12 Nisan 2016

Değişmeyen SUT fiyatları sektörü hayli zorluyor

RESAT BAHAT 1

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) tarafından düzenlenen “Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları” bu yıl yine Antalya’da düzenleniyor. 13-17 Nisan 2016 tarihinde Sueno Hotels Deluxe Belek / Antalya’da gerçekleşecek toplantıda, tüm özel ve kamu sağlık yöneticilerinin yanı sıra sektöre ürün, hizmet ve teknoloji sunan firmalar da yerlerini aldı. Sağlık sektöründeki değişim ve yenilikleri değerlendirmek amacı ile yedincisi düzenlenen Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantılarının bu yılki konsepti “Sağlıkta Ortak Gelecek”. OHSAD Kurultayına ev sahipliği yapan OHSAD Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat, kurultay ve sektör ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı:

Bize OHSAD Kurultayının hedeflerinden bahseder misiniz?

Sağlık sistemine yön veren kamu ve özel sektörün zirve isimlerini bir araya getiren OHSAD Kurultaylarına her geçen yıl ilgi ve katılım daha da artıyor. Sağlık sektöründeki değişim ve yenilikleri değerlendirmek için düzenlenen ve geleneksel hale gelen bu toplantıların ana amacı; sektörün sorunlarına, sektörün tüm paydaşlarının bir araya geleceği toplantılarla birlikte ortak çözüm alternatifleri oluşturmak ve daha önemlisi ülkemizin kaliteli ve sürdürülebilir bir sağlık sistemine kavuşmasının önünü açmak.

‘Sektör paydaşları’ diyorsunuz, bu paydaşlar kimler?

Başta Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK… Ve tabi özel hastanecilik ile uzak yakın bir bağlantısı ve ilişkisi olan tüm yöneticileri burada görmeyi arzu ediyoruz. Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Özel Hastaneler, Kamu Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Kuruluşları, Medikal Şirketler, İlaç Firmaları ve Sigorta Şirketleri, sağlık sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirmek için bir araya geliyor.

OHSAD Kurultayında sektörün sorunları masaya yatacak, sektörün en güncel sorunu nedir?

Sektörün en güncel sorunu planlama ve SUT güncellemesidir. 8-10 yıldır bir tane yatak ilave edemeyen, doktor ilave edemeyen hastaneler var. Bunlara mutlaka belli avantajların tanınmasını önemli. Büyümelerinin önündeki engelin aşılması sağlanmalı. Mezun olan uzman havuzundan sektörün büyüklüğü oranında faydalanmak gerekir. Ve yine eski özel hastaneler için en azından yeni binalara taşınma zamanına kadar avantajlar sağlanmalı. Hastanelerin fiziki yapıları yeni yönetmeliklere uyamıyor. Binayı yükseltemiyoruz, koridorlarını genişletemiyoruz, asansörü büyütemiyoruz. Mevcut fiziki durumlarının yeni duruma uydurulması adeta imkânsız. Bu nedenle bu hastanelerin ciddi sıkıntıları var ve belirli hakların tanınması gerekmektedir. Belediyelerle ilgili sorunlarımızı aşamadığımız zaman Sağlık Bakanlığı’nda tek bir duvarın bile yerini değiştiremiyoruz. Bunlarla ilgili çok uzun süredir konuşulan ve kabul edilen taleplerimiz var, bu kabul edilen taleplerimizin yazıya dökülmesini arzu ediyoruz. SUT’a gelince, 10 yıldır enflasyonun değişmesine, devalüasyonun olmasına, kiraların artmasına, enerji fiyatlarının değişmesine rağmen değişmeyen SUT fiyatları sektörü hayli zorluyor. Türkiye’de asgari ücretin bir anda yüzde 30 artırılmasına Türkiye’nin gücü var da SUT’ta verilen sağlığa ayrılacak kaynak için güç mü yok. Bu güç yoksa birimiz için yoktur, varsa hepimiz için vardır. Bunların adının konulması gerekiyor. Adı konulmadığı zaman biz her yılbaşında hak ettiğimiz işi büyük sıkıntı ile talep etmek zorunda kalıyoruz. Bizler de iş adamlarıyız, bizler de çok saygın bir iş yapıyoruz. Ve her defasında devletin kapısında yaptığımız işin bedelini istemek bizi rahatsız ediyor, onurumuzu incitiyor.

Kapanan hastanelerin planlama ve SUT ile ilişkisi var mıdır?

Olmaz olur mu? Türkiye’deki 60 üniversite hastanesinin 58 tanesi zarar ediyorsa bu durum yöneticilerin mi beceriksiz olduğunu gösterir, verilen fiyatın ve konulan kuralların yüklendiğini mi gösterir. Bizlere hastaneler kapanmıyor, herkes hastane açıyor deniyordu. Açık hastane sayısı 650’den 550’ye indi. Bu rakamlar dikkate alınacaksa, hastanelerin kapanmasının da dikkate alınmasını isteriz. Üye hastanelerimiz zarar ediyorlar, kapanıyorlar, bunlar bizim sektörümüz için iyi bir şey değil. Bugün planladığınız bir hastaneyi ancak 3-4 yıl sonra açabilirsiniz, hastane açmak kolay bir iş değildir.

OHSAD Kurultayının 7.sini gerçekleştiriyorsunuz ve katılımlar da sektörle ilgili bakanlıkların yöneticileri düzeyinde oluyor, bu toplantılarda bir aşama kaydedemiyor musunuz?

Aşama kaydedebiliyoruz tabi ki. Bir sürü değişen şeyler var tabi ancak problemlerimizin küçük bir kısmı çözüme kavuşuyor, büyük bir kısmı bekletiliyor. Bekletilme gerekçesini anlamamıza imkân yok. Geçen yıl ülkemizde iki tane büyük seçim oldu. Seçimden seçime gitti ülkemiz, biz de bu süreçte çok sakin ve saygılı bekledik. Artık önümüzde bir seçim yok, tek parti iktidarı var, güçlü bir iktidar var. Neticede sağlıkta dönüşümün mimarları hala işbaşında, o dönüşümün mimarlarının dünyaya getirdikleri çocuğun yaşaması için sorumlulukları da vardır.

Bu kurultayda küçük ve orta ölçekli sağlık kuruluşlarının geleceği de konuşulacak, bu konu nasıl gündeminize geldi?

Sektördeki hastanelerin yüzde 60’ı 5 bin metrekareden küçük ve 100 yatak altında, 15 yıldan da yaşlı. Yani bu üyelerimizin sorunları çözülmezse bizi Japonlar tedavi etmek zorunda kalacak. Bu hastaneler mahalle aralarında vatandaşın ayağına giderek hizmet sunmuş ve yıllardır da vatandaşın problemini çözmüşlerdir. Onların dönüşümü için kaynağa, avantajlara ve kamunun yapacağı değişikliklere ihtiyaç var. Neticede vatandaşın yüzde 70’ini memnun eden bu sağlık ordusunun içinde bu arkadaşlarımızın, bu yatırımcılarımızın payı çok büyük. Size ihtiyaç kalmadı deyip sırtımızdan onları indirmek değil, onları daha özel bir yere koyup yaşatmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Ve onların hemen tamamı da yerli yatırımcılar ve hayatlarını adadılar bu işe. O nedenle sistemdeki arıza nedeni ile batmaları bizi çok rahatsız ediyor. Onlar da bizi kendilerinin sesini dile getirelim diye seçtiler, bu derneğin başına geçirdiler. Demek ki bizim dertlerine tercüman olmamız gerekiyor, dilerim çözeriz.

Kurultayın diğer oturumları ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Kurultayın ortak akıl toplantısında 2016’dan 2023’e Sağlık ve Verimlilik konusunu masaya yatırıyoruz. Biliyorsunuz kurultayın açılış gününden bir gün önce sağlık sektörünün bileşenlerini bir araya getirerek ortak akıl toplantısı gerçekleştiriyoruz ve bu toplantının sonucunu bir sunum halinde açılış sırasında sayın bakanlarımıza sunuyoruz. Bu yıl ortak akıl toplantısının sunumunu Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın yapacak. Oturumlarda ise Sağlık Bakanlığı ve SGK yetkilileri her iki kurumun da mevzuat ve uygulamaları hakkında konuşulacak. Gerek Bakanlık gerekse SGK yetkilileri ile özel hastane yöneticileri karşılıklı soru-cevaplarla bilgi alışverişinde bulunulacak. Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yılmaz Tuna’nın moderatörlüğünde Global Sağlık Yatırımları ve Rekabet konusu konuşulacak. Geri Ödeme Kurumu Uygulamalarının Tıbbi Tedarik Yönetimine Etkilerini konusu TİTCK Başkanı Prof. Dr. Osman Arıkan Nacar moderatörlüğünde yapılacak. Sağlık Bakanı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin moderatörlüğünde Sağlık Hizmetlerinde Dijital Dönüşüm ve E-Sağlık konusu gündeme taşınacak. Bunların dışında sektör profesyonellerinin deneyim paylaşımları, OHSAD Sağlık Sektörü Araştırma Raporu, Sağlık Sektöründe Güncek Konular başlıkları altında sektörün nabzını tutmaya çalışacağız.

DİĞER BAŞLIKLAR

Pin It