye ifade edebileceğimiz ateş, öksürük, solunum sıkıntısı, halsizlik gibi belirtilerdir. Özellikle yaşlılarda ve altta yatan kronik hastalığı olanlarda ağır seyrederek, solunum yetmezliğine, böbrek yetmezliğine yol açıp öldürücü olabilmektedir.

Corona virüsü’n tedavisi var mıdır?

Bu virüs enfeksiyonunun spesifik tedavisi yoktur. Kendiliğinden iyileşir, bazı ağır olgularda hastaneye yatırılarak destek tedavileri vermek gerekli olmaktadır.
Yarasa ve diğer hayvanların virüsleri insanlara temasla, bu hayvanların etlerini ellemekle ve solunum yoluyla geçmektedir. İnsandan insana bulaşmanın solunum yoluyla olduğu bilinmektedir. Hapşırma, öksürme, konuşma sırasında hasta kişinin solunum yolu salgıları sağlıklı kişiye yine solunum yoluyla bulaşmaktadır. Kirli ellerin ağız, burun ve göze sürülmesi de risk taşımaktadır.

 

Bu yeni virüsün yani 2019-nCoV un spesifik bir ilaç tedavisi yoktur, henüz aşısı da yoktur.

 

Corona virüs’ten korunmak için ne yapılmalı?

 

Korunmak için grip ve soğuk algınlığı gibi diğer solunum yolu virüs enfeksiyonlarında olduğu gibi öksüren, hapşıran insanlara 1m den daha fazla yaklaşmamak, mecbur kalınırsa maske takarak yaklaşmak, el hijyenine önem vermek, öksüren hapşıran kişilerin kalabalık yerlerde dolaşmaması, dolaşacaksa maske takması, öksürüp hapşırırken ağız ve burunlarını kapatması, el hijyenine önem vermek bulaşmayı önleme açısından önemli yöntemlerdir.

 

 

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It